Şehir, üzerindeki gri bulutları boşaltmak doğru anı bekliyor gibiydi. Sokak lampalarinin titrek ışığı, kaldırımlardaki su birikintilerine yansıyordu. İnsanlar bir yerlere yetişmek, ıslanmamak için aceleyle koşturuyordu. O ise sadece duruyordu. Zamanın onun için hiçbir önemi kalmamış gibi, kalabalığin akışına ters bir kaya gibi sabitlenmişdi.
Tam o anda hayatını tamamen değiştirecek olan o diğer yabancı, şemsiyesini rüzgara karşı tutmaya çalışarak caddenin karşı köşesinden belirdi. Birkaç saniye sonra yolları kesişecekti ve ikisi de bunun, hayatlarındaki son " normal" an olduğunundan habersizdi.
Mesafe daraldı. Adımlar yaklaştı. Aralarındaki birkaç metrelik mesafe erirken, zaman bir anlığına yavaşlar gibi oldu. Genç adam başını hafifce kaldırdı, kiz ise şemsiyesinin altında sokağın karanlığına doğru baktı. Gözleri saliselerle ölçülecek bir süre için birbirine kenetlendi. Bir tanışma değildi bu: sadece iki yabancının, kalabalığın ortasında birbirinin varlığını, içlerindeki o derin yalnızlığı sessizce onaylamasıydı.
Tam kızın dudakları şaşkınlıkla aralamış, adamın adımları duraksamıştı ki; aralarından hızla geçen bir kurye motosikleti su birikintisini sıçratarak bu büyülü anı paramparça etti.
Kız ıslanmamak için refleksle bi adim geri kaçtı. Adam ise gözlerini ondan ayırmadan arkasını döndü ve kalabalığın derinliklerinde, yağmurun fısıltıları arasında gözden kayboldu. Ne bir isim, ne bir merhaba... Sadece havada asılı kalan keskin bir merak duygusu.
Kız kalbinin neden bu kadar hızlı çarptığına anlam veremeyerek arkasından bakakaldi. Onu bir daha görüp göremeyeceğini bilmiyordu ama o yabancının gözlerindeki o karanlık ve tanıdık bakış, çoktan zihnine kazınmıştı. Hikayeleri başlamıştı, ama ikisinin de biraz daha zamana ihtiyacı vardı. İki karakter de o karşılaşmadan sonra kendi "'ayrı dünyalarına'" dönüşüve zihinsel kalan o yabancının izleri
O gecenin üzerimden tam 3 gün geçmişti. Şehir üzerindeki gri bulutları nihayet boşaltmış, geriye nemli asfalttan yükselen o tanıdık toprak kokusunu bırakmıştı. Ama ikisinin de zihnindeki o sisli an bir türlü dağılmamıştı.
[ KIZIN DÜNYASI]
Kız bir kafenin pencere kenarında oturmuş, önündeki soğuyan kahve bardağıyla oynuyordu. Önündeki laptopta tamamlanması gereken düzinelerce iş, cevaplanması gereken mailler vardı. Hayatı her zaman planlı, düzenli ve bir o kadar da monoton ilerlerdi. Çevresi insanlarla doluydu; arkadaşları, iş ortakları, ailesi... Ama o kalabaliğin içinde kendini hiç o yağmurlu gecedeki kadar çıplak ve savunmasız hissettirmemişti.
Gözlerini ekrandan ayırıp camdan dışarı, caddeden keçen insanlara baktı. Kimi görse, istemsizce o geceki koyurenkli paltoyu, o keskinve hüzünlü bakışları arıyordu. Kendi kendine kızdı, derin bir nefes aldı. "Sadece bir saniyelik bir bakışmaydı" diye mırıldandı içinden. "Adını bile bilmediğin yabancı saçmalama" Ama kalbi mantığına itaat etmiyordu. O yabancı, hayatının tam ortasına görünmez bir imza atmış ve gitmişti....
[ERKEĞIN DÜNYASI]
Şehrin birkaç kilometre uzağında tavanı yüksek, loş ve dağınık atölyede ise tamamen farklı bir dünya vardı. Adam pencerenın önünde dikilmiş, elindeki sigaranın dumanını dışarıya doğru üflüyordu. Onun dünyası sessizdi. Duvarlarda yarım kalan tablolardan, okunmuş kitablardan ve geçmişin ağırlığından ibaretti. İnsanlardan kaçmak, onun hayatta kalma biçimiydi. Kimsenin onun sınırlarına ihlal etmesine izin vermezdi.
Ancak o gece şemsiyenin altından kendisine bakan ürkek ama meraklı gözler, ördüğü tüm duvarlarda derin çatlak açmıştı. Günlerdir elini fırçaya her aldığında ya da ne zaman gözlerini kapatsa, karşısında o yüzü görüyordu. O kadar kalabalığın içinde neden sadece o kızın varlığı zihnine çakılıp kalmıştı?
Kendine kızarak elindeki sigarayı söndürdü. O bir kaçaktı, hayatına birini dahil etmek onun için çok tehlikeliydi. Yinede içindeki o karanlık ses fısıldıyordu: "O sıradan bir yabancı değil..."
Kader, ağlarını örmeye devam ediyordu. İkiside kendi dünyalarında, birbirlerinden tamamen habersiz bir şekilde ikiside aynı sorunun cevabını arıyordu. Ve Şehir, onları yeniden karşı karşıya getirmek için çoktan bir sokak, yeni bir tesadüf hazırlamaya başlamıştı.