İçeriğe geç

İlk İş Günüm

Bölüm 2 · 3 dk okuma

İlk İş Günüm

Bölüm 2

Charlotte'nin ölümü

-dikkat küfür içerir!-

[1988]

Arnold, saat gece onbir buçukta pizzacının önünde mor güvenlik ünüformasıyla duruyordu. Yeni işinin ilk gecesi için biraz heyecanlı biraz ise tedirgindi.

Yavaşça kapıyı araladı ve içeri geçti, 'animatronik show' bölümünden ilerleyerek güvenlik odasına geçti. Tedirginliği yüzünden okunur haldeydi.

Bir yıl önce bu mekan, Jeremy isimli güvenlik görevlisinin şüpheli ölümünden sonra kapatılmıştı. Fazbear şirketi bu ölümü üzerine almadığı için kimse tutuklanmadı.

Fakat bu mekanda kimsenin haberinin olmadığı bir ceset daha vardı..

Arnold, koltuğuna oturdu ve bu işin oldukça Basit olacağını düşündü, yavaşça önündeki Bilgesayarı açtı ve kameralara dikkat kesildi.

Kamera 11'den gelen rahatsız edici melodi dikkatini çekti ardından merakına yenik düştü ve el fenerini yanına alarak odadan çıkıp doğru sesin geldiği yere doğru gitti.

'kukla zamanı'

Odaya vardığında ses daha da şiddetlendi, karşısında duran dev hediye kutusu onu oldukça büyülemiş görünüyordu. Çocukluğunda bu pizzacıya yalnızca bir defa gelmiş olması hatıralarını yeniden yaşamasına neden olmuştu.

Bu kuklayı hatırlıyordu, hediye kutusunun yan tarafında tozlu bir tabela bulunuyordu. Arnold, tabelanın tozunu sildi ve animatroniğin ismine baktı; 'puppet'

Yerde duran kağıdı görmeden üzerine bastı, kağıttan gelen hoşurtu sesiyle bir şeyi ezdiğini fark ederek yere baktı, kağıdı eline aldı ve kağıtta yazılı olan notu dikkatlice okumaya başladı:

NOT:

14 Aralık 1983...

Daha fazla cana kıymadan onu durdurmam lazım, eğer bu notu şuan okuyorsan bunu başaramadım demektir...

Yılın son aylarıydı, William acı kaybından sonra her gece barda içki içerek kafayı bulup dertli şarkılar dinliyordu. Hatta bir ara öyle kafayı sıyırdı ki, içki bardağı ile kavga eder hale geldi.

"iyi görünmüyorsunuz Bay Afton." diye seslendi barmen çekingen sesiyle.

William ise barmeni göremeyecek kadar sarhoştu;

"Hep o pezevengin suçu! Henry! Bilerek fredbear'ın ağzını gevşetti orospu çocuğu!!!!"

"Bay Afton, iyi misiniz acaba?"

"Ama benim adım da Williamsa intikamımı alacağım!"

"Bir doktora görünseniz iyi olacak."

"İyi fikir dostum! O alçak puşt namussuz benim biricik oğlumu öldürdü. Onun da kaybetmeyi öğrenmesi lazım, değil mi? Ahahahhahahahh!"

"Bay Afton, SİKTİRİN GİDİN!"

Barmen, William'ı kapı dışarı ettikten sonra bir daha onun bara girmesine asla izin vermedi. William ise oralı olmadan o çok sevdiği mor arabasına bindi.

William, mor rengini çok seviyordu, öyle ki onun için her şey mordu. Pizzacının çalışan üniforması dahil kendi giydiği kıyafetler bile her zaman mor rengiydi.

Öyle ki bu takıntı mor bir kıyamet haline gelecekti...

Arabasına bindiği gibi süratle pizzacıya doğru yol aldı. Zil zurna sarhoş olduğundan zikzak çizerek bazen de yoldaki çöp konteynerler'ına çarparak zar zor pizzacının arka bahçesinde patinaj çekerek anca durabildi.

Hava yağmurluydu, üstüne Charlotte tam karşısında ağlayarak dışarıda oturuyordu. Bu fırsat kaçmadı tabii ki.

William hızla arabadan indi, onu gören Charlotte hafif ürktü ancak onun mor kıyafetinden William amcası olduğunu anlamıştı.

"Charlotte, neden burada yalnız başına oturuyorsun bakalım küçük kızım?" diye sordu nazik ve aynı zamanda sinsi bir ses tonuyla.

"Diğer çocuklar beni aralarına almadılar amca, üstelik 'senin babanın buranın sahibi olması seni bizden üstün kılamaz' diyerek dalga geçtiler." diye cevap verdi göz yaşlarını silerek ağlak ses tonuyla.

"Ama bak yağmur yağıyor üşütürsün sonra."

Charlotte, bir gariplik olduğunu sezdi. William'ın ağzı buram buram viski kokuyordu, hal ve hareketleri hiçte hayra alamet değildi.

"William amca, s_sen iyimisin?"

William, mor ceketinin iç cebinde sakladığı bıçağını çıkararak aniden charlotte'nin üzerine saldırdı. Onu dört yerinden bıçaklayarak boğazını kesti.

Charlotte yerde kanlar içinde kıvranırken onun ruhunu teslim etmesini büyük bir zevle kahkaha atarak izliyordu.

Fakat William'ın bilmediği ve çok yakında öğreneceği bir şey vardı; 'kalıntı'

Charlotte, hiçbir zaman ruhunu teslim etmemişti, ruhu, bu dünyada sıkışıp kalmıştı...

~ Henry Emily

Bölüm sonu

2 yorum