Ablam bana su getirdikten sonra, mutfağa yemek yapmaya geçti.
Bende banyoya girip işlerimi hall etdim.O ne Kabustu öyle..
Üfff kabus işte sende herşeye tak Ayç..
Ses...O ses de ne..
Tamam tamam bu kadar aksiyon yeter, ablam gene muhteşem sesiyle şarkı söylüyor.Aşığım bu kadının sesine.Çünki b1k gibi harika sesiii..
Havluyla elimi yüzümü yıkadıktan sonra çıktım.Ve üstüme bir şeyler giymek için, dolabı açtım.Üstüme bol bir sweat ve bir kot şort aldım.
Hemen üstümü çıkarttım ve giymeye başladım.Yaz geliyor ama ben hala bol sweatlerden ayrılamıyorum..
Giyindikten sonra ,pijamalarımı yastığın altına dürtub mutfağa koşdum.
"Ooo Afra sultan bu ne koku böyle, bu ne ses böyle"
"Kız eşlik etseneee"
"TUĞKAN! GEL BİZİM OL SEN ŞİŞMAN!"
"TUĞKAN!"
"TUĞKAN!"
"TUĞKANN!!"
O kadar şarkıya dalmışız ki, kapı zilini duymamışız sonunda, şarkıyı durdurduğumuzda birinin kapıyı kırdğını duyduk.
Koşarak kapıyı açmaya gittik.Tam ablam kapıyı açıtə ki, ayağım kaydı ve..Bi düşüşüm var..
Gerçekten Tuğkan oldum şuan!
Kapıdaki adam... Rezil olduk gene..
Adam bi bana bi ablama bakıyor..Bi eli ise kapıyı yumurukladığı için havada kaldı.Kahkaha atmamak içim kafamı yere bastırdım..
"Çok pardon o sakardır ona bakmayın siz..Kalksana ablacım"
Yavaşca kalkıp utanarak ablamın yanına sığındım.
Kulağına "sakar şeyindir" dedim ve kıkırdadım.
Tabi adam duymuş olacakki garip şekilde bana bakmaya başladı.
"B-buyrun ne için gelmiştiniz"
"Ben "Kerimovlar" hastanesinden geliyorum"
"Hoş geldinizz, doğru geldiniz evet ablam..Yazik hasta biraz..Biyrun götürü.."diyecektim ki, ablam alttan bi cimcikledi..
"Ağğhhh..."
"İyimisiniz hanimefendi"
"İyi, iyi, çok iyi o, devam edin siz ne için geldiniz"
Adam kumral saçlı.Yeşil gözlü siyah takım giyinmiş, kırmızı kravatlı, ve beyaz ayakkabılı biriydi.Gözleri yeşil ormanları hatırlatıyordu.Burnu estetik gibiydi..Ve o dudakları cidden şaşılacak dereceydi çok yakışıklıydı.Sanki doğulurken estetik yapılmış.Küçük tebessümlerde bulunarak devam etti:
"Adım Ural.Bir kaç gün önce Hastanemizin sosyal medyadan size gönderilen indirimli bütün beden muayinesini kabul ettiniz ve adresiniiz verdiniz"
"O gerçek miydiki.."
Ablam yavaşca bana dönüp "nerde beleş oraya yerleş aşko" bakışını attı ve adama geri döndü.
"Evet kabul ettik"
"Bunun için şuraya imza alıp küçük hanımı hastaneye götürmeliyim"
"Küçük? Küçülsünde cebime girsi.. Neyse evet atayım götürün napıyorsanız yapın"
Adam çeketinin cebine koyduğu siyah tükenmez kalemi o kemikli mükkemmel elleriyle alıp ablama verdi.
Afra kağıdı imzalarken aklıma rüyam geldi...
Hayır..Hayır..Ayça kendine gel o sadece bir RÜYA.
__________________
Umarım beğenmişsinizdir♡