Liya'dan
Sabah alarmla ama zorlanmadan kalkmıştım bugün
Nedenini sorgularken belki de bugün enerjiğimdir dedim ama cevabı bende dahil herkes biliyordu sadece kendimi kandırıyordum.
Hemen duşa girdim ve dolabımın önüne geçtim elime beyaz birkaç parça alıp giyindim.

Herkes bana neden hep beyaz giyiniyorsun diye sorardı bende onlara beyazı sevdiğimi ve kendimde yakıştırdığımı söyler devam ederdim.
Bugün biraz erkenciydim İzem'e mesaj attığımda ve evden yeni çıkacağını söylemişti. Bende daha çok beklemeden evden çıkmıştım.
Bulut'tan
Sabah başka insanların aksine çok kolay kalkardım.
Galiba normalde fazla uyumadığım içindi bu durum. Hemen kalktım duş alıp dolabımın önüne geçtim.
Dolabımda siyah şeyler vardı başka renk giyinmeyi sevmiyordum. Küçükkende böyleydim bana küçüklüğümde çok sormuşlardı neden hep siyah giyiniyorsun çocusun sen renkli giyinsene diye ama ben asla renkli şeyler giymezdim. Daha fazla düşünmeden elime birkaç şey alıp giydim.

(Tam istediğimi bulamadım ama şöyle birşey)
Aşağıda aynı evde kaldığım arkadaşım Hazarın yanına indim.
Hazarda zaten çoktan hazırlanmış beni bekliyordu.
"Sonunda geldin deu-"
"Öhöm Öhöm"
"Etrafta insan yok adını söylesem nolur ki?"
"Olmaz HAZAR alışma. Evde adımı söylersen alışır insan içinde de dersin. Hem benim adım Bulut herhalde ismimi söyleyeceksin"
"Of tamam birşey demedim hadi hazırsan çıkalım"
"Tamam hadi çıkalım"
Hazarla beraber okula doğru giderken bir yandan da taksi bulmaya çalışıyorduk sonunda bir tane taksi bulmuştuk hemen binip okulun adresini verdik. Giderken nedense aklıma Liya gelmişti acaba o varmış mıydı okula? 'Mesaj çeksem mi? Yok yazmayayım şimdi kız belki istemiyordur.' Yada neden istemesin ister.' Kafam çok karışıktı en iyisi Hazar'a sormaktı.
"Hazar sence Liya'ya mesaj yazayım mı? "
"Niye birşey mi oldu?"
"Yok vardımı okula acaba, nerde diye yazsammı acaba dedim."
"Anladım. Yaz ya hem gidince kolay buluruz."
"Yazıyorum bak. "
"Yaz Bulut."
Bulut ve Liya özel konuşma
Bulut
Günyadın okula geldin mi?
Liya
Günaydın. Evet geldim sen geldin mi?
Bulut
Birazdan geleceğim. Nerdesiniz yanınıza gelelim.
Liya
Arka bahçedeyiz köşede biraz
kuytu zor görünür ama arka bahçeye
girince seslenirim.
Bulut
Tamam. geliyoruz
Mesaj uygulamasını kapatıp yanımdaki Hazar'a döndüm.
"Hazar arka bahçedelermiş oraya gideriz okula girmeden."
"-ler derken sen Liya'ya mesaj atmadın mı?"
"Liya ile İzem işte ikisi beraberlermiş."
"Tamam gideriz"
Konuşmamız bittiğinde taksici abi bize dönüp "evet gençler geldik. "dedi.
Taksici abiye parayı verip okulun bahçesine girdik Liya arka bahçedeyiz dediği için hemen arka bahçeye yöneldik. Ön bahçe ne kadar kalabalıksa arka bahçede o kadar boştu sadece Liya, İzem ve müzik dinleyen yalnız birkaç kişi vardı. Burası insanın içine huzur dolduruyordu.
Kızları gördükten sonra Liya'ya daha dikkatli bakma şansı yakaladım. Yine dünkü gibi bembeyaz giyinmişti ve çimlerin üzerindeki renkli minderlerden birinde oturuyordu. Yanlarına vardığımızda selamlaşıp bizde minderlerden bir tanesine oturduk.
