İçeriğe geç

İlk Bahar

Bölüm 2 · 5 dk okuma

İlk Bahar

Bölüm 2

Tanışma

Merhabalar

~Kurgudaki kişi ve olayların gerçek hayat ile hiçbir ilgisi yoktur~

Eylül

Evet çok şükür yolculuğum bitti 1 saat 55 dakika sürdü ama bana 5 saat uçmuşum gibi geliyor ben bu yolculukları hiç sevmiyorum

Neyse konumuza dönelim

Ben şaka maka Hakkari'ye gelmiştim.Çok gezen biri değilim ama bu aile baskısı ile alakalı değil benim tembelliğim ile ilgili bir şey

Evet ben bu koca bavulları nasıl taşıyacağım acaba bu sefer tembellikten değil ağırlığından neyse çeke çeke biraz ilerlettim.

Taksiyi bekliyorum gelmek üzeredir inşallah direkt eve yani lojmana gitmek istiyorum

Ben doktor olmadan önce doktorlarında lojmanda kalabildiğini bilmiyordum yavaş yavaş bir şeyler öğreniyoruz işte

Çok şükür geldi taksi yaklaşık 20 dakika da lojmandaydım.

Ve benim dairem 2.katta inşallah asansör vardır.Tam tahmin ettiğim gibi bozukmuş bir hafta içinde tamir edilecekmiş ama bana şuan lazımdı o

Neyse mecvur merdevinlere yöneldim iki bavulum var, bir adım atıyorum bir bavulu çekiyorum

Neden buralarda birileri yok neden?

1.katta ki merdiveni tam yarıladığım anda arkamda bir ses duydum korku ve panikle arkamı döndüm arkamda bir erkek vardı uzun boylu hafif sarışın biriydi bana yaklaştı ve "Yardım etmemi ister misiniz?" Dedi.

Ben panik bir insan olduğum için ilk baş ne yapacağımı bilemedim sonra kekeleyerek

"ee-evet lütfen" diyebildim

Adam direkt iki bavulu tutup havaya kaldırdı iki saattir ben onları sadece 5 veya 6 basamak yukarı çıkarabilmiştim

Adam baya kuvvetli duruyor mesleği ne acaba?

Neyse tam olarak benim dairemin önünde duruyorduk. Adama dönüp "teşekkür ederim"dedim

"Sizde mi burda oturuyorsunuz" diyerek sordum hem oturmasa burda ne işi vardı diye kendi kendime düşündüm ama burda bir arkadaşına da gelmiş olabilirdi diye düşünürken karşımdaki adam bana hafif tebessüm ederek "evet burda oturuyorum " çapraz daireyi göstererek "tam çapraz dairenizde oturuyorum" dedi

Bende tebessüm ederek elimi ona uzattım "memnun oldum" dedim o da elimi sıkarak "memnun oldum" dedi bende arkamı dönerek anahtarı karışık çantamda aramaya başladım vee buldum,bu sefer kolay oldu

Tam arkamı dönerek bavulları içeri süreklicektim ki arkamı döndüğümde hâlâ ismini bilmediğim adam bavulları çoktan tutup havaya kaldırmıştı.

"Gerek yoktu" dediğimde bana sadece tebessüm etti ve bavulları evin girişine bıraktı ve 1 adım da kapının dışına çıkmıştı "tekrar teşekkürler" dedim "rica ederim" dedi tam kapıyı kapatacağım anda "şey" diyerek beni durdurdu.

Ne olduğunu anlamayıp kapıyı açtım

"İsminizi öğrenebilir miyim" dedi "şey yani yanlış anlamayın şurada komşu olduk o yüzden yani" bende, "yok yok yanlış anlamadım sizde haklısınız söylemiyi unuttum ben,benim adım Eylül, Eylül Esen" peki, onun ismi neydi "sizin isminiz neydi acaba" adam sanki bir yerlere dalmış gibiydi sonra ona baktığımı anlayınca kendine gelmişti "benim adım da Yağız,Yağız Özdemir" elini aramızda kaldırıp bana uzattı "tekrar memnun oldum" dedi tebessüm ederek "bende" diyerek elini tekrar sıktım

Ve onun dairesindem tam sayamadım ama sanırım dört kişi "ooooooo" demişlerdi o an hala elini tuttuğumu fark ettim ve hemen çektim "ben eve geçsem iyi olacak" diyerek direkt kapıyı kapattım demiştim ben panik bir insandım aslında ortada bir şey yoktu ama ben niye aniden içeri girdim bilmiyordum,evin hemen girişin de olan aynayı yeni fark etmiştim ki suratımın da asık olduğunu fark etmeme sebep oldu nedeni ni bende bilmiyorum neyse artık eve odaklanmam lazım

