Hepimiz aynı anda 'Doğum günün kutlu olsun' diye bağırdık. İçeri geçtik.
Uzay: Ben pastayı kesmeye gidiyorum.
Dedi ve gitti. Ardından Ares de mutfağa gitti.
Mutfakta:
Ares: Kesmeyi becerebilecek misin?
Uzay: Emin değilim.
Ares: İçerideki kız kim?
Uzay: Defne. Bana Antalya'yı öğretmesi için seçtiğim kişi.
Ares: Anladım . Güzel öğretiyor mu?
Uzay: Daha bugün ilk kez buluştuk . Deniz kenarında bir kafede.
Ares: İyiymiş. Nasıl geçti ilk buluşma?
Uzay: Yemek sipariş ettik. Sonra Mert diye bir çocuk geldi. Defne'nin yanına oturdu. Arkadaşıymış galiba. O geldikten sonra Defne'nin numarasını aldım. Galiba Defne'ye aşık. Defne'yi benden kıskanıyor.
Ares: O zaman işin zor desene.
Uzay: Sayılır.
Ares: Peki niye senin evinde. Yani ilk günden bu kadar yakınlaştınız mı?
Uzay: Hayır. Alt katımda oturuyor. Pasta yapmayı beceremeyince yardıma çağırdım. Zor da olsa getirmeyi başardım.
Ares: Anladım. Hadi kes şu pastayı artık. Açım ben.
Uzay: Kesilmiyor ki
Ares: Ben deneyeyim. Beceremedim. Çağırsana Defne'yi.
Uzay: Defneeee
Defne: Efendim?
Uzay: Gelsene bir
Defne: Pasta kesmeyi de mi beceremedin ha?
Uzay: Maalesef.
Ares: Hadi ben kaçar.
Defne: Bıçağı eline alacaksın ve keseceksin neyi zor?
Uzay: Elim full pasta oldu.
Defne: Aptal. Pasta ne hale gelmiş.
Uzay: Özür dilerimm.
Defne: Dileme özür. Hepsi senin hatan.
Uzay: Affet yanlışlıkla oldu.
Defne: Abarttın.
Uzay: Üzgünüm.
Pastayı kestik ve kahvelerle birlikte içeriye geçtik. Pastamı ve kahvemi bitirince kalktım. Saat geç olmuştu ve yarın iş için erken kalkmam gerekiyordu.
Defne: Ben artık gideyim . Saat çok geç oldu ve yarın erken kalkmam gerekiyor. Size iyi geceler.
Ares, Emir ve Kayra: İyi geceler.
Uzay: Kapıya kadar eşlik edeyim.
Eve geldim sonunda. Gelir gelmez yattım ve uykuya daldım.