İçeriğe geç

İKİ MOTORCU

Bölüm 17 · 4 dk okuma

İKİ MOTORCU

Bölüm 17

BÖLÜM 17

Uzay'dan:

Hala sinirliydim. Ve sanırım sinirimi karşımdakinden çıkaracaktım. Nasıl benim olan şeyi sahipleniyor ha? Defne'm ne lan? Onu öldürmek istiyorum. Sinirlerimi oynatıyor bu çocuk. Defne'yi benden alabileceğini mi düşünüyor ha? ASLA .

Vermeyeceğim onu sana. O benim.

Evet. Galiba sinirimi karşımdakinden çıkaracağım. Dövüş başladı. Defne benim için tezahürat yapıyordu. Ne hoş değil mi. Yiğit ve Mert kıskanmışa benziyor. Çok komik duruyorlar. Başladım adamı dövmeye. Ya da öldürmeye? Maç ortasında Defne'ye baktım bir ara. Yiğitle konuşuyordu. Ne hakkında? Yiğit ona mı yavşıyor? Onu sinirlendiriyor mu? Onu sıkıyor mu? Onu korkutuyor mu? Kafamın içinde buna benzer bir sürü soru var. Bu yüzden kafam allak bullak olmuştu ve daha da sinirlenmiştim. Karşımdakini dövmeye devam ediyordum. Daha bana bir yumruk bile atamamıştı . Yazık.

Defne ve Yiğit hala konuşuyor. Biraz dikkat çekmek ve konuşmalarını bölmek hoşuma gider. Hadi biraz dikkat çekelim. Adama bağıracağı bir yumruk attım. Plan başarılı. Yüksek sesle bağırdı. Defne ve Yiğit de bu tarafa baktı. Gözleri üzerimde. Mert için de bu iyi olmuştu. Belli ki o da onların konuşmalarından memnun değildi. Adam bağırınca hakem maçı durdurdu. Ve kazandığımı söyledi. Maç bitince fark ettim. Aresler de gelmiş beni izliyorlardı. Duş almak için soyunma odasına gittim. Bir bildirim aldım.

Mesajlaşma:

Ares: Adamı ne hale getirmişsin Uzo.

Uzay: Ha?

Emir: Neye sinirlendin yine?

Uzay: Yiğit Defne'yi ''Defne'm'' diye kaydetmiş. Arkasındayken gördüm.

Emir: Haaaa? O şerefsiz nasıl benim yengemi Defne'm diye kaydediyor ha?

Ares: Vay piç. İnşallah onunla ringe çıkarım. Onu öldüreceğim.

Kayra: Ben onu Uzonunki diye kaydettim.

Emir: Ben Benimki diye kaydettim-

Uzay: HA?

Ares: Ben de Benimki diye kaydettim.

Uzay: LAN SİZ BENİ DELİRTMEK Mİ İSTİYONUZ?

Kayra: Susun yoksa dayak yiyeceksiniz.

Emir: Ehm bence de.

Uzay: Bence de susun. Yoksa yiyeceğiniz dayak sayısı artacak.

Defne'den:

Uzay'ın dövüşü bitti. Güzel dövüştü. Yiğitse benim evimde ev bulana kadar kalmak istedi. Kısa bir süreliğine olmak şartıyla kabul ettim. Şimdi sırada Mert ringe çıkacaktı. Onun dövüşeceği odaya doğru gittim. O sırada da Uzay'a kaç numaralı odada olacağımızı yazdım.

Defne: Güzel dövüştün. 7 numaralı odada olacağız Mert'i izlemek için.

Uzay: Teşekkürler. 5 dakikaya oradayım.

Görüldü

Mert'ten:

Uzay denilen şahısın maçını izlerken Yiğitle Defne'nin konuşmasına şahit oldum. Yiğit Defne'nin evinde kalmak istedi ve Defne de kısa süreliğine kabul etti. Yanlış duymadım. Evet öyleydi. Aynı evde kalacaklar ha? Bu Yiğit gece ona birşey yapar ben uyuyamam...

