Bugün tanımadığım bir adamla kınam yakacaktım.Acınası halime kim acımazdı ki? Babam acımıyordu bana, baba aynı hissettirdikleri gibi kısa bir kelimeydi. Kimine ev, kimine yara. Benim babam bana yaraydı şuan. "Farını da kırmızı sürelim Dürdane! Tam kınalık olsun" kulağımın dibinde bağıran makyajımı yapan 30lu yaşlardaki ablaya baktım düşüncelerimden sıyrılıp. Makyajım yapılıyordu, akşam için. Hala aşamamıştım şu düşünceyi, kahrolası beynim tekrarlayıp duruyordu, Ben bir mafya ile evlenecektim. Korkuyordum. Hiç korkmadığım kadar Korkuyordum hemde, evrende yalnız kalmış gibi hissediyordum kimse beni anlamıyordu. "Eee gelin hanım? Hangi rimeli sürelim size?" Gözüme sokmak üzere tuttuğu rimele baktım karşımdaki kadının. Neydi bu? Zorla evlendiğimden haberi yok muydu yoksa uyuzluğuna mı yapıyordu köpek? "Hiçbirşey istemiyorum." dedim net bir sesle. İstemiyordum. "Kız bak ben sana bunu süreyim çok güzel olur-" diyecekti ki kapının çalmasıyla cümlesi yarıda kesildi, umutla gözlerimi kapıya çevirdim. Kimdi bu? Beni kurtarmaya mı gelmişlerdi? Umutlandığımı hissettim fakat kapıdan giren babam ile bu umut çok uzun sürmedi, hayal kırıklığı ile önüne döndüm. "Kızımla biraz konuşabilir miyim?" Dedi sakince, ben istemiyordum ama odadakiler hemen dışarı çıktı bunu bekliyormuşçasına ve beni babamla yalnız bıraktılar. "Ne istiyorsun?" Babamın gözlerine baktım. "Yanında olabilmeyi," dedi şefkatle gözlerime bakarak, yanımda mı olacaktı? Alayla güldüm. Hatta kahkahayı bastım bile denebilir. "Neyden söz ediyorsun?" Nefretle yer yer grileşmiş siyah saçlarına baktım "saçından başından utan. Sattın sen beni!" Ondan beklenmeyecek şekilde önümde diz çöktü ve ellerimi ellerinin içine aldı, ateşe değimişçesine hemen geri çektim ellerimi. "İnci, biliyorum. Yanlış birşey yaptım. Biliyorum, korkunç bir babayım ve biliyorum özür dilemem gerekiyor. Buraya bunun için geldim kızım." Gözlerinin kaçırdı. İnsanlar suçlu hissettiğinde gözlerini kaçırırdı. "Özür dilerim. Affetmek zorunda değilsin." Daha fazla konuşmadan hızlı adımlarla odadan çıkıp kapıyı kapattığında yüzüme kapattığı kapının arkasından baktım uyuz kız içeri girene kadar. "Sen çok güzel kızsın yalnız abla haaa" dedi saçlarınla uğraşırken uyuz kız. Teşekkür ettim kısık sesle ve telefonumla uğraşmaya koyuldum. Akşam, saat 9'a son "3" saat... 2 saat sonra... "İnci, kızım sakın kaçayım falan deme, seni öldürürler. Ne derlerse yap. İtiraz etme, sana dokunmasına izin vermemeye çalış." Donuk gözlerle etrafımdaki telaşa ve koşuşturan insanlara bakıyordum. "Anne," dedim bakışlarım aksine sıcacık bir sesle "sakin ol. Başımın çaresine bakabilirim." Donuk bakışlarımı anneme çevirdiğimde endişeyle bana bakan yeşil gözlerini gördüm. Annem ve benim gözlerim yeşildi. Babam eskiden bize ekşi elmalarım, Derdi, kumara başlamadan önce. Tanımadığım beni çağıran kadın ile gözlerimi annemden ayırıp kadının yanına ilerledim. Kadın gözlerime baktı, gözlerinde samimiyetsiz bakış vardı. Herkeste olduğu gibi. "İnci Lâl Aydemir sen misin?" Onaylarcasına başımı salladım, kadın resmen nefretle bakıyordu bana. Kimdi bu? "Oğlumla evlenecek kadınsın." Yüzümdeki sahte gülümseme bıçak gibi kesilirken gözlerine baktım, kaynanam mı oluyordu bu kadın? "Anlayamadım?" "Evleneceğin adamın annesiyim. Onu başımdan aldığın için teşekkür etmek istedim. Bu kadardı, sağol." Hızlı adımlarla yanımdan ayrıldı. Neydi bu şimdi? Ayrıca, onu benden aldığını için teşekkür ederim, de ne demekti? Bir anne çocuğunun başından ayrılmasını ister miydi, yada bu kadın üvey anne falan olabilir miydi? 