Hemen odaları gezmeye başlamıştım evet evi ilk kez geziyordum bir kez görüntülü aramada görmüştüm ama canlı olarak ilkti genel olarak beğenmiştim, şuan evde tektim ev arkadaşım işteydi evet bir ev arkadaşım var. Allah'tan onu tanıyordum yoksa benim için bu biraz sorun olacakti ev arkadaşım lisedeki en yakın arkadaşım- dı o hemşire olmayı seçmişti bende seçim yaparken bilerek Hakkar'yi seçmiştim onun yanına gelebilmek için

Eşyalarımı yerine yerleştirdikten hemen sonra direkt uyumuştum uyandığımda buse çoktan gelmişti. Tam benim odama girdiğinde gözlerimi açmıştım

Buse,"bende tam seni uyandırmaya geliyordum" Buse benim ne kadar uykucu olduğumu bildiği için beni daha önce den uyandırmamıştı

Ona gülümseyerek "bende yeni uyandım zaten noldu bir şey mi oldu" dedim Buse,"yok yok bir şey olmadı yemek hazır o yüzden uyandırcaktım" dedi bende, "geliyorum canımm" dedim tebessüm ederek odamdan çıktı bende hemen elimi yüzümü yıkayıp sofraya oturdum en sevdiğim yemeklerden birini yapmış tabi ki de makarna

Yerken birde sohbet ettik sonra da beraber sofrayı kaldırdık bende yarın işe başlayacağım için hemen uyuduk evet ben yine uyudum uykulara doyamıyorum ama uyumadan önce Buse ye çapraz dairedeki adamları sordum Buse ilk utandı sonra anlattı o Yağız Buse ile ilgileniyormuş yani sevgili gibilermiş ama Buse deki bu utangaçlık varken bence biraz zor olurlar ama inşallah mutlu olurlar

O kapıdaki çocukları sordum 'ooooooo' demelerini o da "Yağız'ın yanında benden başkasını görünce bilerek öyle yapıyorlar" dedi "Yağız'ı sinir etmek için" dediğinde güldüm keşke mesleklerini de sorsaydım neyse onu yarına sorarım çünkü çoktan yataklara geçmiştik

Sabah zar zor uyansam da güzelce hazırlandım ve hemen hastane ye gittik Çok şükür aynı hastanedeyiz. Buse bana oradakileri tanıştırdı hepsini hafızama kazıdım kolay kolay isimleri unutmam inşallah

Öğle arası olduğunda Buse'yi aradım beraber yemek yedik öğle arasının bitmesine tam 5 dakika kala içeri askeri üniforması ile birisi girdi kolundan kan akıyordu hemen ayağa kalktık Buse bana bu kişinin çapraz dairemizde oturduğunu söyledi ama ben bu kişiyi dün görmediğime emindim

Hemen yanına gidip onu bir sedyeye oturttuk Buse'ye dikiş için gerekli malzemeleri getirmesini istedim daha ben bir şey söylemeden "narkoz türü bir şey istemiyorum direkt dikin" dediğinde başımı salladım kendi tercihi sonuçta

İşimi yaparken biraz onu konuşturmaya çalıştım en azından acısını unutması için aklını dağıtmak istedim

"İsminiz neydi"

"Yiğit Demir" hemen söylemesini beklemiyordum

"Sizin neydi" dedi "Elif Esen" dedim başını salladı "duyduğuma göre bizim çapraz dairemizde oturuyormuşsunuz" dedim "çoğu zaman orada kalırım" dedi "size bir şey sorabilir miyim" dediğinde önce bir duraksadım sonra ise "tabi buyrun" dedim "çocukluğunuzda hiç Ordu'ya geldiniz mi acaba?" Dediğinde düşündüm ve "ben hatırlamıyorum ama ailemin dediğine göre ben küçük iken bir haftalığına Ordu'ya gelmişiz niye bir şey mi oldu"dedim

"Açıkçası bende hatırlamıyorum ama dün Yağız ile tanışmışsınız galiba o da sizi hatırladığını söyledi eskiden Yağız ve ailesi bizim ile beraber kalıyordu Yağız'ın dediğine göre onlar bizde iken sizde gelip kalmışsınız Yağız kaç yaşında olursa olsun hiç bir şeyi unutmuyor" şaşkınlıkla dinledim "yani eskiden tanışıyoruz" dedim o da, "galiba öyle " dedi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.