→Bu başlangıç bir sonun habercisiydi.
Kadife göz bandımı başımdan çıkardığım gibi camdan gelen güneş ışınları yüzüme vurdu. Yataktan kalkmayı hiç istemediğim yeni bir sabaha uyanmış olmanın verdiği rahatsız edicilik ve bıkmışlık yataktan çıkmamı daha da engelliyordu Ama ne kadar kalkmak istemesem de annemin bağırma sesleri yataktaki rahatımı da bozuyordu.
-EYLÜL, UYAN ARTIK KIZIM GEÇ KALICAKSIN.
Oflayarak kalktım yatağımdan. Ve odamdaki aynaya dönmeden banyoya gidip yüzümü yıkadım. Sabah uyandığımda yıkamadan önce yüzümü görmek travmalarımı tetikliyordu. Bu yüzden artık aynaya bakmadan banyoya gitmek alışkanlık haline gelmişti.
Pijamalarımı çıkarmadan mutfağa gittim. Annem her zamanki gibi yumurta haşlamıştı. Yemeğimi yedim, odama gittim ve okul formamı giydim. Çantamı hazırladıktan sonra odamdan çıktım. Annem beni uğurladı ve yanağımdan öpüp "Allah zihin açıklığı versin kızım." dedi. Evden çıktım ve okuluma yürümeye başladım.
Okulumuz 10 dakika yürüme mesafesindeydi bu yüzden yürümek beni zorlamıyordu. Ama zaten yaşadığımız yerde otobüs veya herhangi bir toplu taşıma aracı yoktu. Her gün okula yürüdüğüm bu 10 dakikada bütün günlerimin aynı olduğu monoton hayatımdan ne kadar sıkıldığımı ve bunların ne zaman biteceğini düşünüyordum. Aslında her gün bunu düşündüğüm için bunun bile monotonlaştığını düşünüp bu bataklıktan çıkmak için dualar ediyordum. Ne okulumu severdim ne öğretmenlerimi. Liseye gideceğim için heyecanlandığım zamanları hatırlıyorum. Ne kadar salakmışım. O dizilerdeki liseler gibi bi yere gideceğimi nasıl düşünebildim ki. Yakışıklı erkekler, havalı kızlar ve her gün farklı olayların döndüğü bi okulda olmak için her şeyimi verirdim diye düşündüm o an.
Keşke diyorum şimdi, keşke vermeseydim.
Okuldan eve döndüğümde annem yine okulumun nasıl geçtiğini sordu. Aynı dedim. Aynıydı çünkü. Hep aynıydı, hiç değişmedi. Artık bıkmıştım okuldan. Son üç gün kaldı diye seviniyordum. 11. sınıf belki farklı olur diye düşünüyordum. En azından sınıflar değişeceği için farklı yüzler görecektim. Kendimi avutabileceğim tek şey buydu. Aynı geçecek son birkaç gün diye düşünürken o birkaç günün çok büyük değişiklikler doğuracağını da bilmiyordum. Yatağıma gidip uyudum ve bilmeden bu monoton hayata o gece veda ettim.
Sabah annemin sesiyle uyandım. Yüzümü yıkadım ve kahvaltıya indim. Tam biz yemeğe başlayacakken babam geldi. Benim babam bir fabrikada çalışıyordu. Bulunduğumuz ilçede yapılabilecek tek iki meslek vardı zaten. Buradaki herkes ya kendi bahçesinde yetiştirdiklerini veya hayvanlarından elde ettiklerini satıp geçinirdi ya da ilçedeki evlere biraz uzak ama ilçeye en yakın iş yeri diyebileceğimiz yer olan o fabrikada çalışırlardı. Babam da o çalışanlardan biriydi yıllardır. Bazı günler sabahlara kadar çalışırlardı. Şimdi diyeceksiniz ki neden bu kadar detaylandırdın bu mevzuyu. Çünkü hayatımızdaki ilk ve en büyük değişikliğin olduğunu o sabah babamdan öğrendik.
-Size hiç tahmin edemeyeceğiniz bi haberle geldim.
dedi babam.
-Eminim çok şaşırtıcı bi haberdir.
diyip yemeğimi yemeye devam ettim.
-İzmir'e taşınıyoruz!
Yediğim yemek boğazımda kalınca öksürmeye başladım. Babam beni zort ettiğine sevinip gülerken annem sırtımı sıvazlayıp su verdi. Ben suyumu içerken de babama şaşkınlıkla sordu.
-Noluyo yahu? Hayırdır Fettah dalga mı geçiyorsun?
-Dalga geçer miyim yahu? Bizim fabrikanın sahipleri satışları büyütmüş, ne kadar büyütmüşlerse artık tek fabrika yetmiyormuş o dandik malları satmak için.
Ben ağzım açık babamı dinlemeye devam ederken annem hala inanmıyordu.
