Uyuyalı daha bir saat olmuş ilken odamın kapısı tıklatıldı. Sessizce
-Eylül benim Alaz kapıyı açabilir miyim?
-Açabilirsin Alaz ağabey
-Ya Eylül ben şey diyecektim ee şey…. Ben çok tedirgin oldum da senin odanda yatabilir miyim ?
-peki sen burda otur ben hemen yorgan falan getireyim yer yatağı yapalım.
-Tamam
yorganları almaya gittim. Geldiğimde Alaz ağabey sanki 5 yaşında küçük bir çocuk gibi dolabıma yaslanmış oturuyordu.
-Alaz ağabey hadi kalk getirdim yorganları.
Alaz ağabeyin yatağını kurduktan sonra ikimizde yattık. Uyuyabildik mi? HAYIR. Yaklaşık 2 saatttir tavanı izliyoruz. Evet İZLİYORUZ çünkü ikimizde uyuyamadık. Sessizliği bozan şey Nisan’ın çığlığı oldu. Annemler eve geldi. Annemler eve geldi ve ben Alaz ağabey ile aynı odada yatıyorum.
Nisan birden odaya girdi
-Eylül odamda ki adam kim
bağırıp çağırırken Alaz ağabeyi fark etti ve ikinci bir çığlık. Bu öncekinden de büyük oldu
-a-A merhaba ben Nisan tanıştığıma memnun oldum. Eylül den daha güzelimdir.istersen benim odama geç benim odam Eylülün odasından da büyük.
-memnun oldum Nisan ama burda kalmak istiyorum
-Bana karşı Eylül’ü mü seçiyorsun. Ahh siz erkekler güzelliğin ne olduğunu anlamıyorsunuz
sessizce söyledim;
-her zamanki Nisan fazla kafaya takmaya gerek yok.
-kafaya taktığımı da nereden çıkardın
-En iyisini yapıyorsun
-Eylül bu odandaki adam da kim?(annem)
-anne şöyle ki bu adam benim ilk okul arkadaşım. Onların bu gün evi yandı o yüzden bizde kalmalarına izin verdim nasılsa bir aydır yoksunuz. Nisanın odasındaki adam ise Alazın babası.
-peki
-Annneeee yeni yatak alalım ben bu yatakta yatmammm(nisan)
-tamam güzel kızım prensesim alırım.
ben anneme bunu söylesem yine Nisan’a yeni yatak alır Nisan’ın eski yatağını bana yeni yatak olarak verir. Araz ağabeyin ilkokul arkadaşım olduğuna inanmışlardı. Annemin zaten Veli toplantısında beni sorduğunu hatırlamıyorum. Hep merkezi Nisan hep. İnsan az da olsa diğer kızını da düşünür dimi yani.
Bir yerde ölsem kalsam acaba aklına gelir miyim? Babam desek zaten daha hangi sınıfta olduğumu bilmiyor birde Veli toplantısına mı gidecek. Annem odama ikinciye girip normal (!) ses tonuyla tekrar sordu.
-Alaz niye senin odanda
-Anne şim-
Alaz ağabey sözümü kesti
-Kapının yanında uyumaktan çok korkarım. Küçükken kapının yanında uyuduğumda eve hırsız girmişti de Eylül’den rica ettim o da kabul etti.
ooo ben bu kadar iyi yalan atamam. Annem buna inandı. Bu seferde sağ salim yaşamaya devam ediyorum. Annem soğuk bir ses tonuyla “iyi geceler” dedi ve çıktı. Kısık bir sesle Alaz ağabeyle konuştum.
-Bu kadar iyi yalancı olduğunu bilmiyordum.
-Yalan olduğunu nerden çıkardın. Senin iyi bir yalancı olduğunu gördük ama.
-Hem baskıcı hemde umursamaz bir ailede olunca böyle oluyor.
-aslında…
-Niye durdun
-sanırım söylememem bir şeyi söylüyordum. Aklım iyice karıştı
dedi saçlarını karıştırırken. Konuşmamızı annem duymuş (!) olacak ki kapıyı açmaya çalıştı. Kapıyı kitlesinin için açamayınca sinirle seslendi
-Eylül çabuk dışarıya çık!!
içimde hem bir rahatlık hem de bir tedirginlikle dışarı çıktım annem;
-çok fazla sesiniz çıkıyor Nisan uyuyamıyor uyandırdınız kızımı azıcık susun
-Tamam
içeri girdim. Alaz ağabey ne olduğunu sordu
-Annem yine bizi rahatsız etmek için Nisan’ın teorilerini kullanıyor. Nisan bizim sesimizden uyuyamıyormuş.
-Bizim olmayan sesimizden mi?
-Evet bizim olmayan sesimizden uyuyamıyormuş.
ikimizde burnumuzdan belli belirsiz güldük. Biraz uyumaya çalıştık. Saat 4’e gelirken hala uyanıktık. Ben Alaz ağabeyden dolayı, Alaz ağabey benden dolayı uyuyamamıştı. Daha tanışalı çok olmadı tabii. Yatağımda sırt üstü döndüm. Sessizce;
-Uyudun mu?
**Aynı anda**
-Uyudun mu?
ikimizden de bir cevap çıkmadı. Bu aralar her şey bana tesadüf gibi değilde bilerek yapılıyormuş gibi geliyor. Sanki biri geleceğe gidip bu anda benim uyudun mu diyeceğimi görmüş sonrada Alaz ağabeye haber vermiş gibi. Kısa bir sessizlikten sonra Alaz ağabey başladı;
-Eylül sanada garip gelmiyor mu? Birkaç ay önce tamamen yabancı iki insanlardık. Yani ben sana değil ama sen bana yabancıydın. Şimdi ise sizin evde aynı odada yatıyoruz.
Ve tabiki de bu konuşmada aklımda kalan sadece “sen bana yabancıydın” cümlesi oldu.
-sen bana yabancıydın derken?
-Eylül bu konuşmayı şuan yapmak istemiyorum zamanı gelince zaten söyleyeceğim gerekeni
^*^arkadaşlar zaten bir kısmı yazılıydı yarım kalmıştı bende yarım kalan yerini yazdım sizi seviyorum 🫶 ^*^