Liya'dan
Bulut ve Hazar yanımıza geldiğinde gözlerimle Hazar'ın kıyafetlerini süzdüm. Çenesine kadar gelen saçlarını yarım toplamıştı.

(şu gibi bir şey)
Dünkü gibi simsiyahtı. Gelip bizim yanımızdaki minderlerden birine oturdular.
"Ee bugünkü dersleriniz hangi sınıfta?" diye sordu İzem.
"Benim iki dersim var bugün o da biri A sınıfında biri F sınıfında." dedim.
"Benim dört dersim var ikisi E, ikisi B sınıfında." dedi hazar.
"Benimde iki dersim var biri C de biri D de." dedi Bulut.
"Senin hangi sınıfta dersin var?" bu sefer İzem'e soran ben olmuştum.
"Benim üç dersim var ikisi F biri A da." dedi İzem fazla uzatmadan.
Biraz daha sohbet edip sınıflara dağıldık çünkü hepimizin ilk dersi aynı saatteydi. Derse girdiğim an herkes sustu ve bana bakmaya başlamıştı. Neler olduğunu anlamamıştım. Hızlı adımlarla arka sıradan birine geçip defterimi sıraya koydum. Tam elimi telefona atacakken ön sıralardan bir kız birşeyler söylemişti ve bahsedilen kişi kesinlikle bendim.
"Birisi yeni gelen çocukla sevgiliymiş bu gün de arka bahçede beraber gördüm onları." dedi arkadaşına bakarak.
"Oha ilk günden çocukla sevgili mi olmuş gerçekten." Dedi arkadaşı.
Kız tam konuşacaktı ki içeri profesör girdi. Şu andan sonra emindim ki herkes beni Bulut'la sevgili sanıyordu ama benim için sorun yoktu nasıl olsa gerçeği biliyordum. Derse başlayacakken telefonuma mesaj geldi kimden diye baktığımda Bulut'tan olduğunu gördüm.
Bulut'tan
Derse girdiğimde ortalara geçip oturdum. Aklıma Liya'nın dersinin benimle aynı saatte biteceği geldi acaba dersten sonra bir cafeye gidebilir miyiz desem kabul eder miydi? Kaybedecek hiçbir şeyim olmadığı için yazmaya karar verdim.
Bulut ve Liya özel konuşma
Bulut
Liya dersin benimle aynı saatte bitiyor galiba eğer müsaitsen dersten sonra cafeye gidelim mi?
Liya
Olur. Bildiğin cafe varsa
Arada konuşuruz
Bulut
Bir tane var arada konuşuruz.
Şükürler olsun reddetmemişti. Pek bir yer bilmiyordum buralarda ama çok güzel bir cafe vardı bizim evin oralarda.
Ders bitmişti sonunda. Liya'ya kantine gel mesajı çekmiştim. Hazar'ı unutmuştum. O olmadan gezmek istemiyordum çünkü o bana, bende ona emanettim. Kantine indim ve kendime kahve aldım. Liya çoktan kendine kahve almış telefonla ilgileniyordu. Yanına gidip bir sandalyeye oturdum. İlk tanıştığımız gün gibi bana bakmıştı ama bu sefer kim bu demiyordu bakışları daha anlamlıydı, daha bir güzeldi sanki.
"Çok beklettim mi?" ben başlatmıştım konuşmayı.
"Yok daha yeni bitmişti ders zaten. Ee hangi cafeye gidiyoruz."
"Bizim evin yakınlarında bir cafe var **** cafe biliyor musun?"
"Aa evet en sevdiğim cafelerden biri."
"İyi o zaman dersten sonra gideriz."
"Tamamdır."
Telefonum çaldığında ekrana baktım Hazar arıyordu. Merak etmişti tabii.
"Efendim Hazar"
"Nerdesin Bulut"
"Kantindeyim sana haber vermeyi unutmuşum"
"Yok canım ne alaka sadece iki saattir seni arıyorum her yerde"
"Telefonla aramak aklına gelmedi mi?"
