İçeriğe geç

İki Başka Hayat

Bölüm 1 · 3 dk okuma

İki Başka Hayat

Bölüm 1

1.Bölüm Döngü

"...ve böylece x'i bulabiliriz. Dersimiz bitti çocuklar çıkabilirsiniz." Gözlerimi açtığımda karşımda Simon'u gördüm yani kadrolu zorbamı. Gözlerime küçümseyici bakışlar atarken dudakları aralandı.

"Civciv sana bir sürprizimiz var kalk ve bizi takip et." Yine o kelimeyi söylemişti civciv. Saçlarım açık kumral olduğu için bana bu lakabı takmıştı. Biraz bekledikten sonra cevap verdim.

"Simon beni rahat bırak hiç bir yere gelmiyorum!" Dedim iğneleyici bir sesle. Bu dediklerimin bana pahalıya patlayacağını biliyordum ama altta kalırsam gururum zedelenirdi. Her ne kadar onların gözünde bir av olsam da benim de bir gururum vardı.

Önce kendimi tanıtayım ben Cem Amerika'da 4.sınıf askeri okuyorum. Az önce bahsettiğim kişi ise benim zorbam. Bu kadar basit anlattığıma bakmayın kendisi hayatımı cehenneme çeviren bir iblis. Neyse şimdi konumuza dönelim.

Tahmin ettiğim gibi Owen'la birlikte kollarımdan tutup beni arka bahçeye doğru sürüklemeye başladılar. Ne kadar dirensem de bir işe yaramadı. Burası askeri okuldu herkes birbirine istediği gibi üstünlük taslayabilirdi ve buna kimse engel olmazdı.

"Simon! Yeter bırak beni." Sesimi olabildiğince ciddileştirdim, ağızımı bozdum hatta onu tehtit bile ettim ama bu yaptıklarım onu sadece daha çok sinirlendirdi. Arka bahçeye çıktığımızda beni bir sandalyeye bağladılar ağızımı da kapatmayı unutmadılar elbette, buna her gün maruz kalıyordum hatta ellerimi bağladıkları kayışın bile izi çıkmıştı bileğimde.

"Evet civciv az önce dediklerini tekrarla lütfen, neden sesin çıkmıyor? Ah doğru ya ağızın kapalı. Bir azdan ağzından çıkanların bedelini acı bir şekilde ödeyeceksin!" Son söylediklerin de bağırmıştı. Her ne kadar inkar etsede onun bir sinir hastası olduğuna adım gibi emindim.

Çok geçmeden ekip tamamlandı yani Herman da geldi. Simon, Owen ve Herman bu üçü benim hayatımı mahveden takımdı, biri hariç Herman. O bana Simon ve Owen olmadığı zamanlarda iyi davranırdı.

Gözlerim Herman'ın elindeki büyük kovayı buldu. İçi tamamen dolu olacak ki Herman taşımakta zorlanıyordu. Simon gözlerini devirerek kovayı aldı ve bana döndü.

"Evet civciv bu kovanın içinde ne olduğunu merak ediyor musun?" Başımı olumsuz anlamda salladım ve bu onu güldürdü.

"Zaten merak ediyor olman veya olmaman umurum da değil." Dedi küçümseyici bir tonla. Owen araya girdi.

"Şimdi öğrenecek memleketi belli olmayan sarı kafa." Dedi ve buz gibi suyu üzerimde hissetmen bir oldu. Suyun soğukluğu beni ilgilendirmiyordu zaten duş almak istediğimde sıcak su bulamıyordum okulumda bu sözde bir eğitimdi. beni ilgilendiren nokta Owen'ın "memleketi belli olmayan" demesiydi. Bana böyle isimler ile hitap etmesi sinirimi bozuyordu. Babam Türk değildi Hollandalıydı, annem ise göçmen Türklerdendi. Yani gerçek bir memleketim yoktu. Bunu bilseniz de biri doğrudan söyleyince kırılıyordunuz.

Ben düşünürken fark etmemiştim ama bahçede yalnız kalmıştım Herman'ın gelmesini bekledim normalde gelirdi beni çözerdi ama bu gün gelmedi, ben de umudu kestim nasıl olurdu bilmiyorum ama orada bir saatten fazla durmayacağıma emindim. Doğru tahmin etmiş olacağım ki Bay David sigara içmek için camını açtı. kendisi matematik profesörü oluyor ve aynı zamanda benim derslerim ede giriyor sanırım en büyük şansım bu çünkü o da küçüklüğünü benim gibi geçirmiş kısacası beni anlıyor. Gözleri beni görünce kıpırdandım o da oflayarak geri çekildi. Çok geçmeden Bay David'i arka bahçede gördüm.

"Cem bu haftanın üçüncü vakasını yaşıyoruz söylemek istediğin bir şey var mı?" Gözlerimi kıstım ve ağızımdaki bandı işaret ettim. O da sertçe bandı çekti.

"Acıdı Bay David." Sesimde acı vardı.

"Kendini savunmayı öğrenmedikçe daha çok acıyacak." Konuşurken bir yandan da bileklerimi çözüyordu.

"Ne kadar kendimi savunsam da onlar üç kişi beni her türlü oyuna getirirler." Cevap vermedi.

Sandalyeden tamamen kurtulduktan sonra ayağa kalktım üzerim sırıl sıklamdı bu yüzden Bay David beni odama çıkardı.

Bölüm sonu

1 yorum