İçeriğe geç

İlk aşkım

Bölüm 2 · 6 dk okuma

İlk aşkım

Bölüm 2

2. BÖLÜM

Sabah anneannemin şarkı söyleyen sesi ile uyandım. Yatağımdan doğrulup bir kaç dakika oturup hayatı sorguladıktan sonra, anneannemin yanına gittim. Anneannem mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Yanına sinsice gidip sarıldım. Anneannemin elindeki bardakta refleks olarakta yere düştü ve sonra bana dönüp;

" Deli kız az kalsın kalpten gidiyordum." Bende gülerek yanaklarından sulu bir öpücük bıraktım. Bu kadar çok korkucağını hiç sanmamıştım. "Seni çok seviyorum biliyorsun değil mi anneanne?" Anneannemde benim yanaklarımdan öpüp " bende seni çok seviyorum güzel kızım benim"

Anneannemin yanaklarından makas aldıktan sonra, yerdeki cam kırıklarını temizlemeye başladım. Temizledikten sonra, günlük rutinlerimi yapmaya başladım. Günlük rutinlerimden sonra anneannemle beraber kahvaltı yapmaya başladık.

Kahvaltı yaparken anneanneme bizim okulumuzda olan olayları, Açelya ile yaptığımız saçmalıkları felan anlatıyorum bir yandan da aynı zamanda oda bana, gençliğini ve annemi anlatıyordu. Hatta söylediğine göre ben anneme çok benziyormuşum. Onun gibi eğlenceli, çalışkan ve düzenliymişim. Annemi her geçen gün daha çok özlüyorum.

"Anneanne peki babama da benziyor muyum?" Anneannem hafif gülerek, "benzemez olur musun babanada çok benziyorsun. Mesela baban disiplinlidir, hırslıdır, cesurdur ve aynı zamanda annen gibi babanda eğlencelidir, sevdi mi tam sever, sevdiklerini önem verir. Yani bunların hepsi nerdeyse sende de var."

"Evet, haklısın aslında. Özelliklerin hepsini hemen hemen taşıyorum. " Diyip, kahvaltımı yaptım. Gözlerim dolmuştu. Annesiz büyümek çok ağırdı. Kahvaltımı hızlıca yaptıktan sonra ağlamamak için masadan kalktım. Odama geldim ve yatağımda biraz uzandım. Sonra telefonum çalmaya başladı. Gözümdeki yaşları silip, arayan kişiye baktım.

Arayan kişiyi görünce yüzümde bir gülümseme oluştu. Fazla bekletmeden aramayı cevaplandırdım. "Babacığım" sesim olduğundan daha enerjik çıktığını farkettim. Bunun sebebi galiba, babamın sesini uzun bir süre sonra tekrar duyduğum içindir büyük bir ihtimalle. Daha sonra da aramızda şu şekilde diyolog geçti;

"Güzel kızım nasılsın?"

"İyiyim babacığım,sen nasılsın?"

"İyiyim bende güzel kızım. "

"Babacığım ne zaman izine geleceksin, en son bir ay önce gelmiştin?"

"İki gün sonra geleceğim kızım, gelirken istediğin bişey var mı alıyım sana?"

"Imm yok babacığım. Sen gelsen yeter."

"Peki, diyeceğin bir şeyin yoksa kapatıyorum. "

" Şey, babacığım annemin yanına gideriz değil mi?"

"Tabiki de gideriz güzel kızım bu da soru mu?"

"Tamam, o zaman babacığım ben seni tutmayım. Kolay gelsin sana."

"Sağ ol prensesim. Anneanneni üzme."

"Tamam babacığım"

Dedikten sonra aramayı sonlandırdık.

Telefonu kapattıktan sonra gelen bildirimlere bakmaya başladım. Dün attığım posttan sonra beğeni ve yorum bildirimleri gelmişti. Birde dm'den gelen bir bildirim gözüme çarptı. benimsin_ adlı bir kişiden mesaj vardı. Mesajda ise şu yazıyordu;

benimsin_ "yine her zamanki gibi çok güzelsin"

benimsin_ " yine her zamanki gibi gözlerim kamaştı"

benimsin_ "karşımda olsan, hiç sıkılmadan doya doya bakarım. O kadar güzelsin yani"

Ömürraltann_ "sapık mısın?"