"Bulut sence ben bunu düşüncek halde miydim."
"Tamam özür dilerim Liya'yla konuşurken unutmuşum seni"
"Şimdi anlaşıldı senin sorunun iyi sen konuş ben rahatsız etmiyim." dedi ve yüzüme kapattı. Anladım sinirlendiğini neyse sonra konuşurum onla.
"Bir sorun mu var?" Liya'nın sesiyle irkildim.
"Yok haber vermeyi unuttum merak etmiş."
"Ne güzel seni merak etmesi kardeş gibisiniz."
"Evet o bana bende ona emanetim. Küçüklüğümüzden beri beraberiz. Yani kardeşim olsa bu kadar yakın olamazdık."
"Emanetiz derken aileniz yanınızda değil misiniz?"
"Hayır onlar başka bir yerdeler."
"Neredeler?"
"Uzakta diyelim çok uzakta."
"Hmm anladım. Neyse ben derse gideyim. Dersten sonra görüşürüz."
"Bende giderim birazdan görüşürüz."
Liya gittikten sonra bende kahvemi bitirip derse geçtim. Hazar'a mesaj attım ders sonu beni merak etmesin diye.
Bulut ve Hazar özel konuşma
Bulut
Hazar ben ders sonu
Liya'yla bizim evin
Yanındaki cafeye gideceğiz.
Hazar
Dikkat et birşey olursa beni ara
Hatta bişeylerden şüphelenirsen
Ara tamam mı
Bulut
Tamam.
Biliyorum bana kızgınsın
Ama kötü bir şey yok
Ben hallederim.
Hazar
Tamam ama yinede ara
Bulut
Tamam
Hazar hep beni merak ederdi. Ondan çok daha güçlüydüm ama beni daha çok düşünürdü. Derse odaklanmaya çalıştım ama olmuyordu anlamıyordum. Biraz daha anlamaya çalışana kadar ders bitmişti. Çantamı alıp kapıya doğru yöneldim.
Tam çıkacakken bir kız kolumu tutup ona bakmamı sağlamıştı. Kızı hiç görmemiştim. Siyah saçlı, yeşil gözlü ve kısa bir kızdı. Kız "senin sevgilin mi o kız?" dedi şaşırmış bir şekilde bakmıştım kıza "Hangi kız" diyebilmiştim sadece. "O yanındaki kumral kız" anlamıştım Liya'dan bahsettiğini. "Hayır sadece arkadaşım." dedim kafamda binbir soru vardı ama en önemlisi bu kız kimdi ve neden bu kadar merak etmişti?
"Oh, iyi o zaman bende sevgilin sanmıştım."
"Sevgilim olsa bile seni ilgilendirmez." dedim.
Kız cümlemi bitirir bitirmez beni kendine çekti ve bir anda sarıldı.
Kızı itmeye çalıştım ama sülük gibi yapıştığı için ayrılamıyordum. Sonra kapıdan Liya'nın geldiğini gördüm. Beni kızla sarılırken görmüştü. Kızdan sonunda ayrılıp bağırmaya başladım.
"Ne yaptığını sanıyorsun sen. Sana kim sarılabilirsin dedi. Birde sülük gibi yapıştı."
"Ama sarılamazsın demedin bende dayanamadım."
"Birazdan bende dayanamayacağım, o zaman görürsün sen."
Liya'ya dönüp "Hadi gidelim." dedim. Yolda bana ne olduğunu sordu. Herşeyi değiştirmeden anlattım.
"Bugün bizim sınıftan biride sevgili olduğumuzu söyledi. Ben bir şey diyemeden profesör girdi sınıfa yoksa öyle birşey olmadığını söyleyecektim."
" Ya beraber gezdiğimiz için ya da dedikodu."
"Aman boşver, konuşur konuşur susarlar."
Biraz daha konuştuk ve uzun uğraşlar sonucunda taksi bulup taksiye bindik.
Yol boyu ikimizde konuşmadık. Bende Hazar'ı aradım tekrar haber vermek için.
"Efendim Bulut"
"Hazar ben okuldan çıktım şimdi taksideyim haberin olsun."