-Merkezde yeni bi fabrika açılacakmış. Burada çalışan ve işi bilen birkaç çalışanı da orada yeni işe başlayacak kişilerin patronu olarak alacaklarmış. E kur kafada kur kur kur... Bu fabrikanın en eski çalışanlarından biri de kim? Ben yahu ben. Kızım sende bugünden sonra okula falan gitme zaten devamsızlık yapmadın sene boyunca. Bugünden hazırlanmaya başlıyoruz, cuma günü Eylül'ün karnesini aldıktan sonra ordan hop merkeze geçiyoruz. İzmirime gidiyoruz.
Annem tekrar konuştu:
-Sen baya ciddisin yani şuan. Biz orda nasıl yaparız Fettah. Ne evimiz var ne bağımız ne bahçemiz. Oralar pahalı diyolar nasıl geçiniriz
Olayı idrak ettikten hemen sonra ayağa kalkıp babama sarıldım.
-GİDELİM BABA GİDELİM NOLUR GİDELİM HERŞEYİMİ SATARIM GEREKİRSE BENDE ÇALIŞIRIM NOLUR LÜTFEN GİDELİM YALVARIRIM!
-Hop hop hop cimcime hayırdır bu kadar mı nefret ediyordun buradan? Neyse ne bir şeyler satmana gerek var ne de çalışmana gerek var kızım. Senin baban düşünmeden hareket eder mi? Buradan 5 kişi götüreceklermiş. Bu 5 kişi için de bi apartman ayarlamışlar hepimizi birer daireye yerleştirecekler. E gittiğim yerde çalışanların başında duracağım için maaşıma zam da yapılacak. Hem daha az iş yapacağım hem çalışma saatlerim belli olacak hem evimiz hazır. E durum böyle olunca bende ismimi duyunca hemen kabul ettim, fena mı yapmışım?
Babamı kocaman öptüm.
-Benim babam hiç yanlış yapar mı? Çok iyi düşünmüşsün babacım. Hatta hayatında verdiğin en iyi karar diyebilirim
.
-Keşke bize de danışsaydınız önce beyefendi. Burda neciyiz biz?
dedi annem.
-Fırsat bulamadım ki, adamlara bekleyin bi karıcığıma sorayım desem başkasını ayarlayacaklardı. Acilinden toparlanıp gitmemizi istiyorlar. Bu fırsat kaçmazdı. Ama sen istemiyorum de şimdi gidip başkasını bulun diyeyim.
-HAYIR HAYIR İSTİYORUZ KABUL ETMİYORUM ANNE İSTİYOSUN SENDE HEM HAVAMIZ DEĞİŞİR AYRICA EVİMİZ BURDA Bİ YERE KAÇTIĞI YOK OLMADI GERİ DÖNERİZ NOLUR GİDELİM YALVARIRIM GİDELİM.
-Of tamam car car car başımın etini yedin yahu. Napalım artık madem bu kadar çok istiyorsun gidelim bakalım. Gelin oturun da yemeğimizi yiyelim önce.
Babamla sofraya oturduk ve yemek yerken konuşmaya devam ettik. Annemin yüzünden anlaşılıyordu kaygıları, babamı bende çözememiştim ama ben heyecandan yerimde duramıyordum sofrada. O günü de hiçbir zaman unutmadım. Çünkü bu küçük gibi görünen ama bizim ailemiz için devrim niteliğinde olan bu hareket kelebek etkisiyle bundan sonra olacak her şeyin baş sebebi olacaktı.Babam o gün aslında bilmeden biricik kızının ölüm fermanını imzalamıştı. Ama henüz hiçbirimizin bundan haberi yoktu.
-------
Merhaba arkadaşlar bu kitabı hayallerimden birini gerçekleştirmek için yazıyorum anı kalsın diye. Ama sanmayın ki dandirik bişey yazacak bu kız. Aslaa. Just bekleyin ve görün yani kanka. Neyse bu bölüm kısa oldu çünkü ilk bölüm yani iğrenç ne gerek var uzatmaya diye düşündüm gelebildiği kadar çabuk gelmeli olaylar. Bu yüzden hızlı hızlı yazdım buraları ama o heyecanlı yerler bi gelsin varya aklınız durcak görüceksiniz arkadaşlar. Burdan ilk okuyucularıma sesleniyorum. Seviliyorsunuz yahu. Neyse ben şimdi gidiyorum tatlım. En kısa zamanda - yüksek ihtimalle yarın - yine burdayım ve yeni bölümü göndericem. Gerçekten ilk bölümlerin hızlı bitmesini çok istiyorum çünkü bomba şeyler olucak Eylül yazık garibim çok çekicek benden. Ama o da dua ederken detay verseydi yani benlik bişey yok. Hadi o zaman sonraki bölümde görüşürüz diyorum ve kaçıyorum baylaar. Yorum da yazın he. Öptüm 😘💋