İçeriğe geç

İkide Bir

Bölüm 3 · 7 dk okuma

İkide Bir

Bölüm 3

1.Bölüm: Farklı Karanlıklar

*Herkes geceyi yaşar ama herkesin karanlığı farklıdır*

17 yaşındayım ve bu sene sınav senem. Her zamanki saatlerde uyandım ve mutfağa su içmeye gittim. Hemen bir şeyler atıştırıp ders çalışacaktım.

Mutfakta bir bardak su içtim ve abimin masanın üzerine bıraktığı notu okudum.

Gece simit aldım. Tazedir gece aldığım için. Derse başlamadan ye:)

Ah benim düşünceli abim.

Abimin kendi evi vardı. Aile evim çalışmaya uygun olmadığı için ben de abimin evinde kalıyordum.

Hem de dershane buraya daha yakındı gidip gelmem kolay oluyordu.

Haftada 3 gün evdeydim 4 gün dershaneye gidiyordum. Bugün yoktu dershane.

2+1 evi vardı abimin. Oturma odası ,kendi odası, benim için ayırdığı oda. Bir küçük mutfak, birer tane de küçücük banyo ve lavabosu vardı ama abime yetiyordu. Ve tabi bir de bana. Ama bazı durumlarda öyle olmuyordu.

Normalde oturma odasının kapısı açık olurdu ama bu sabah kapalıydı.

Ben de açtım kapıyı içeri hava alsın diye. İçerisi ağır alkol kokuyordu.

Abim ve çok sevgili kuzen-abilerim içip içip yine oturma odasında sızmışlardı. Bunu hep yaparlardı.

Bazı durumlar bunlardı işte.

Ama alışıyordunuz bir süre sonra.

Benim hiç kız kuzenim yok bir tek abilerim var ve onlar bana cidden çok iyi abilik yapıyorlar.

İçeriye baktığımda Kuzey abimi de görmemle birlikte yüzümde bir gülümseme oluştu.

Kuzey abim evden mi çıkmıştı? Buna en çok sevinenlerden birisi de bendim kesinlikle.

Kuzey abim, abim ve Serkan abim yerde halının üzerinde yatarken Civan abim kendini koltuğa atmış yatıyordu.

Hemen koştum ve odamdan 2 tane battaniye kaptım. Hemen küçük olanı Civan abimin üstüne , büyük olanı da diğer 3 şapşalın üstüne örttüm.

Mutfakta biraz ders çalıştıktan sonra masaya 5 kişilik bir kahvaltı kurdum ve abilerimi uyandırmaya gittim.

Benim öz abim mertti ama favori abin kim derseniz Civan abim derim.

Civan abim 21 yaşında hukuk öğrencisi. Babası kendi şirketlerinin başına geçmesini istese de o avukat olmak istediğini söyledi ve reddetti. Baya zengin bir aile onun ailesi ama o bu servet yerine birazcık huzuru tercih edermiş öyle söyler hep. Tam bir İstanbul Beyefendisidir o.

Kuzey abim 20 yaşında. Bilgisayar mühendisliği öğrencisiydi. Ama okulu bıraktı. 3 yıldır bir kere bile evden çıkmadı bazı olaylardan sonra. Onu bugün burda görmek beni çok mutlu etti.

Serkan abim biraz deli dolu biri. O da 20 yaşında. Onun babası da zengin o yüzden o da zengin bir aileye sahip. Ama baba parası yemeyi daha çok seviyor. Okumadı, çalışmaz da. Boş boş gezmeyi daha çok sevdiğini söylüyor.

Ve abim Mert. Abim bal küpüdür. Bana hiç kötü davranmaz. Abim mimar. İç tasarım yapmaya bayılır. 21 yaşında o da Civan Abim gibi. Kendi evine taşınıp da istediği şekilde evini dekore ettiğinde ben bir kez daha hayran oldum ona. Ama esas hayranlığım burda bir odam olduğunu söylediğindeydi. O benden tam not almış bir abi.

Ben Ceren. Ben de Civan abim gibi hukuk istiyorum. Savcı olmak ve adalet sisteminde yer almak istiyorum.

Odaya gelip abimin kulağına fısıldadım.

" Abiii"

"Hııı" diye cevap verdi uykusu arasında

" Ben ekmek alıp geliyorum kahvaltı hazır uyanın sizde."

" Tamam" dedi yine uykusu arasında.

