İçeriğe geç

İlk ve Son -Auschwitz

Bölüm 2 · 3 dk okuma

İlk ve Son -Auschwitz

Bölüm 2

Anneme Benziyor

1940 20 Eylül

Bugün toplama kampına gidiceğim gündü gidip bide orda 1 ay kalıcaktım.Tam bir işkence yani.Bu işi zaten çokda isteyerek yapmıyordum babam istiyordu ve en önemlisi annemi benden alan o kişilerin soyundan olan herkesten nefret ediyordum.Onlardan intikam almak için herşeyi yapardım.

Uyandığımda saat 6ydı.Bir saat sonra evden çıkmam lazımdı babamın ordaki görevi bitmişti yerine ben gelicektim.Hızlıca kalkıp duşa girdim.Duştan çıktıktan sonra kahve hazırlayıp içtim ve üstümü giyindim.15 dakikam kaldığı için hemen evden çıkıp arabama bindim.

O iğrenç yere varmıştım.İçeriye girdiğimde heryerden ağlama,acı çekme ve alaycı gülüş sesleri geliyordu.Bu sesler ne kadar tatmin etsede bir yandan da sıkıcıydı.Babamın odasının yolunu tuttum.Kapısını çalıp içeri girdim.

"Bugün ilk günün ama şimdiden bıkmış duruyosun"

İçimdeki alaycı gülüşü tutmak zorunda kaldım.Ne sanıyodu acaba buraya gelmek ve bu işi yapmak için ölüp bittiğimi falan mı

"Nasıl olmamımı isterdin baba,herşeyime karar verdiğin gibi bunada mı karar vereceksin"

Çenesini sıktı sonrada bir nefes verip yüzüme baktı

"Neyse ters tarafından kalmışsın heralde aynı şeyleri konuşmaktan sıkıldım.Sana son sözüm burdaki hiç kimseye acımıyacaksın öğrettiğim gibi onlar cani pislikler"

"Biliyorum baba sence acıma ihtimalim var mı"

Babam kafasını sallayıp koltuğundan kalktı ve kapıya doğru yöneldi.Çıkmadan önce omzumu sıkıp görüşürüz dedi.Sonunda tek kalmıştım tabi burda bana yardımcı askerler vardı ama şuan odada tektim.Eşyalarımı yerleştirip çıktım.Etrafı gezmek istiyordum nede olsa burda 1 ay durucaktım heryeri öğrensem iyi olurdu.

Odamın olduğu binadan çıktım.Karşıda çamaşır yıkayan yahudiler ve onların başında onlara arasıra vuran arasıra alay eden askerlerim vardı.Oraya ilerledim Yahudilerin çoğu ölücek kadar zayıftı.Bu iyiydi hepsi en acı şekilde ölmeyi hak ediyordu.Ordan ilerledim bu sefer karşıma dövülen Yahudiler çıktı hepsinin ya bir suçu vardı yada askerler sadece gıcık olmuştu.Tam ordanda gidicekken bir yahudi gözüme çarptı.Yüzü beyaz ve çilliydi,kahverengi gözleri,sıcaktan kızarmış ve açlıktanda azalmış pembe yanakları ,kalp şeklinde susuzluktan kurumuş dudakları ve kahverenginin en parlak tonunda ensesine kadar saçları vardı.Ona baktığımı farkedip bana anlık bir hisle bakmıştı sonra panik olup hemen kafasını indirmişti.

Onu neden bu kadar incelediğimi tam çözemesemde sanırım benim bile kendime itiraf edemediğim birşey olmuştu.O pis soylu Yahudi anneme benziyordu.Nasıl olabilirdi ki benim temiz, güzeller güzeli anneme nasıl benzerdi o iğrenç Yahudi.Anlık sinirimle bir anda çenesini tuttum ve kendime çevirdim.Çok korkmuştu tirtir titriyordu.

"Sen bana mı baktın"

Ağlamaya başlamıştı arada birde hıçkırıyordu.Hızlıca kafasını iki yana sallayıp başını eğdi.Çenesini sertçe bıraktım geriye savruldu elleride bağlıydı zaten dengesini koruyamamıştı.

Bu kadarı bana yeterdi şimdilik orayı arkamda bırakıp gezmeye devam ettim sonra sıkılıp odama geçtim.Kitap okumaya başladım ama nedense aklıma o Yahudi'nin yüzü geliyordu kendi kendime sinirlenmiştim.Onun gibi biri nasıl benim zihnimi meşgul edebilirdi.Kitaba dikkatimi veremediğim için derin bir iç çekip saate baktım saat 6ydı kış olduğu için hava şimdiden kararmıştı.Telefonumu elime alıp ordaki yemekle sorumlulardan birisini aradım ve yemek getirmesini söyledim.Yemeğimi yiyip sigara içmeye çıktım sigara çok içmezdim aslında ama canım istemişti şuan.

Dışarıda artık gece olmuştu yıldızlar ve ay belirgindi.Dışarda otururken benim ötemdeki yerde Yahudilerin yemek almaya çalıştığını gördüm.Çalıştığını diyorum çünkü dağıtılan yemek hem azdı hemde yemek sadece ekmek ve suydu.Bu manzara beni mutlu etti onlara müstahaktı.Sonra kenarda oturan ve yemek almaya çalışmayan bir yahudi gördüm bu oydu sabahki Yahudi.Düşuncelere dalmıştı yere çökmüş,dizlerini kendine çekip kollariyle sarmıştı.Aklıma annem geldi bianda istemsizce gözlerim doldu.Sonra saçmaladığımı farkedip boğazımı temizledim.Bu yahudiyi merak etmiştim.

Yanına ilerlerken ona doğru geldiğimi farkedip ürkttü ama bana bakamadı.Önüne geldim.

"Kafanı kaldır"

Hemen kafasını kaldırdı.Titreyerek yüzüme baktı aşırı savunmasızdı.Bu hali hoşuma gitmişti.Onun gibilerin hepsine bu yakışırdı zaten.

"Neden diğerleri gibi yemek yemiyosun erken ölüp işkenceni mi bitiriceksin"

Kafasını yine iki yana salladı.

"Konuş"

"Yemek yiyemiyorum yediğim şeyleri midem kabul etmiyor efendim"

"Neden"

"O günden sonra oldu"

Bir anda ağlamaya ve hıçkırmaya başladı.Ne zırvalıyodu acaba.

"Ne anlatıyosun sana neden diye sordum nolmuş o güne"

"Annem ve babamı yaktınız.Hemde onları aylar sonra ilk defa görücekken"

Daha fazla ağladı.Nedense içimde anlamadığım şeyler oldu.Acıma olamazdı dimi ben kimseye acımazdım nede olsa hele Yahudilere hiç acımazdım.Ama şuan bu Yahudi'nin içli ağlayışı nedense içimde acıma duygusuna dair birşeyler anımsatıyodu.

Ordaki askerlerden birine seslendim onlarda yahudiyi alıp revire götürdüler erkenden ölüp işkencesini bitiremezdi.

_________________________________________________

Bunu hyunjin sabah giydiği takımın benzeri olarak düşünülebilirsiniz.

Bu kadardı umarım beğenirsiniz

Baybayy~

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.