Kılıca yutkunarak baktım çünkü kullanmayı bilmiyordum ve kılıçta çok kötüydüm bir tane kılıcı bana verdi ve sırıttı pozisyon aldı bende onun yaptığının aynı pozisyonunu . Hala sırıtıyordu ona bakıp bir kere daha yutkundum sonra bir anda bana kılıç savurdu

Ellerinde kılış varmış gibi düşünün
İlkine karşılamıştım sonra ikince darbeyi savurdu bunu kaşıladım ikinci darbeyi savurucakken beni kandırıp diyer tarafa vuracakken ben gözlerimi kapatıp kendimi kasınca bir kaç saniye bekledim bir şey hiss etmeyince gözlerimi açtım sırıtıyordu ona bir tane kılıç da vurunca bunu rahatlıca geri bana sekmesini sağladı tutamayıpp bir anda kılıcı bıraktım bana sekicekken enes kılıcı havada tuttu bana bakıp hayatındaki en çok sırıtmayı yapıp sırottı
Enes: ne oldu inci perim kılıç dönüşümü bilmiyormusun sen
İnci: y-yo o biliyorum ki
Enes: belli deyip üzerime gelmeye başladı o geldik çe geri gidiyordum lanet olsun neden kabul etmiştim ki bunun yanına gelmeyi bir anda üzerime koşunca ben geri geri gittiğim için duramayıp düşücektim korkudan gözlerimi kapattım ama düsmemiştim sonra elimde çift eller hissedince gözlerimi açıp baktım enes beni tutmuştu bana yüzünü daha fazla yaklaştırdı ve ağzını kulağımın üstüne getirince biraz rahatlamıştım kulağıma
Enes: sana benden başkası zarar veremez sevemez ve dokunamaz perim buna izin vermem ve senin asla yaralanmaya izin vermem inci perisi çünkü periler her zaman özgür uçmalıdır ancak sana kanatların yaralanınca yardım edicem perim söz
Dedi ve elindeki kılıcı alıp beni ayağa kaldırınca ona baktıp durdum bir dk bu benim ikinci adıöı nerden biliyor benim ikinci adım inci peri Demirkol peri bu bunu nereden biliyodu
İnci: benim ikinci adımı nereden biliyorsun sen
Enes: sen özgürce uçarken ben seni hayranlıkla izlediğim için senin hakkında bir şeyler öğrenmeye çalıştım ve başardım masum perim senin hakkında senin bile bilmediğin şeyleri biliyorum masum perim
Deyince benim üzerine gelip elimi tutup beni sürüklemeye başladı nereye gidiyorduk bilmiyordum ama bildiğim bir şey vardı o bana zarar vermez veremezdi ve beni kesinlikle seveceğim bir yere götürüyordu bundan şüphem yoktu ona karşı olan buz gibi kalbimi eritiyordu ama ben arim eşini istemiyordum çünkü bana zarar gelebilirdi ama onun yanındayken zarar gelmicen biliyordum çünkü ikimizin kalbi bir gibiydi o ne hissedince biliyordum galiba ben ona aşık olmuştum bilmiyordum yada belki bir yanıltıydı bana seslenmesi ile durdum atlarımçn olduğu bir ormana gel iştir çok güzeldi onun atı griydi benimkisi ise beyazdı beni binene kadar izledi ben binince kendi atına binip atını kapıya yaklaştırıp kapıyı açtı ve koşmaya başladı atlarımız aynı hızda gidiyordu her bir adımda daha fazla kalplerimiz birleşiyor dünya hissediyordum biraz bozkırda gezdikten sonra