İçeriğe geç

İKİNCİ RAUNT

Bölüm 2 · 2 dk okuma

İKİNCİ RAUNT

Bölüm 2

Bölüm 2

İyii okumalarrr🩰... "Kalçanızı sıkılaştırın kızlar!" Orta yaşlardaki esmer kadın pratik odasında volta atıyordu adeta. "Yarışmaya bir hafta kaldı ama sizde hala bir gelişme yok" sinirle nefes vermiş ve yere oturmuştu."Yeter bu kadar saçmalık! Dağılın!" Elinin tersini 'gidin' dercesine sallamış ve yere uzanmıştı. Miray point ayakkabılarını ¹ çıkarmadan pratik odasından çıkmıştı hızlıca. Ayak parmakları öyle acıyordu ki birkaç adımda kırılacak gibi hissediyordu. 'Soyunma odası' yazılı kapıdan içeri girmiş diğer kızlar gibi dinlenmek amacıyla yere çökmüştü. Ayakkabılarının iplerini çözüp altındaki çorabı çıkardı yavaşça. Yine kanamıştı parmakları. Su toplamıştı üstelik, canını yakıyordu. Diğer kızlar gibi sırtını geriye yaslamıştı o da. "Bu işi bırakmalısın Miray" yanına oturan bedene rağmen gözlerini dahi açamamıştı Miray. Vücudunun her bir parçası sızlıyor rahat vermiyordu. "Görmüyor musun? Seni farkettiği bile yok kadının. Kafayı takmış mükemmeliyetçilikle, başka da bir şey görmüyor" haklıydı aslında. Bale eğitmenleri yıllarca böyleydi. Bir kez olsun onlara 'iyiydiniz' bile dememişti. Sadece daha çok çalıştırırdı. Daha önce kursu bırakanları düşündü. Hepsinin tek bir sebebi vardı. Bale eğitmenleri. Kendisini düşündü istemeden. Neden hala bu işteydi?Nedeni basitti olimpiyatlara bu kadar yakınlaşmışken bırakamazdı. Dünya şampiyonu olmak istiyordu. O kupa için parmaklarını yok sayabilirdi. Küçüklükten beri hayal ettiği kupayı."Miray" "Miray""Beni daha ne kadar bekletmeyi düşünüyorsun küçük hanım!?" Küçük kız başını öne eğmişti hızlıca. Utandırmıştı öğretmenini. "Özürdilerim"Pratik salonunda büyük bir ıslık yankılandığında ufak bir sessizlik olmuştu. İnce ipin kendisine vurulduğundan bile haberi yoktu küçük kızın. Anın şaşkınlığı ile hissedemediği darbe ufak bir yanma hissi ile başlayıp derin bir acıya bıraktığında dudaklarını ısırmaya başlamıştı çoktan küçük. Minik vücudu acı ve darbenin etkisiyle titrerken ayakta durabildiğine şaşırmıştı. Oysa bacakları öyle acıyordı ki sanki acı arada kayboluyor gerisin geri artarak geliyordu. Gözleri dolu dolu yerdeki minderi izliyordu. Ağlarsa muhtemelen daha çok kızardı ona."Eğer üzgünsen Miray, daha düzgün yap! Spagatta bekle!" Sonunda küçük kızın dudaklarından bir hıçkırık döküldüğünde incileride dökülmeye başlamıştı yanaklarından. Elindeki kemeri yere fırlatan öğretmenini gördüğünde daha çok korkmaya başlamıştı. Ne yapacaktı ona?"Bunu sen istedin Miray!" Kızı kollarından sıkıca tutmuş ve köşeye götürmüştü. Sessizliğini koruyan minik ise tir tir titriyordu. Birileri gelsin istiyordu onu kurtrarsın . Zorla mindere oturtulduğunda, öğretmeni ayak bileklerini iki eliye tutmuş ve hızlıca iki yana ayırmıştı. Kızın ilk çığlığı odayı doldururken öğretmeni umursamadan bileklerinden tutarak bekliyordu. Küçük, saniyeler içinde ezilip büzülmüştü. Ağlamaktan sesi kısılmıştı ama nafile öğretmeni onu sıkıca tutuyordu."Bana bak Miray! Dediklerimi güzel yaparsan bunlar hiç yaşanmaz!" Küçük kız acıya aldırmadan kafasını salladı hızlı hızlı. Ne kadar salladığının farkında değildi. Sadece sallıyordu işte."Bana bak Miray!" Bakamıyordu hocasına, korkuyordu. "Miray" hocasının sesi değişmeye başladığında korkarak yaşlı gözlerini kaldıırmıştı küçük kız. Öğretmenin yüzü gerilirken dudakları iki yana uzamış ve korkunç bir gülümseme görmüştü küçük Miray. Öğretmeninin tutuşu sertleşirken bakışlarını indirdi hızlıca. Küçük elleriyle minderden destek almaya çalışıyordu. Minder. O beyaz minder. Gözlerini açtı kız zorlukla. Ufak bir kestirmede yine aynı rüyaları görmek gününü zehirliyordu adeta. Zihni onu geçmişe götürmüştü küçücük bir anda. Elinin altındaki mindere dokundu yavaşça. "Sorun yok" ...Çok travmatize başladım ya .... 🌝Umarım hoşunuza gitmiştirrr🩰🤍¹ bale ayakkabısı 🩰

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.