Ömürraltann_ "bence öylesin, hiç uğraşmaya değmez."

Ömürraltann_ benimsin_ kişisini engelledi

Yatağıma uzandım ve telefonumla ilgilenmeye başladım. Biraz telefonuma bakındıktan sonra odamı temizlemeye başladım. Odamı temizledikten sonra anneannemin yanına gidip,

"yapılacak birşey var mı?" diye sordum. Anneannem de " ben her şeyi hallettim kızım sen sadece şu çöpleri atıver." deyince ben de olumlu şekilde kafamı sallayıp, elindeki çöp poşetlerini aldım.

Üstümde pijama ve saçımın dağınık olmasını umursamadan kendimi dışarıya attım. Çöp konteynıra çöpleri atınca içinde kedi olduğunu görmediğim için, kedi zıplıyarak çıkınca bende var gücüm ile çığlık attım.

Daha sonra yoldan geçen biri bana baktı, baktı, baktı ve sonra gitti. Yanı üzerimde pijama olması ve çöp konteynarın içinde kedi çıkması bir insan niye bu kadar şaşırır ki? Daha fazla sokakta oyalanmadan eve girdim.

Odama gidip üstümü değiştirdikten sonra, günlük cilt bakım rutinim yaptım. Daha sonrada yarına yetiştirmem gereken ödevlerini yapmam için, masama ödevlerimi koydum ve yapmaya başladım.

Uzun bir aradan sonra, mutfağa gidip kendime içecek birşeyler hazırladıktan sonra, tekrar odama gelip yarım kalan ödevlerimi yapmaya başladım.

Normalde bu kadar fazla ödevim olmuyordu ama ben ödevlerinin hepsini son güne bıraktığım için, biraz olmasından fazla ödev birikmişti. Her ne zaman ödevlerimi son güne bırakmayacam desemde, bir şekilde ödevlerimin hepsini son güne bırakıyorum ve daha sonrada böyle uğraşıyorum.

Ödevlerimi tamamen bitirdikten sonra, hem hava almak için hemde ekmek almak için dışarıya çıktım. Biraz yürüyüş yaptıktan sonra, dönüşte mahalledeki bakaldan ekmek almaya girdim. İki tane ekmek aldıktan sonra, hızlıca dışarıya çıktım. Hızlı ve önüme bakmadan çıktığım için, biri ile çarpıştım.

Kafamı kaldırıp, çarpıştığım kişiye baktım. Çarpıştığım kişi bu sabah ben çöp atarken bana bakan kişiydi.

"Özür dilerim, benim hatam önüme bakmam gerekti."

Yine yüzüme baktı, baktı, baktı ve gitti. Hiçbir şey demeden gitti. Ne kadar sinir olsamda çaktırmadan evinin yolunu tuttum. Eve geldim ve sofrayı hazırlamaya başladım. Sofra nerdeyse hazırdı, en son sadece salatayı yapmak kalmıştı onu da hızlıca yapıverdim.

En sonunda da anneannemle beraber güzel bir akşam yemeği yerken de anneannemle mutfaktaki televizyonda haberleri izliyorduk. Ne zaman haber kanalı açsam kaza, kavga vs. Oluyordu.
Bu durumda benim moralimi baya bi bozuyordu. Ama gündemde neler olup bittiğini öğrenmek istediğim içinde izliyordum.

Yemek yememiz bittikten sonra, ben sofrayı topladım ve bulaşıkları yıkadım. Mutfakta işim bittikten sonra da odama gidip kore filmi izlemeye başladım.

Yaklaşık aralıksız 3 bölüm izledikten sonra uyumaya karar verdim. Çünkü sabahları uyanamıyordum ve okula geç kalıyordum ve en önemlisi de derste sürekli uyukluyordum. Bunun olmasını istemediğim için, çok geç kalmadan uyumam gerekiyordu.