Şimdi ona olan sinirimi karşımdaki adamdan çıkaracağım. Maç başladı. Uzay da geldi. Bir o eksikti. Sonra adını bilmediğim arkadaşları geldi. Uzay da sinirli gözüküyordu. Aynı sebepten galiba.

Yendim. Duş aldım ve ordan eve geçmek istediğimi söyleyip ayrıldım.

Uzay: Defne eve ne zaman gideceğiz?

Defne: Hadi gidelim. Yiğit geliyor musun?

Yiğit : Geliyorum.

Yiğit neden geliyor?

Uzay:

Üçümüz de Defne'nin evinde geldik. Neden? Yiğit'in burada ne işi var? Yoksa o şerefsiz de mi bu apartmanda yaşıyor? Dayanamam ben öldürürüm bunu. Motorlarımızı zincirleyip asansördeyken Yiğit de Defne'yle aynı katta indi. Düşündüğüm şey olamaz değil mi? Aynı evde kalmayacaklar değil mi hm? İstemiyorum. O herif gece Defne'ye birşey yapar . Neyse ki Bu akşam oraya Defne'yi çalıştırmaya gideceğim.

Mesajlaşma:

Uzay: Seni çalıştırmaya geleceğim değil mi?

Defne: Evet. Gelebilirsin ama Yiğit de burada.

Uzay: Neden?

Defne: Buraya yeni geldiği için kalacak yeri yokmuş. Burada kalmak istedi. Bende kısa bir süreliğine olmak şartıyla kabul ettim.

Uzay: Anladım. Geliyorum.

Görüldü

Defne ile Yiğit arasındaki konuşma:

Defne: Uzay gelecek. Haberin olsun.

Yiğit: Neden?

Defne: Bazı günler beni çalıştırmaya geliyor . O yüzden.

Yiğit: Hangi konuda?

Defne: Dövüş konusunda.

Yiğit: Ben çalıştırabilirim istersen ha? Ona gerek yok. Ben çalıştırırım seni.

Defne: Bilmiyorum. Ama ona söyledim ben ilk. O yüzden tekrar Yiğit çalıştıracakmış gelme diyemem. Hem çok iyi dövüşüyor. Öğrenmem gereken hareketler var.

Yiğit: Onda olan şeylerin hangisi bende yok? Bende öğretebilirim sana! Ayrıca o heriften daha iyi öğretebilirim! Onun bildiği şeyleri bende biliyorum Defne... Ben de yapabiliyorum...

Defne: Bana bağırma Yiğit!

Yiğit: Özür dilerim. İstemedim sana bağırmayı.

Zil çalar...

Defne: Uzay geldi. Salonda otur ve çalışmamızın bitmesini bekle.

Yiğit: Pekala Defne...

Defne:

Uzay'a kapıyı açtım. İçeri geçtik ve çalışacağımız odaya doğru gittik. Orada iki tane boks torbası ve çalışabileceğim yumuşak bir alan vardı. Uzay telefonunu masanın üzerine bıraktı.

Uzay: Bugün yumruk çalışalım. Olur mu?

Defne: Bana uyar.

Uzay: Güzel. O zaman ilk önce yumruk düzgünlüğüne çalışalım. Elini yumruk yapıp uzat.

Defne kolunu uzatır ve elini yumruk yapar.

Uzay'dan:

Defne kolunu uzatıp elini yumruk yaptı. İlk defa elinde bu kadar fazla dokunacaktım. Bileğini düzgünleştirmesi için elimle bileğini tutup düzelttim. Ve parmağını doğru yere götürdüm.

Onun eline dokunmak mükemmel hissettiriyordu. Ellerinin yapısı çok güzeldi. Bir kez daha aşık oldum ona.

İçimden bir ses izlendiğimizi söylüyordu. Bu şüphesiz Yiğit'ti. Kapı deliğinden bizi izliyordur kesin. Onu birazdan daha da kıskandıracağım. Önce su isteyeceğim.

Uzay: Defne. Bir bardak su verebilir misin?

Defne: Tamam. Bekle getireyim.

Uzay: Teşekkürler.

Defne: Rica ederim.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

18. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.