Anahtarımı aldım ve hemen evimizin dibindeki markete girdim. Ekmek aldım ve eve geri geldim.

Anahtarla kapıyı açar açmaz karşımda tişörtsüz gezen Serkan abimi görmem ile bir anlık da korku ile çığlığı bastım.

Abim ve Civan abimin sesini duydum ellerimi gözlerime kapatmişken.

" CERENNN"

Onlar telaşla yanıma gelirken Kuzey abim dünya yanmış yandıysa banane modu ile yavaşça geliyordu arkalarından.

Civan abim hemen elime bir bardak su tutuşturdu. O sırada abim de Serkan abimi azarlamaktaydı.

" Bu evde genç bir kız çocuğunun yaşadığını bilmiyor musun sen? Sana kaç defadır diyorum evde böyle gezme diye."

" Ne olacak ben onun abisi sayılırım değil mi Ceren? "

Yanağımdan makas alıp mutfağa geçti. Abim de arkasından mutfağa girdi. Civan abimin yüzüne baktığımda fişlerini sıktığını çok net görebiliyordum.

Pek yıldızı barışmazdı onların. Farklı hayat tarzlarına sahiptiler. Ama yine de birbirlerine saygı duymayı bilirdi ikisi de. Yine de Civan abimin Serkan abimi bir gün öldürmeyeceğinin garantisini veremeyeceğim.

Ben de hemen arkalarından mutfağa girdim. Sofraya oturduk hepimiz. Sadece civan abim gelmemişti.

İçeriye doğru seslendi abim.

"Civan gelmiyor musun kardeşim?"

İçeriye girdi Civan abimin seslenmesi ardından. Üstünde çok şık bir siyah gömlek ve çok şık bir siyah kumaş pantolon vardı. Elinde de evrak çantası vardı.

" Bugünden itibaren belirli bir süre avukatlarla davalara giricez. Stajyer avukat olucaz yani. Nasıl olmuşum?"

Abimin bir şey söylemesine fırsat vermeden ben konuştum.

" Çok yakışmış Civan Abi"

" Saol ceren, teşekkür ederim."

Biz kahvaltıya başlamak için Civan abimin gelmesini beklerken Serkan abim çoktan başlamıştı yemeye. Ağzındaki zeytinin çekirdeğini hızlı bir şekilde tabağına tükürür gibi fırlatınca hepimiz ona yüzümüzü buruşturduk.

Abim ondan bakışlarını çekip Civan abime sordu.

" Kahvaltı edecek kadar vaktin yok mu kardeşim?"

" O kadar vaktim var Merdom."

Hemen abimin yanındaki sandalyeyi çekip oturdu. Bende çayları koydum ve oturdum sofraya.

Herkes sessiz sedasız yemeğini yerken Serkan abim konuştu.

" Akşam mangal mı yapsak?"

Abim ona baktı ve sordu.

" Hayırdır nerden esti? Sen eti pek aramazsın yemek için"

" Civan sarhoş sarhoş sabaha kadar mangal mangal diye sayıklayıp durdu da."

" Cidden mi ?" Diye sordum gülerek.

O sırada bir daha söze atladı Serkan abim.

" Sizin kediniz mi var?"

" Hayır neden?" Diye cevap verdim.

" Sabaha kadar miyavlar gibi sesler geldi, gerçi o kuzeydi herhalde."

Serkan abim ve ben kahkahalarla gülerken diğerleri somurtarak baktı bize.

Oturduğundan beri bir şey yememiş olan Kuzey abim masadan kalktı anında ve içeri gitti.

Civan abim de çatalını sertçe masaya vurdu ve kalkıp kuzey abimin arkasına gitti.

Merak duygum ağır bastığı için ben de hemen ayağa kalktım.

Abim sordu hemen.

" Sen nereye Ceren?"

" Abi telefonum odada kaldı da dershaneden arkadaşım mesaj atacaktı. Ben bir bakıp geleyim."

Kafasını salladı abim. Hemen oturma odasının kapısının önüne geçip onları dinlemeye başladım.

" Kuzey kendine gel artık, biliyorum zor şeyler yaşadın ama toparlamak zorundasın. Benim tanıdığım hayat dolu kuzey değilsin sen."

Kuzey abim Civan abime yönünü döndü, ağlıyordu.

