Yağmur damlaları çatı kaplamasına vururken çıkan düzenli tıpırtılar, şehrin uzaklardan gelen gürültüsünü bastırıyordu. Şehrin ışıkları aşağıda cılız birer leke gibi kalırken, ikisi yan yana oturmuş gecenin soğuk kokusunu içine çekiyordu. Karanlık Kız başını Gölge’nin omzunda tutmaya devam ederken, aralarındaki o sessizlik ilk kez gergin değil, şaşırtıcı derecede huzurlu hissettiriyordu.
Gölge, hafifçe başını eğip yanındaki kıza baktı. Maskesinin arkasındaki bakışları yumuşamıştı. "Biliyor musun," diye fısıldadı, sesi rüzgarın uğultusu arasında zar zor duyuluyordu. "Seni o ilk gün takip ederken aklımdaki tek şey bu sokakların ne kadar tehlikeli olduğuydu. Ama asıl tehlikenin senin o keskin dilin olduğunu çok geç anlamıştım."
Karanlık Kız hafifçe kıkırdadı, başını omzundan kaldırıp gözlerinin içine baktı. "Hâlâ tehlikeliyim Gölge. Sadece artık hedefim sen değilsin. Ama yine de çok güvenme kendine; bir yanlışında seni bu çatıdan aşağı fırlatacak gücüm hâlâ var."
"Bundan hiç şüphem yok 'küçük hanım'," dedi Gölge muzipçe, son kelimeyi kasıtlı olarak uzatarak.
Karanlık Kız tam koluna vurmak için elini kaldırmıştı ki, alt sokaktan gelen aniden yükselen fren sesi ve hemen ardından patlayan sert bir gürültü ikisini de kilitledi. Eğlenceli hava bir anda dağılmış, ikisinin de bedeni aynı saniyede teyakkuza geçmişti. Yıllardır sokakların tehlikesiyle büyüyen iki gölge, çatı kenarına doğru sürünerek aşağıya baktı.
Aşağıdaki çıkmaz sokakta, siyah camlı iki lüks araç durmuştu. İçinden çıkan silahlı adamlar, sokağın kuytu köşesindeki bir dükkanın kapısını zorluyordu. Bu bölge Karanlık Kız’ın korumaya söz verdiği, çocukluğunun geçtiği mahallenin kalbiydi.
Gölge, Karanlık Kız’ın sıkılan yumruklarını ve maskesinin arkasından parlayan o tanıdık, kırılmaz öfkeyi gördü. Artık yalnız yürümüyordu; yanındaki adam bir zamanlar onu gizlice izleyen bir takipçi değil, kaderini paylaştığı ortağıydı.
Gölge elini Karanlık Kız’ın omzuna koydu ve hafifçe sıktı. "Görünen o ki dinlenme süremiz bitti. Sağ taraf senin, sol taraf benim mi?"
Karanlık Kız maskesini düzeltti, gözlerinde tehlikeli bir tebessüm belirdi. "Benim tarafıma karışma yeter. Bakalım yanımda yürümek kadar dövüşmekte de maharetli misin?"
İki siyah takımlı gölge, yağmurun altında aynı anda çatının kenarından karanlığa doğru atıldı. Gizlilik dönemi kapanmış, sokakların yeni ikilisi ilk ortak savaşlarına adım atmıştı...