Okulun bahçesinin içi yine liseli ergenlerle doluydu... Ama içlerinden bir kaçı, gerçekten olgun kişilerdi...
Soo-min bankta yalnız oturuyordu ve gözleri hep aşk kuşu arkadaşlarına kayıyordu. Ancak onun için aşk... Yalnızca tek taraflıydı...
Gözü okul kapısına doğru yürüyen güzellik abidesi bir kıza kaydı... Anlık kafayla elini kaldırıp taksi çağırır gibi bağırdı;
-Hey! (Soo-min)
-Ha? Kız bir anda arkasını döndü
-Ş-şey... Adınızı öğrenebilir miyim? Yeni mi geldiniz? (Soo-min)
-Tabii! Ben... Kim Ji-yo. Siz?
-Ben... Han Soo-min. (Soo-min)
-Memnun oldum. Ancak şimdi gideyim çünkü öğrenci kimliği çıkartmalıyım. (Ji-yo)
-Ah... Seni oyaladıysam üzgünüm... (Soo-min)
-Sorun değil! (Ji-yo)
Soo-min zil çaldığında hemen içeri koştu. Şans eseri Ji-yo ile karşılaştı.
-Kim Ji-yo! (Soo-min)
Elinde okul krokisi ile yürüyen Ji-yo, bir anda yerinden sıçradı.
-Ah, sen miydin? Ödüm patladı... (Ji-yo)
-Üzgünüm... Sınıfını soracaktım da...(Soo-min)
-Sorun yok. Krokiye göre sınıfım şurası Eli ile 3. Sınıfı işaret eder. (Ji-yo)
-Çok iyi! Benim sınıfım da orası. Birlikte gidelim mi? (Soo-min)
-Olur. (Ji-yo)
Ji-yo ve Soo-min birlikte sınıfa giderler ve Soo-min'in en iyi arkadaşı Lee Chan-il gelir.
-Oh! My best friend Soo-min! Bu yıl da beraberiz. Bak Mi-su da burada! (Chan-il)
-Selam Soo-min! :) (Ji-yo)
-Ah... Selam... Demek bir sene daha birlikteyiz ha? Bu hiç iyi değil... (Soo-min)
-Ama biz yıllardır (10 yıl) arkadaşız! Bu nefret nereden geldi? (Chan-il)
-Bu hiç iyi değil... Bu mükemmel! (Soo-min)
-Biliyordum... İkimiz de sonsuza dek! (Chan-il)
Arka sırada oturan Ji-yo, isimleri duyunca duraksadı...
(İçinden) -Nasıl... Mi-su... Chan-il ve Soo-min mi? Bir yerden tanıdık geliyor...
Bu sırada Chan-il Soo-min'in kulağına fısıldadı;
-Yeni gelen kızı tanıyor olmalısın. Sınıfa beraber girmiştiniz. (Chan-il)
-Evet. Ne oldu ki? Bir sorun mu var? (Soo-min)
-Kız Japonmuş... Sanki... Eski arkadaş grubundan Japonyaya taşınıp ayrılan kıza benzemiyor mu?(Chan-il)
-Aa... Aslında evet... Ama adı neydi ki onun? (Soo-min)
-Tamamen unuttum. Sorsak mı acaba? (Chan-il)
-Boş ver. Belki sadece benziyorlardır. (Soo-min)
-İyi tamam... (Chan-il)
Dersten sonra, Ji-yo elinde 2 adet uyumlu taş ile gelir.
-1 tane seç! (Ji-yo)
-Bu ne? (Soo-min)
-Arkadaşlık hediyesi şapşal! (Ji-yo)
-S-sağol... İçinden O kız... O da... O da böyle hediyeler verirdi... Sanki aynısı... Evde olmalı!
Soo-min çantasını alıp hızla okuldam çıktı.
-Soo-min! Nereye? (Chan-il)
Soo-min arkasını döndü.
-Önemli bir işi halletmeye. (Soo-min)
Soo-min eve varınca, doğrudan odasına koştu ve eski arkadaşının verdiği hediyeleri aramaya başladı.


