İçeriğe geç

İkinci nefes

Bölüm 1 · 3 dk okuma

İkinci nefes

Bölüm 1

İlk nefes...

27 aralık 2013... Soğuk bi Aralık sabahıydı yeni açılan bir kafeye garson olarak girmiştim kafenin sahibi çok ünlü biriydi malvarlığı oldukça fazlaydı sabah saat 7 gibi gözlerimi hafif bir adeta mırıldanma gibi olan alarm sesiyle açtım ve... akşam yine uyuyamamıştım yorgundum 2 saatlık uykuyla ayakta durmaya çalışıyordum ayağa kalktım üstümü değiştirdim ve hızlıca çalıştığım kafeye gittim müşteriler çok artmıştı zar zor ayakta kalarak hizmet etmeye çalışıyordum daha sonra bi uzun boylu full siyah giyinen görünüşüyle bile tüylerimi diken diken yapan bi adamdı yanıma geldi omzumu hafifçe dürttü

"-Kafenin sahibinin oğlu geliyo... masa 33'ü temizle ve dekore et masayıda ne varsa donat... Hızlı!"

Bu sözlerden sonra başka bir şey diyemedim başımı tamam anlamında salladım ve masayı güzelce sildim üstüne çiçekler koydum harika gözüküyordu menüdeki en pahalı şeyleri getirdim ve masaya koydum bi kaç dakika sonra uzun boylu... yakışıklı... bi Adam içeri girdi hızlıca adamın yanına gittim.

"-Merhabalar... masanız hemen karşıda size özel hazırladım umarım beğenirsiniz ekstra isteyiniz varsa söylemeniz yeterli"

Adam bana biraz garip bakıyordu sanki bir şey istermiş gibiydi bir yandan beni süzerek sırıtıyordu

"-Seni istiyorum... bu gün saat 8'de alıcam itiraz kabul etmem."

Ağzımı açmak istedim bildiğin bana yavşıyordu ya... dudaklarım yavaşça hesap sormak için açıldı ama derin bi nefes vererek geri kapandı ağzımdan tek bir cümle çıkabildi...

"-peki"

Bu cümleden sonra adam beni sürmeye devam etti

"-Adın ne bakalım güzelim..."

Çok gıcık olmuştum ağzının ortasına bir tane yapıştırmak çok isterdim ama işimden olurdum mecbur cevapladım

"-Adım... lavin peki ya senin?"

"-Napıcaksın adımı aşkım desene be güzelim..."

Adam sırıtıyordu göz devirerek ona baktım

"-Tamam be hayatım... kızma hemen ismim yunus... sakın unutma akşam alıcam seni kaytarmaya çalışma sakın"

Bu cümleleri söyleyip gitti derin bi nefes verdim ve yumruğumu sıktım çok gıcık olmustum o sırada bi Adam yanıma geldi

"-Hızlı ol... bulaşıkları yıka ve yerleri sil"

Adama tamam anlamında başımı salladım ve bulaşık başına gectim kendi kendime yunusun ne kadar yavşak olduğunu düşünmüyordum kesinlikle... şımartılmış bir zengin bebesinden farkı yoktur zaten diye düşündüm o sırada telefonuma bir mesaj geldi doktor acil tedavilere başlamamız gerektiğini yoksa bunun hayatıma mâl olabiliceğini söylüyordu bildirime baktım ve derin bi nefes verdim tedavi masraflarını şuan karşılayamazdım derin bi nefes verdim ve bulaşıkları yıkamaya devam ettim kafam dağılmıştı saat 8 e geliyodu elimi sudan çıkardım ve yavaşça önlüğü çıkartarak kafeden çıktım bi anda bi araba önümde durdu çok lüks bir arabaydı arabanın içinden yunus çıktı ve gülümseyerek arabanın kapısını açtı

"-Buyrun prenses..."

Gülümsedim ve arabaya bindim daha sonra kendiside bindi arabayı çok lüks bi restoranta sürdü kapımı açtı ve elimi tutarak restoranta girdik çok lüksdü bizim için özel ayırtılmış bi yer Bile vardı restorantta sadece ikimiz vardık elindeki gülleri bana uzattı çok pahalı gibiydi 100 küsür gül vardı içinde...

"Sana daha güzelleri lazım ama bu günlük bununla idare et yavrum..."

*Şaşkınlıkla buketi aldım ve gülümseyerek*

"Tesekkürler..."

*sırıttı*

"Rica ederim prenses..."

O sırada telefonuma bir bildirim geldi doktordandı yine tedaviden bahsediyodu derin bi nefes verdim ve telefonumu ters çevirdim yunus bunu görünce sertçe elimden telefonumu çekti*

"Ne saklıyosun sen?!"

Telefona bakmaya başladı ve mesajları okuduğundaysa.... yüz ifadesi değişti

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.