Yine yazlığa gidiyoruz. Ben yine on yıldır aşık olduğum ama sadece bir kere gördüğüm o gizemli yakışıklıyı arayacaktım. Yol geçmek bilmiyor. Bu sene abim de bizimle geldiği için yol daha uzun geliyor sanırım. Bu arada tanışmadık ben Yaprak. Size ailemide tanıştırayım. Abim Yalın tam bir baş belası ve dünyanın en sinir bozucu insanı. Annem Nalan çok tatlıdır ve benim sırdaşımdır. Babam Haluk o da çok tatlıdır benim arkadaşım gibidir. Birde kedim Oreo var onu şimdiden çok özledim babam maalesef tatile getirmeme izin vermiyor.
Sonunda yazlığa gelebildik. Hemen eve girdim ve eşyalarımı yerleştirdim sonuçta bir ay boyunca burdayız. Benim odam çatı katında cam tavanlı bir oda. İstanbulda ki odamdan daha çok seviyorum bu odayı. Akşam olmuştu o yüzden bizimkilerin yanına gitmek için hazırlandım. 10 yaşından beri yazlıkta her beraberiz. Işıl,Bahar,Tuna,Asrın ve ben Bodrum akşamlarının unutulmaz beşliyiz. Annemin yanağına ufak bir buse kondurdum ve sahile gittim. Bizimkiler çoktan toplanmıştı bende hemen yanlarına gittim. Birbirimizi çok özlemişiz. Asrın gitarını çıkardı ve belki üstümüzden bir kuş geçer şarkısını söylemeye başladı. Şarkı bitince ben yine kendi konumu açtım ve ''Bu yıl bulacağım artık o gizemli yakışıklıyı eminim'' dedim. Ama hiçbiri beni umursamadı çünkü her yıl bunu söylüyordum fakat bulamıyordum. Sahilde biraz daha takıldık ve yarın sabah özgürlük tepesinde buluşmak üzere ayrıldık. Özgürlük tepesi bizim kendi bulduğumuz bir isim daha doğrusu benim bulduğum bir isim. İlk orda tanışmıştık hepimiz evden kaçmıştık güya özgürlüğü bulmak için. O gün buldum o tepenin ismini. Her yıl bir günümüzü orada geçiririz. Bir günden fazla duramayız nedenini bizde bilmiyoruz. O yüzden bugün erkenden uyumam lazım. Yarın uzun bir gün olacak...
Babamın saçlarımı okşamasıyla uyandım. Bir gün daha ne kadar iyi başlayabilirdi ki. Babamı yanağından kocaman öptüm ve aşağıya kahvaltıya indik. Annem döktürmüştü yine. Kahvaltımı hemen yaptım. Yukarı hazırlanmaya çıktım. Işıl gruba mesaj atmış. Bisiklet ile gelmeyin bugün misafirimiz var onun bisikleti yok yazmış. Misafir nerden çıktı ya. Moralim bozuldu. Kaç yıldır beş kişi gideriz özgürlük tepesine ve bizden başka kimse bilmez orayı ama şimdi öğrenecekti başkası. Geç kalmamak için evden hemen çıktım. Yolda Tuna ve Bahar ile karşılaştım beraber devam ettik yolu. Üçümüzün yazlığı birbirine yakındı. Işıl ve Asrın'ın yazlığı bizimkilere göre daha uzaktı. Bahar ''Misafir işi nerden çıktı ya'' dedi. Bu konuya morali bozulan tek ben değildim anlaşılan. Tuna ''Işıl'ın kuzeni gelecekti o galiba'' dedi. Ben direkt konuya atladım ve ''Kim olursa olsun hep beraber yılda bir kez toplanıyoruz biraz düşünceli olması lazımdı Işıl'ın'' dedim. Bahar'da bana hak verdi. Özgürlük tepesine gelmiştik. Kendimi bir garip hissetim. Burnuma çok tanıdık ama bir o kadarda yabancı bir koku geldi. Neydi bu?