"Dikkat et pek iyi şeyler sezmiyorum ya sana ya bana gelecekler."
"Senin sezgilerin kuvvetlidir ama İnşallah bu sefer yanılırsın."
"Hiç sanmıyorum ama İnşallah. Dikkat et."
"Sende."
Telefonu kapattım ama benimde içimde kötü hisler vardı emindim birileri şuan dünyadaydı ve bu hiç iyi değildi hemde hiç.
"Noldu kötü bir şey mi var."
"Yok sadece haber verdim Hazar'a."
Sonunda gelmiştik etrafıma bakındım kötü bir şey yoktu. Daha rahat bir şekilde cafeye girdik. Cam kenarı köşe masalardan birine oturduk. Birer tatlı ve kahve sipariş edip sohbet etmeye başladık. Kahvelerimiz geldiğinde birinin bana seslendiğini duydum.
"Bulut nasılsın?" Erkek sesi olamayacak kadar inceydi kadının sesi. Ama çıkaramamıştım.
"İyiyim sizi çıkaramadım."
"Aylin ben liseden."
"Hangisinden?"
"***Lisesinden"
" Aaa evet hatırladım. Nasılsın?"
"İyi diyelim iyi olalım."
Biraz daha konuştuktan sonra Aylin yanımızdan ayrılıp masasına oturmuştu. Liya'ya kim olduğunu anlatmıştım. Çünkü nedense ondan birşey saklamak istemiyordum. Söyleyebileceğim şeyleri tabii ki.
Baya bir oturmuştuk cafede saate baktığımda 20:17 olduğunu gördüm. Açıkcası şaşırmadım desem yalan olur.
"Saat çok geç olmuş ben seni evine bırakayım."
"Yok zahmet etme zaten evin yakın buraya uğraşma."
"İçim rahat etmez lütfen götürmeme izin ver. "
"Israr etsem de sonuç değişmeyecek demi?"
"Aynen öyle. O zaman bekle hesabı ödeyip geliyorum."
Liya'da kararımın değişmiyeceğini anlayıp ısrar etmedi. Aslında garip şeyler sezdiğim için yalnız göndermek istememiştim. Hissediyordum kötü bir şey olacaktı. Daha fazla Liya'yı bekletmeden yanına gittim.
" Arabam Hazar'da kalmıştı taksiyle gitsek sorun olur mu?"
"Yok sorun olmaz hatta ben tek gideyim."
"Aynı şeyleri konuşmayalım istersen."
"Tamam tamam hadi."
Birkaç dakika sonra taksi bulup binmiştik. Sezgilerimde yanılmazdım onun için Hazar'a mesaj çektim.
Hazar ve Bulut Özel Konuşma
Bulut
Hazar kötü şeyler seziyorum kendine dikkat et.
Hazar
Dedim ben sana Bulut kötüyü
çağırmak istemem ama
bence geldiler.
Bulut
İnşallah bu sefer yanılırsın
Eğer oraya gelirlerse
hemen haber ver.
Hazar
Tamamdır.
Mesaj uygulamasından çıktım. O arada Liya soföre yolu tarif ediyordu. Yarım saat boyunca kimse konuşmadı ne o ne ben. Evine varınca bir göz gezdirdim. Fazla lüks olmasada güzel ve şık bir evdi dubleks, beyaz, büyük camlı ve büyük bahçeli bir evdi. Baktığında rahatça anlaşılırdı zengin olduğu. Vedalaşıp kendi evime doğru yol aldım.
Hazar'ın dedikleri takılmıştı aklıma gerçekten gelmiş olabilirmiydiler, bizi bulmuş olabilirmiler. Aklımda binbir soru evime gelmiştim. Taksiciye parayı verip evime doğru yürüdüm.
Anahtarla kapıyı açtığımda Hazar salonda oturuyordu. Hemen yanıma geldi telaşlı olduğu her halinden belliydi. Sonra ağzından çıkan kelimelerle düşünme kabiliyetimi kaybetmiştim bile.
O sözler aynen şunlardı
"Bulut geldiler."