3 saat sonra, nikah masasında... O korkunç anın içindeydim. Kocam olacak adi adam birazdan gelecekti, adını hâlâ öğrenememiştim. Ne yapacaktım, önümdeki masalarda herkes gülüşüyor, bazıları telefona bakıyor, bazıları ise kuruyemiş atıştırıyordu. Ben ise boğuluyor gibi hissediyordum. Biraz nefes almak iyi gelebilirdi, evet. Harika bir fikirdi. Üzerimdeki kırmızı kına elbisesinin eteklerinden dolayı nikah masasından inerken zorlandım. Sonunda indiğimde kapıya doğru koşar adımlarla yürümeye başladım, ayağımdaki topuklular yürümemi zorlaştırıyordu, topuklu ayakkabı insanı değildim. Dışarıya ulaştığımda derin bir oksijen çektim içime, hala yeterli değildi, boğuluyordum. Herşey beni boğuyordu. Önüme doğru yanaşan siyah maserati ile duraksadım. Gözlerim kocaman oldu, bunun içindeki adam kocam olabilir miydi? Onunla karşılaşmamak için herşeyi yapardım, aniden arkamı dönüp koyabileceğim kadar hızlı koşmaya başladım, içeriye girdiğimde daha hızlı koşmaya başladım salona ulaşmak için. Aniden burkulan ayak bileğim ile yere yapıştım, kahretsin ayağımda topuklu vardı! Acilen kalkmalıydım. Zorlukla ayağa kalkıp topallayarak salona doğru yürümeye çalıştım. Kapıyı açtığımda derin bir nefes verip nikah masasına oturdum. Sıcak basmıştı, ama elim ayağım buz gibiydi. Ayak bileğim sızlıyordu, korkuyordum. Aniden kapanan ışıklar, yüreğimin ağzımdan çıkması için yeterli bir sebepti. Geliyorlardı. Geliyorlardı. GELİYORLARDI. Kapıda beliren 2 metre, kahverengi saçlı, ela gözlü, beyaz tenli ve nereden baksan kaslı bir adamla belirdi. Bu muydu kocam? Kalbim deli gibi atmaya başlarken gözlerimin karardığını hissettim, bayılacak gibiydim. Sakın, dedi iç sesim, her zaman olur ama şuan değil İnci Lâl, şuan olmaz. Derin bir nefes verdim. Gözlerimi kapattım. Yanıma birinin oturduğunu hissedince açmak zorunda kaldım. Evet, bu adamdı evleneceğim adam. Buydu. Yüz ifadesini inceledim. Onun da benden bir farkı yoktu ama bir ifade daha vardı gözlerinde, hayranlık. Bunun neden olduğunu sorgulayacak durumda değildim. Gözlerim kararıyor, ellerim titriyordu. Nikah memurunun konuşması ile gözlerimi masadan ayırıp nikah memuruna baktım. Klasik giriş konuşmasını yaptı ve tüm gözler bize döndü. "Sayın Altay Yıldırım, İnci Lâl Aydemir'i karınız olarak kabul ediyor musunuz?" Altay Yıldırım. Altay Yıldırım Altay Yıldırım. Altay, "evet" diye mırıldandı, sıra bendeydi ne yapacaktım? Kalbim arşa çıkmıştı. Anneme baktığımda onaylarcasına başını salladı.Hadi İnci, dedi iç sesim bitir şu işi. "Sayın İnci Lâl Aydemir, Altay Yıldırım'ı kocanız olarak kabul ediyor musunuz?" Derin bir nefes verdim, dişlerimi sıktım. "Evet."
Bölüm 2
DEĞER MASASI
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.