Karşımızdakı yol 2 yöne ayrılmıştı.Ya karanlığa ya da ışıklığa doğru. Ama kim bile bilirki ışıklar daha korkutucudur?! İşte babamın da dediği gibi seçim kolaydır ama yaşaması zordur.
Yine uyuyamamıştım hayat uyuduğumda bile yaşamama izin vermiyordu.Her kes ben kabus görüyorum diye bilirdi.Ama benimkiler kabus değildi.Zaten hayatım kabusken rüyalarım ne olsun.Kaç gündür temizlemediğim hatta belkide kaç haftadır yüzümden kalan makyajım akmış yüzümü berbat gösteriyordu oysa ki bu makyajı yaparken mutluluk beni sarıyordu.Hayat böyledir ne zaman karşına neyin nasıl çıkacağını bilemezsin. Daha bir kaç hafta önce mutlulukla dans ederken şimdi yerlerde sürünüyordum. Yavaşca banyonun kapısını açtım.Aynanın karşısına geçip kendime baktım.Gerçektende berbat durumdayım.Yüzümü yıkadıktan ve gidip üzerimi giydikten sonra aynada yine kendime baktım. Mutlu olduğum söylenemezdi evet ama yinede iyi görünüyordum. Bizim evin biraz aşağısında bir restoran vardı orada kahvaltı yapmaya gidecektim. Kapıyı kapatıp evden çıktım. Aslında burası o kadarda büyük bir yer değildi ama yinede iyi çalışanları ve müşterileri vardı. İçeriye girdiğimde çalışanlar karşıladılar ve tek boş kalan yere geçip oturdum. Menüye bakmadan kahvaltı için bir şeyler getirin dedim. Menüyü araştırmak bile istemiyordum. Kendime bir peçete aldım buradakı peçeteler çok tatlıydı böyle pembiş-pembiş.Aslında pembeyi pek sevmezdim ama tatlı gözüküyordu.Peçete böyle özel kağıtlarla süslenip bağlanmıştı. Açtım ama içerisinden peçete çıkmak yerine bir kağız çıktı.Tamam meraklı biri değilim ama yinede baktım. (ARKADAŞLAR NOT AŞAĞIDAKI NUMARA TAMAMİLE RANDOMDUR)
* Bu kağıtı okuyan şanslı insan seni "acılardan çıkış" oyununa davet ediyoruz. Oyunun şartlarıyla ilgili bilgi için 10 eylülde şubeye gele bilirsiz. Aşağıdakı numaraya yazarak forumu doldurun.
090-628-18-68 *
Oyun çok ilgimi çekmesede isim nedense ilgimi çekmişdi. Numaraya yazdım ve forum attılar. Forumu doldurup telefonumu çantama koydum. Şimdi 11 eylülü bekleyecektim. Sahi bu gün 10 eylüldümü yoksa 9? Telefonuma baktım. Bu gün 11 eylüldü ve ben şu an buradan çıkmazsam geç kala bilirdim.Hemen restorandan çıkıp taksi çağırdım. Şubenin yerini haritada gösterdim. Bilmiyorum ama nedense buna mecburum gibi kendimi hissediyordum. Vardığımızda koşarak içeri geçtim. Vaktinde varmıştım. Bir kaç kişi sonra ben giricektim.
Bir kız dışarı çıktı. Öylede mutlu gözükmüyordu. Galiba seçilmemişti bir kaç adım atarak yanımda oturdu. Aslında çok sosyel bir insandım ama nedense konuşmak istemedim. Zaten bu bir haftadır kimseyle konuşmuyorum. Sahi ne kadar oluyor bir mi iki mi? Sıra bendeydi içeri girdim. Beş jüri oturmuştu
-Güzelim bize kendin hakkında bir kaç bilgiye verirmisin?
-Merhaba, ben Naz Güneş. Yirmi bir yaşındayım ve şuan hiç bir yerde çalışmıyorum.
-Peki tatlım buraya gelmenin nedeni ne?
-Sadece ismi beni cezb etti nedense kendimi mecburum hissettim.
-Anladım.Acılardan çıkış oyunu hakkînda bana bir teklif geldiĝinde yani bunu yapalımmı diye ben de senin gibi çok meraklanmıştım.Acılarımız bizi her zaman kendisine cezb ediyor. Zaten bu oyununa size sunmamızda En özel sebep onlardan çıkış yolunu bula bilmenizdir.
-"Ben hiç bir zaman acılarımı anlata bilen bir insan olmadım. Benimle konuşursan ne yaşadığımı çok az anlarsın ama benimle yaşarsan o zaman acılarımı göre bilirsin. Yani ben hiç bir zaman kelime üreten bir insan olmadım.O yüzden hiç bir şey söyleyemiyorum acılarım hakkında."bunu konuşmam bile zor gelmişti bana
-Tamam kartını ala bilirsin dışarıda açıklicaz kimin geçip-geçmediğini.
Muhtamelen geçmemiştim. Ama şansımızı denemek her zaman en iyisidir. Bir kaç dakika sonra az önceki jürilerden biri geldi ve elindeki uzun listeye tekrardan baktarak yanındakı na birşeyler söyledi. Her kes dikkatle ona bakıyordu. Listedeki kişileri açıklıyorum diyerek her kesin dikkatini kendisinde topladı.
-"Tuğçe Işık
Ümit Ak
Rüya Duran
Ömer Seçkin
Pınar Alıca
Naz Güneş
Berfin Çiçek
Açelya Seçkin
Efe Alan
Batu Yazan
Asır Dalan
Hakan Hasır
Lütfen bu kişileri yarın yani 12 eylülde buraya gelsinler. Şartlar hakkında yarın konuşucaz."
Ben-Benim ismimide söylemiştiler. Allahım neden bu kadar bunu istiyorum.Gerçekten bunu istiyordum bu oyunu yaşamaya hazırdım ama oyun hakkında ne biliyordumki. Yarını sabırsızlıkla beklemek istiyorum.Bu gün hiçbir şey hakkında düşünmicektim . Taksiye binip yeniden restorana gittim. Hemen kendime pizza, coco-cola sipariş etdim ve Telefonumu açıq bakmaya başladım. Tam-tamına gelen 137 mesaja bakmadan hemen whatsApp dan kendime 11.09.2023 her şeyin başlanğıcı yazdım. Bu günü eminimki çok güzel bir şekilde hatırlayacaktım.
《》
-Baba
-Kızım
-Baba beni bırakma lütfen
-Kızım???
-Baba bu sen değilsin babamı istiyorum lütfen onu getirin bana
Hayatın bana karşı kurduğu bu savaş bitmiyordu.Kabuslarım bu kadar kötü olmamalıydı. Beni zayıf yönlerimden vurmamalıydı.Akşamdan hazır olan bavulumu aldım. Bilmiyorum izin vereceklerdi ya yok ama yinede götürücektim. Benim için değerli şeyler vardı içinde. Aşağıdakı restorana inip kahvaltı sipariş ettim. Telefonumla oyalanmaya başladım.