Weldon ailesi balonun gerçekleştiği malikaneye giriş yaptığında her şey çoktan başlamıştı. Adeline'ın ilk fırsatta kendini bahçeye atacağını bildiği için Bayan Weldon diğer leydilerin yanına giderken kızının koluna sıkı sıkıya sarıldı. Bay weldon ise katıldığı her balonun onur konuğu olarak çoktan ev sahibi tarafından en güzel köşeye oturtulmuştu. Adeline kendisinden büyük ama hala genç birer leydi olan kızlara ve kıkırdamalarına baktı, bir de yaşlı leydilerin konuşmalarına. Annesine fark ettirmeden bir iç çekti ve dinledi; Bay fletcher'in kızının çeyizi için Nottingham'dan bir arazi verdiğini duydun mu?
Çeyiz işini abartarak bizim kızlarımızın kısmetlerini kapatmalarından korkuyorum!
Bir erkeğin gözünü boyamayı bildikleri sürece hiçbir şey kısmetlerini kapatamaz... diyerek koluyla Ada'yı dürttü leydilerden birisi. Ada göüyle annesini işaret ederek;
Oh! Bayan Clifton. Ben hala annesinin yanından ayrılmaya izni olmayan küçük bir çocuğum, Lütfen...
Bayan Weldon. Bırakın kızcağızı da balonun keyfini çıkarsın! diye diğer leydiler hayıflanınca annesi kolunu bırakmak zorunda kaldı. Ama gözleriyle kızına çok uzaklaşmamasını sıkı sıkıya tembih etmişti.
Ada kızların yanına gittiğinde heyecanla birinden bahsettiklerini duydu.
Çok garip birisine benziyor. Yani buraya taşınalı neredeyse 2 ay oldu ve ilk defa mı soyluların arasına karışıyor?
Ben de Ada'nın ürkütücü hikayesinden sonra onu daha korkunç birisi olarak hayal etmiştim, Uzun boylu bir centilmen olarak değil.
Adeline bir anda aralarına girdi. Neler oluyor?
Bay Connell halk arasına karıştı sonunda!
Bekle, Kan emici adamdan mı bahsediyorsun? kıpırdadı, ilgisini çekmişti.
Evet! diyerek gözüyle adamın olduğu tarafı işaret etti kızlardan birisi. Bak, Tam şurada!
Ada uydurduğu hikayeyi kafasında canlandırıyordu.
Görünüşü kendi uydurduğum şeye inanmam için bir çok sebep veriyor. Ne kadar açık tenli olduğuna baksanıza. Evine soylu olmayan fakir insanları çağırmasının sebebinin onların kanlarını emmek olduğuna eminim. Üstelik evden ayrılan herkesin onun hakkında iyi şeyler söylemesini de bir iksirle sağlıyor olmalı! diyerek güldü ve biraz daha bu konu ve balodaki diğer yakışıklılar hakkında konuştuktan sonra kendine annesinden gizli bir içecek almak için ikramların olduğu yere doğru yavaşça süzüldü.
Annesinin şişmanlayacağı için yemesine kızacağı ne kadar şey varsa tabağına almıştı. Hepsini bitirebileceğinden değil, sadece yapmış olmak içindi. Eline koca bir tabak tatlı aldıktan sonra bahçeye doğru ilerledi. Merdivenden inerken tam köşeden dönmekte olan bir adamla karşı karşıya gelince heyecan yapıp elindeki tabağı yere düşürdü. İşte şimdi oldukça paniklemişti. Adamın yüzüne ikinci kez bakmaya cesaret edemeden yere eğilip tabağı toplamaya başladı. Bir yandan da etrafta kimsenin olup olmadığını kontrol ediyordu. Kırık tabak parçalarını toplarken adam ondan önce porselen parçaya uzandı.
Bırakın lütfen, elinizi inciteceksiniz. Ada uzanıp adamın elindeki parçayı aldı.
Beni inciten, sizi de incitecektir. Bu sefer yüzüne bakma cesareti göstermişti, ve bu adam Bay Kan Emiciydi
Yanımda kan akıtmaktan korkarsınız diye düşünmüştüm. diyerek gülümsedi adam. Ama bu gülümseme Ada'nın gerginliğini daha da artırmıştı. Elindeki tabak ve tatlı parçalarını en yakındaki çöpe doğru götürürken adam da peşinden gidiyordu.
Neden korkacakmışım?
Etrafta gezinen hikayeden haberdarım. Ve sanırım bu hikayenin yazarı da sizsiniz.. Ada utanmak ve gerilmek arasında gidip geliyordu. Annesinin onu uzun süre görmemesinden endişelenerek hızla yürümeye başladı. Adam cevabını almadan gidecek gibi değildi.
Bunu neden yaptınız? Ada bir anda duraksadı.
Bunu sürekli yaparım. Size özel bir şey değildi.
Tanışmaya cesaret edemediğiniz insanlar hakkında dedikodu mu çıkarırsınız?
Ada sinirini belli etmemeye çalışarak arkasını döndü.
Beni dedikoduyla mı suçluyorsunuz?
Suçlamıyorum, sadece soruyorum. Buraya yeni taşındım ve ne sizin ne de hikayeleriniz hakkında bir fikrim yok. Kasabanın geri kalanının aksine...
Ben.. sadece eğlenceli bir tahminde bulunmak istemiştim.
Ama neden bir kan emici?
Çünkü evinize ne sebeple olduğunu bilinmeyen bir çok insan girip çıkıyor ve ürkütücü bir şekilde geldiğinizden beri insan içine karışmıyorsunuz.
Adeline bu sefer uzaklaşmaya kararlı şekilde arkasını döndü. Adam arkasından sakince fısıldadı;
Ürkütücü olduğumu mu düşünüyorsunuz?
Ada kekeleyerek cevapladı.
B-Ben artık gitmeliyim..
Tam içeriye girmek üzereyken annesiyle karşılaştı.
Sana inanamıyorum, Adeline! Henüz sosyeteye takdim edilmemişken kimse tarafından tanıştırılmadığın bir adamla mı konuşuyorsun? Seni daha takdim edilmeden koca bulman için buraya getirdiğimi düşünecekler! Daha da kötüsü seni kendi kızlarına rakip gördükleri için bizi dışlayacaklar!
Kızın kolunu sıkıca tutup içeriye doğru çekiştirdi. Ada sinirle kolunu geri çekti.
Merak etme, Anne! zaten böyle düşünüyorlar.. diyerek salonun en ücra köşesince geçip balo bitene kadar kızarmış yüzünü yelpazesi ile eski haline getirmeye çalıştı.