" Dayanamıyorum ben. Unutamıyorum. Suçlu hissediyorum her saniye her gün her dakika. Ne yapayım Civan. Ben böyle yaşamaya mahkumum. Yaşayan bir ölüyüm ben. Nefes alamıyorum, aldığım nefes gırtlağıma batıyor benim."

Civan abim birden onu kendine çekti ve sımsıkı sarıldı.

" Geçecek oğlum geçecek. İnan bana geçecek. Bu hayat bize her şeyi kafamıza vura vura öğretiyor işte."

İlk defa onu böyle oğlum diyerek konuşurken gördüğüm için şaşırmıştım ama şuan şaşırdığım en önemli şey ağlıyor oluşumdu. Serkan abimin aklına uyup komikmiş gibi gülmüştüm bir de.

" Annen perişan Kuzey. Doğruyu direkt söylicem biliyorsun açık sözlüyüm. Babanın umurunda olmadığını sen benden iyi biliyorsun değil mi?"

Kafasını sallamakla yetindi sadece.

" Ama en azından annenin umurundasın değil mi?"

Yine sadece kafasını salladı.

" Bak bazılarında o da yok. Biliyorsun değil mi? Küçüklükten beri annem ve babam benimle gurur duysun diye hep parçaladım kendimi ben ama gurur duymayı bırak sadece bı kere bile takdir etmediler beni. Sürekli kavga ediyorlardı ama günün sonunda onlara bir şey olmuyordu Kuzey. Onlar kavga da etse ayrılmıyordu ama ben sevgisiz bir ortamda büyümeye maruz kalıyordum. Ama benim en büyük şansım kendi öz kardeşim gibi bana evini açan kuzenlerimden geçti. Mert her onlar kavga ettiğinde gelir çantamı toplar beni alır buraya getirirdi. Sonra sen, sen her onlar kavga ettiğinde kafamı dağıtmam için benim mertlerde olduğumu duyar duymaz koşarak gelirdin. Serkan, delidir doludur biraz da kaçıktır ama her ortamda bizi güldürmeye çalışırdı. Mert'in ve senin beni ikna edemediği zamanlar şebeklik yapıp sabaha kadar güldürür acımı hafifletirdi. Evet bir annem veya babam yok, evet umurlarinda değilim ama benim 3 tane öz kardeşimden ötelerim var."

Civan abimin söyledikleri ile daha çok ağlarken arkamda benim gibi içeriyi kapı arasından izleyen abim ve Serkan abimi fark ettim. Birden sesli hıçkırmam ile hemen duvarın kenarına saklandık üçümüzde.

Sonra Civan abimin sesini duyduk.

" Başından beri bizi dinlediğinizi ve orada olduğunuzu biliyorum. İçeri gelin hadi."

Hemen arka arkaya içeriye girdik. Serkan abim hemen Civan abimin koluna yapıştırdı.

" Şebektim demek ha?"

O da sırıtıp sarıldı ona hemen.

" Bizim şebeğimizdin ve hâlâ da öylesin. "

Kuzey abimden beklenilmeyecek şekilde o da birden 2sine birden sarıldı. Abim de hemen aralarına katılınca ben kenarda onları izlemeye devam ettim.

Civan abim bana dönüp seslendi sarılmalarını gözleri ile gösterip.

"Gelmiyor musun Ceren?"

Omuz silktim.

Abim bana dönüp sordu.

" Noldu kara gözlüm? Yine neye triplendin?"

" Hiçte bile" dedim. Sonra dayanamayıp hemen ekledim.

" Civan abime küstüm ben."

Bana şaşırmış gibi ve neden der gibi bakan Civan abime döndüm ve konuştum.

" 3 tane özümden de öte kardeşim var dedin. Ee hani ben?" diye dudak büzdüm.

Hemen açıklama yapmaya girişti.

" Ben erkek kuzenlerim sayı-"

" Tamam tamam telaş yapma şaka." diyip hemen yanlarına gidip kocaman sarıldım 4'üne de.

2 dakikalık bir sarılmadan sonra ilk ayrılan Civan abim oldu.

" Geç kalıyorum ulan ben."

Hemen çantasını kaptığı gibi çıktı gitti ben ise arkasından hayran hayran baktım.

Anlattığı şeyleri yaşadığını bende belli belirsiz hatırlıyordum. Ve o şeylere rağmen bu kadar hayat dolu ve pozitif kalabilmesine hayran kalıyordum işte.

Bölüm sonu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.