Bir zamanlar uzaklarda bir krallık yaşarmış. Halk mutlu ve huzurlu günler geçiriyormuş. Kraliçe ve kralın iki kız çocukları varmış. Birinin adı lavanta diğerinin adı ise papatyaymış. Büyük kız lavanta kardeşi ve annesi ile ormanda yürüyüş yapmak istemiş. O gün lavanta, annesi ve papatya ormana gitmişler. Lavanta ormanda gezerken papatya çiçeğini görmüş ve kardeşi için onu almak istemiş fakat uzakta olduğu için gidememiş ve annesini çağırmış. Annesi onun için biraz papatya toplayacağım söylemiş ve oradan ayrılmış. Dakikalar
Saatleri kovaladıkça hava kararmış kararmış ve kararmış. Annelerini bekleyen küçük kızlar karanlık ormanda tek başlarına kalmışlar. Kral saatin geç olduğunu ve çocuklarının eve dönmediğini fark etmiş. İçini kaplayan bu huzursuzluk bekçilere emir verip kızlarını bulmalarını istemesine sebep olmuş. Bekçileri kızları bulmuşlar fakat kraliçeye dair hiç bir iz bulamamışlar. Kral kraliçenin kaybolduğunu halka haber vermiş. Uzun süren aramalar sonucu kraliçeye bulamayınca kral ümidini kaybetmiş. Küçük kızlarına başka bir kadınla evlenmeyeceğine dair söz vermiş.
