2024
Çağrıyı anılarından sıyıran şey çalan kapıydı
"gel asker" dedi çağrı gelenin kim olduğunu tahmin ediyordu
Gelen kişiyi görünce gülümsedi çağrı kendi oğlu gibi sevdiği onurdu gelen onur askeriyede ki bir askerdi onur çağrıya her konuda destek olurdu genç ama bilgili bir askerdi onur
"Komutanım" diye söze girdi onur
Çağrı onurun duruşundan birşeyler sormak istediğini anladı ve "sor asker" dedi
"Komutanım defterden bilgi çıkıp çıkmadığını soruyor" dedi soran kişinin adını almadan biliyordu komutanın onu sevmediğini
"Kim?" Diye sordu çağrı komutan
Onur kendi kendine söylemekte tereddüt etti ama kaçarı yoktu söyleyecekti
" Kıdemli Piyade yüzbaşı Barut Öztürk" dedi
Onur ve çağrı dişlerini sıktı sevmiyordu barut'u sevmemeklede yetinmiyordu nefret ediyordu ondan
Onur komutanına bakıp "ne söylememi istersiniz "Barut yüzbaşıya" dedi onurda sevmiyordu barut'u
"Yok"çağrı sonrada git işareti yaptı askerine
Saldeyesine oturdu ve ellerini masaya koydu ardından çekesini masanın üzerinde birleştirdiği ellerine dayadı
Gözleri masanın etrafındaki birşeye kaydı çağrının
Bir çerçeveye..
Çevremede genç güzeller güzeli bir kadın vardı ilk onu buldu gözleri gülümseyerek baktı çağrı sevdiği kadına
Sonra gözleri sevmediği bir detaya kaydı o çocuk onun için sadece bir detaydı yine dişlerini sıktı çağrı fotoğrafı alıp baktı ve
"Senden öleseye nefret ediyorum çocuk doğman bile bir hataydı" diyip elindeki çerçeveyi duvara fırlattı çağrı...