...

Sabah telefonumdan ısrarca çalan alarımım ile uyandım. Bir kaç dakika hayatı sorguladıktan sonra, yatağımı topladım ve hızlıca üstümü giyindim. Mutfağa geçtim ve anneannem kahvaltıyı hazırlıyordu. "Günaydın anneanne" dedim ve kendime çay koyup masaya oturdum.

Kahvaltımı ederken, telefonda da instagramda dolaşıyordum. Yine sabah sabah insanlar bi şeyler paylaşma derdindeydi.

Kahvaltımı yaptıktan sonra da odama gidip çantamı hazırlamaya başladım. Daha sonra da dişlerimi fırçaladıktan sonra, anneannemin yanağından öptükten sonra da ayakkabılarımı giyiyip okulun yolunu tuttum.

Okulun kapısına vardığımda Açelya ile karşılaştım. Beni gördüğünde koşarak,

"Günaydın ömrüm" diyerek yanıma geldi.

"Günaydın. Bakıyorumda bugün keyfin yerinde."

"Eh iyi gibi. Hadi kantine gidelim ben açım."

"Kızım niye evde kahvaltı yapıp gelmiyon."

"Ne yapıyım, sabah sabah miğdem bulanıyor, canım istemiyor."

Açelya'ya ters ters bakıtım. Açelya da sanki ne demek istediğimi anlamış gibi susup kantine doğru yürüdü. Bende arkasından yanına vardım.

Kantinde yine her zamanki yerimize oturdum. Açelya da kantinden istediklerini alıp karşıma oturdu. Açelya kahvaltısını yaparken bende kitap okuyordum.

Açelya'da yine birileri ile konuşuyordu. Onu takmayıp kitabımı okumaya devam ediyordum. Kısa bir süre sonra da ders zili çaldı. Masayı toplayıp sınıfa çıktık.

"İlk dersimiz ne?"

"Edebiyat olması lazım"

"Yine uyku zamanımız yani" Açelya ile sınıfa varıp yerimize oturduk. Açelya orta sıranın en arka sırasında tek oturuyordu. Bende cam kenarın en arka sırasında tek oturuyordum.

Yerime geçip, edebiyat kitabını ve okuduğum kitabı sıranın üstüne koydum. Açelya'ya baktığımda direk uyku moduna geçit yapmıştı bile. Bende kitap okumaya başladım.

Kısa bir süre sonra da hoca geldi, yoklamayı aldı ve ninni gibi ses tonuyla ders anlatmaya başladı. Bende kitap okumaya devam ettim.

Yaklaşık 15 dakika sonra sınıfın kapısı çalındı. Hoca buyur ettikten sonra içeriye müdür yardımcısı girdi.

"Gençler iyi dersler, bugün sınıfınıza yeni bir öğrenci geldi. Onu okulunuzu gezdirin ve yardımcı olun."

Hep bir ağızdan " tamam hocam" dedikten sonra sınıfa yeni öğrenci girdi.

Bu öğrenci benim dün mahallede çarpıştığım kişiydi . Müdür yardımcısı öğrenciye "boş olan bir yere otur." Adını bilmediğim öğrencide olumlu şekilde kafasını salladı.

Öğrenci sınıfa bir göz gezdirdi ve gözleri en sonunda benim ile buluştu. Yine dünkü gibi baktı,baktı,baktı ve sonra da benim yanıma gelip oturdu.

Çocuğa şaşkın şaşkın bakarken müdür yardımcısıda bana dönüp;

"Ömür sen okulu gezdirirsin olur mu?"

"Olur hocam" dedim. Ve en sonda müdür yardımcısı hepimize iyi dersler diyerek sınıftan çıktı.

🔱🔱🔱🔱

Bölüm sonu.

Bölümü nasıl buldunuz?

En beğendiğiniz yer neresiydi?

Buraya kitabım ile ilgili eleştiri yapabilirsiniz.

Kendinize iyi bakın

En kısa sürede yeni bölümde görüşürüz...

Bölüm sonu

1 yorum