Ertasi gün olduğun da okula gidesim yoktu ama gitmek zorundaydım ve okula gittim.
"Dün ne oldu herkes seni ve tolgayı konuşuyor bak " telefonu elinden çekerek aldığımda şok olmuştum ve bunu kimi yaptığını biliyordum... o kişi de edaydı eda benim ilkokuldan beri düşmanımdı nedense o benden bende ondan nefret ediyordum. Edayı gördüm ve hemen yanına gittim.
"Eda"
"Ne oldu yine ne yaptım?"
"Benimle gel!" Diyerek kolundan çekiştirdim.
"Bıraksana kolumu"
"Yürü!"
"Tamam yürüyorum" depoya gitmiştik çünkü tuvalette veya başka bir yerde konuşursak hocalar yakalaya bilirdi.
"Bu ne?" Cevap gelmedi...
"Eda sana diyorum bu ne!"
"F-fotoğraf" sesi titriyordu.
"Ne fotoğrafı sen yaptın dimi? Sen yaptın"
"Ben yapmadım eylül her konuda beni suçlamak zorunda mısın?" Dediğinde ağlayarak depodan çıktı. Bende çıkacakken kapı kilitleme ve gülme sesleri kulağıma ilişti. Bu gülüşler eda,ali ve tolganın gülüşmesiydi...
"Açın şu kapıyı" ses tonum sabırlıydı ama içim sinirliydi...
"Hangi kapı?"
"Önünüz de ki kapıyı" buda sabrımın dibini gırdığım halim.
"Bizim önümüzde kapı yok ki"
"Bu mükemmeldi" edanın sesini duyunca sinirim bozulmuştu ve alev alev yanıyordum sinirden.
"O zaman veri çekilin!"
"Nedenmiş o"
"Kapıyı kırıcamda ondan"
"Ahahahah sen ve kapı kırmak mı?"
"Geri çekilin!" Dediğim de kaıyı omuzumla 3. Seferde kırdım. Eda,ali ve tolganın ağzı açık kalmıştı ben de en son omuz atıp
" demek ki her kizı güçsüz görmemek lazımmış öyle değilmi 1.98?" Dedim ve oradan ayrıldım.
"Sen nasıl benim sevgilime omuz atarsın?"
" ne türkan iyi misin sen?"
"Biz dünden beri sevgiliyiz"
" ve bunu bana söylemedin dimi? Sen ağzını yorma hiç evet söylemedin" o na da omuz attım ve oradan ayrıldım. Artık tek kalmıştım bunların sorumlusu tolga idi.
Tolga hayatıma girdiğinden beri yüzüm gülmüyordu. Teneffüs zili çaldı ve yerime geçtim.
"Çocuklar bugün yerinizi değiştiriceğim"
"Eda uğur, türkan ali ve tolga eylül" dediğin de aniden ağzımdan
"Ne" kelimesi çıktı
"Bir şey mi oldu eylül"
"Hocam ben başkası ile otursam olmaz mı?"
"Olmaz ve biraz hızlı olun derse başlamam gerek"
"Tamam hocam"
"Off yine mi sen?"
"Yok babam"
"Seninle uğraşamam şu an"
"Tabii bugün benimle uğraşmak yeter ilk arkadaşım sonra eda ali ve sen"
"Arkadaşım dediğin kız türkan mı?"
"Hee"
"Ne dedi sana o konuşan fondoten?"
"Ne yani sevgili değil misiniz?"
"Yoo ay allahım"
"Ne oldu?"
"Bu salak bana günlerdir yalvarıyor sevgili olalım diye iddia ya mı ne girmişsiniz"
"Evet de bu kız cidden salağın önde gideni"
"Artı 90 milyon"
"Hahahahahaha"
"Tamam 2 dakika aynı düşündük diye gülme"
Tamam tamam" dedim ve önüme döndüm.zil çalmıştı artık çıkış saati gelmişti. Simsiyah çantamı ve simsiyah bol hırkamı alıp okuldan çıktım. Bahçede yürürken biri ile çarpıştık.
"Off az dikkatli olsana!" kafamı kaldırdığımda eski sevgilim salih ile göz göze geldim.
"Vayy prensesim bu okulda mı okuyorsun?"
"Yoo okumuyorum"
"Göğüsün de ki alperen koleji öyle demiyor ama"
"Off oğlum beni bi sal ayrılalı daha 1.5 yıl oldu sal beni artık"
"Sen bana gelene kadar salmicam seni"
Dediğin de sinirlenip gidecekken kolumu sertçe çekip beni aynı yere sürükledi.
"Bırak sana kolumu"
"Bırakmıyorum ne yapacaksın?" Dediğin de arkasından tolga geldi ve
"Bunu yapıcam" diyip yuruk attı.
"Ahh sen kimsin lan"
"Eylülün sevgilisiyim var mı bir diyeceğin?"
"Vayy eylül hanım yeni sevgili de mi yaptınız?"
"Evet yaptım sanane"
"Zaten bu okula kayıt oldum her türlü bu yakışıklı tipi göreceksin"
"Iyy allah korusun"
"Kes lan sesini. Gel aşkım" dedi ve elimi tuttu
"Tamam yeter ben böyle mıç mıç sevmem zaten"
"Peki. bu arada okul da sevgili gibi davranacağız tamam mı?"
"Tamam da niye ki?"
"O sana zarar vermesin diye"
"Tamam o zaman yarın görüşürüz
"Görüşürüz de sen bana hiç görüşürüz dermiydin"
"Artık diyorum :)"
"Peki küçük hanım"