Garson: Büyük boy pizzanız ve 2 ayranınızı getirdim efendim.
Defne: Sen gelmeden sipariş vermiştik. Bir şey yiyeceksen sipariş edelim.
Mert: Pekala . Şimdi sipariş edeceğim. Bakar mısınız?
Garson: Buyrun efendim. Ne istemiştiniz?
Mert: Bir tane büyük boy hamburger menü ve ayran alacağım .
Garson: Birazdan geliyor efendim.
Mert: Siz aynı pizzayı mı paylaşacaksınız ?
Uzay: İkimizde pizza alacaktık. Bizde büyük boy pizza alıp birlikte yiyelim dedik.
Uzay'ın iç sesi: Kıskanç piç.
Defne'yle pizzayı yemeye başladık. Çok tatlı yiyordu . 5-10 dakika sonra Mert'in yemeği geldi.
Garson: Buyrun efendim . Büyük boy hamburger menü ve ayran.
Mert: Teşekkürler.
Defne'yle ben pizzayı bitirdik . Mert hala yiyordu. Garson hesap için yanımıza geldi.
Garson: 1 tane büyük boy pizza ve 2 ayranın hesabını alabilir miyim efendim?
Uzay: Tabii . Kredi kardı geçerli değil mi?
Garson: Evet, geçerli.
Uzay: Karttan ödeyelim o zaman.
Uzay ödemeyi yaptı. Beleşten yemek yedim. Şans.
Uzay: Defne numaranı verir misin?
Defne: Tabii. 05********* .
Uzay beni aradı.
Uzay: Numaram bu. Kaydedersin.
Mert'in iç sesi: Bu çocuk Defne'den numarasını istedi ve Defne'de verdi mi? Defne'mi benden almana izin vermeyeceğim.
Mert'te hesabını ödedi. Ve artık eve gitmem lazımdı o yüzden kalkmayı teklif ettim.
Defne: Kalksak mı artık ?
Uzay: Tamam . Kalkalım.
Mert: Bence de kalkalım.
Uzay: Defne, aynı apartmandayız yan yana gidelim mi?
Uzay'ın iç sesi: Mert'in kıskandığı ve sinirlendiği belli oluyordu. O herifi sinirlendirmek ayrı bir mutlu ediyor.
Defne: Apartmana yeni taşınan sen miydin ?
Uzay: Evet, bendim. Dairen kaç?
Defne: Kendin öğren.
Uzay: Uğraştıracaksın değil mi?
Defne: Hm hm.
Mert: Aynı apartmanda mı oturuyorsunuz siz?
Uzay: Evet. Aynı binaya denk gelmişiz.
Mert'in iç sesi: Adresini benim bile bilmediğim Defne'nin adresini bu herif biliyor mu. O çocuğu kendi ellerimle boğmak istiyorum.
Uzay: Yan yana gitmemiz iyi olacak. Bu sayede bana buluşabileceğimiz saatleri ve günleri söylersin.
Defne: Tamam o zaman. Hadi gidelim.
Üçümüz de motorlarımıza bindik ve Mert'e iyi akşamlar deyip yola çıktık. Eve doğru giderken Uzay'a buluşabileceğimiz saatleri ve günleri söyledim. Apartmanın önüne geldik ve motorlarımızı park ettik. Asansöre bindik. Çıkacağım kata bastım ama o kıpırdamadı. Nedenini sordum:
Defne: Benimle aynı katta mı oturuyorsun?
Uzay: Yooo.
Defne: O zaman neden asansöre bindiğimizde kat numaranın tuşuna basmadın?
Uzay: Senin katını ve daire numaranı öğrenmek için.
Defne: Stalker.
Uzay: Kendin dedin kendin bul diye. Bende buluyorum işte.
Defne: Tamaam. Evime sürekli gelme ama. Ayda en fazla 5 kere.
Uzay'ın iç sesi: Sadece ayda 5 gün mü? Seni her gün görmek istiyorum.
Uzay: Tamamm.
İneceğim yere geldim ve Uzay da peşimden geldi. Katımı ve daire numaramı öğrenip giderken şunu söyledi:
Uzay: Kat 3 daire numarası 8. Evime istediğin zaman gelebilirsin . Kapım açık. Ama gelirken mesaj at. Bazen arkadaşlarım olabiliyor.
Defne: Tamam. Görüşürüz.
Uzay: Görüşürüzzz.