İçeriğe geç

İki Dünya Bir Aşk

Bölüm 3 · 2 dk okuma

İki Dünya Bir Aşk

Bölüm 3

Bölüm 3

Oh Yeon-Joo, kendi dünyasına döndükten sonra babası Oh Sung-Moo'nun Kang Chul'dan neden bu kadar korktuğunu daha net anlamaya başlar. Sung-Moo, yıllar önce alkolün ve tükenmişliğin etkisiyle Kang Chul'u öldürmeye karar verdiği gece, karakterin webtoon tabletinden kendisine bakarak direndiğini ve kendi iradesiyle hayatta kaldığını hatırlamaktadır. Sung-Moo için Kang Chul artık çizdiği bir kahraman değil, kontrolden çıkmış bir "canavar"dır. Bu yüzden Kang Chul'u yok etmek için yeni bir plan yapar: Kang Chul yolda arabasıyla giderken üzerine dev bir kamyon sürerek onu bir trafik kazasında öldürmeyi çizer.

Zamanın Durması ve Mucizevi Kurtuluş

Çizgi roman dünyasında Kang Chul, lüks arabasıyla otobanda ilerlerken üzerine doğru hızla gelen kamyonu fark eder. Kaza kaçınılmaz görünürken Kang Chul'un güçlü yaşama arzusu ve iradesi zamanı durdurur. Kang Chul dışındaki tüm dünya ve araçlar donup kalır. Kang Chul, kıl payı bir manevrayla direksiyonu kırarak kamyondan kaçmayı başarır ve zaman yeniden akmaya başlar. Bu olay, Kang Chul'un kendi kaderini yazarın kalemine karşı ilk açık direnişidir.

Yeon-Joo'nun Çizgi Roman Dünyasına Üçüncü Geçişi

Yeon-Joo, babasının bu son suikast girişiminin başarısız olduğunu anlayamadan kendisini bir kez daha garip bir şekilde webtoon dünyasında bulur. Bu sefer Kang Chul'un kaldığı penthouse (otel suit odası) koridorunda belirir. Bitkinlik ve heyecandan bayılan Yeon-Joo, Kang Chul ve ekibi tarafından bulunur.

Kang Chul, daha önce hayatını kurtaran, kendisine tokat atıp ardından öpen bu gizemli kadını kendi yatak odasında misafir eder. Yeon-Joo uyandığında karşısında Kang Chul'u bulur. Kang Chul, ona şefkatli ama bir o kadar da sorgulayıcı yaklaşır.

"Seni Vurursam Ölmezsin" – Kang Chul’un Tehlikeli Testi

Kang Chul, Yeon-Joo'nun nereden geldiğini, kimseden kaçamadığı halde nasıl bir anda ortadan kaybolduğunu ve kendisi hakkında her şeyi (ailesinin geçmişini, kişisel özelliklerini) nasıl bu kadar detaylı bildiğini öğrenmek ister. Yeon-Joo, gerçekleri söylerse Kang Chul’un dünyasının altüst olacağını bildiği için susmayı tercih eder.

Bunun üzerine Kang Chul, Yeon-Joo'nun bu dünyanın kurallarına tabi olmadığını kanıtlamak için duvarda asılı duran silahı çeker ve Yeon-Joo'ya doğrultur. Yeon-Joo büyük bir korkuyla yalvarsa da Kang Chul tetiği çeker. Kurşun Yeon-Joo'nun göğsünü delip geçer ancak Yeon-Joo'ya hiçbir şey olmaz; kurşun arkadaki duvara saplanır. Yeon-Joo yara almamıştır çünkü o bu dünyanın "ölümlü" bir parçası değildir.

Gerçeğe Doğru İlk Adım

Vurulduğu anın şokuyla Yeon-Joo bayılır. Kang Chul ise teorisinin doğrulandığını görerek derin bir şok ve rahatlama yaşar. Yeon-Joo'nun başka bir boyuttan geldiğini ve bu dünyanın kurallarına uymadığını kesin olarak anlar.

Yeon-Joo uyandığında Kang Chul ona zarar vermek istemediğini, sadece gerçeği doğrulama ihtiyacı duyduğunu söyler. Yeon-Joo’ya karşı olan ilgisi ve güveni daha da artar. Yeon-Joo, Kang Chul’a neden sürekli kendisini aradığını sorduğunda Kang Chul şu unutulmaz cevabı verir: "Çünkü sen benim hayatımın anahtarısın."

Bölüm, Kang Chul'un Yeon-Joo'ya olan bakışının tamamen değişmesi ve Yeon-Joo'nun kendi dünyasına dönmek için hâlâ bir çıkış yolu aramasıyla son bulur.

Bölüm sonu

1 yorum