Saat 6'ydı. İşten çıktım ve motorumu alıp eve doğru yol aldım . Bugün buluşmam gereken biri vardı . İlk kırmızı ışığımı gördüm . En öndeydim . Yanımda bir çocuk daha vardı . Gsxr125'i olan bir çocuk . En azından motorcuydu . Bekle, ne? Bu benimle buluşacak olan çocuğa yani Uzay'a çok benziyor ! Kaskının vizörünü açıp bana seslendi.
Uzay: Selam. Buluşacağımız yere mi gidiyorsun ?
Defne: Hayır, ilk önce eve geçeceğim. Bu kadar erken gitmenin manası var mı ! Daha 2 saat var .
Uzay: Bende hemen gitmiyorum zaten. Arkadaşlarımın yanına uğrayacağım daha .
Yeşil ışık yandı.
Defne: Geç kalırsan kemiklerini kırarım !
Dedim ve gaza bastım. Hala aynı yönden gidiyorduk . Sonra ben bir kavşaktan yoldan ayrıldım . Attığım konum bir kafeydi . Deniz kenarında bir kafe. Eve geldim ve bir şeyler atıştırdım . Ardından üstümü değiştirmek için odama çıktım . Ne giyecektim ? Elbise ve etek giymeyi sevmiyordum . Bu yüzden altıma bol bir pantolon, üstüme de bol bir tişört taktım . Evden çıktım ve motorumu alıp ana yola çıktım . Kırmızı ışıkta durdum . Yeşil ışık yanmadan saate baktım . 19.45'ti . Daha 15 dakika vardı ve yetişirdim . Yetişemesem bile beklemek zorunda . O kadar koca şehri öğreteceğim .
Buluşacağımız yere vardım . Kafenin dışında motor park edebileceğimiz yerler vardı . Park alanına bir göz gezdirdim . Uzay'ın Gsxr125'i duruyordu . En azından gecikmemişti . Motorumu park edip kafeye girdim . Uzay'ı göremeyince mesaj attım .
ymhr1defne: Kaç numaralı masadasın ? İnsan oturduğu masanın numarasını yazar .
gsxr_uzayy: 14 . Pencere tarafında .
ymhr1defne: Pencere tarafında olduğunu bende biliyorum aptal . Bu kafeyi senden iyi biliyorum.
gsxr_uzayy: Bulamazsın belki diye söyledim . Bu kafeye daha önceden geldiğini bilmiyordum . Ayrıca 'aptal' dediğin için darıldım he .
ymhr1defne: Şimdiden darılacaksan ben hiç gelmeyeyim .
gsxr_uzayy: Tamam şaka yaptım gel hadi .
14 numaralı masaya doğru gittim . Kumral bir çocuk vardı. Bu Uzay'dı . Yanına gittim ve karşısındaki sandalyeye oturdum . Tam ne istiyorsun diyecekken lafa başladı .
Uzay: Hoşgeldin.
Defne: Hoşbuldum . Pekala ne istiyorsun ?
Uzay: Hemen terslemesene. Dediğim gibi Antalya'yı tanıt bana . Yollarını falan öğret .
Defne : Navigasyon kullan .
Uzay: Kaybolmak istemiyorum.
Defne: Arkadaşlarım var demiştin . Onlar öğretsin neden ben öğretiyorum?
Uzay : Onlarda burada yeni . Kendim öğrenip onlara da öğretmek istiyorum.
Defne: Niye ben başka birini bulamadın mı?
Uzay: Bulamadım .
Nasıl bulamadın kardeşim . Antalya'da 3 milyona yakın insan var.
Defne: Tamam öğreteceğim . Eğer yanlış bir şey yaparsan siktiri yersin . Ve gecikmeyeceksin. Özel bir mazeretin olmadığı sürece ge-cik-me-ye-cek-sin.
Uzay: Tamam tamam beklentilerini karşılayacağım.
Defne: İnşallah . Şimdi bugün tanışma günü olacak . Bugün bu kafenin yerini öğrendin zaten .
Uzay: Adımı biliyorsundur . Yaşım 23 . İzmir'den geldim.
Defne: Adımı biliyorsun. Yaşım 23 . Doğma büyüme Antalyalıyım.