Zehir'in bana yenge demesi ile iyice affaladım
"ne, ne yengesi" ya dedim zehire bakarak
zehirde aynı şekilde bana bakıyordu yüzünde anlamsız bir gülüş vardı ona dik dik baktığımı görünce "pardon doktor"
diyip biraz önce kendisine çektiği karayı kendisinden uzaklaştırmak için hahifçe itti ama kara piç sırıtışı ile kendisini iten zehir'in boynuna kollarını dolayıp kendisini zehire yasladıı
manyaktı bu çocuk cidden
Kara zehir'e bakarak "bebeğim" dedi cilveli cilveli
cidden o kadar iyi cilve yapıyordu ki kadın olsa bütün erkekleri elinde oynayacağı belliydi hepimimiz onları film gibi izlerken
kara zehire masum kedi bakışı attıp "nereye itiyorsun aşkım ya" dedi adata yürüyen cilve olarak
Zehir ona saşkınca bakıp "lan siktir git amına goyim" diyip tekrardan itti ama kara kollarını sıkıca zehire sarmıştı
"lan namusum var benim şerefsiz kara bırak beni" diye tekrardan itti zehir hepimimiz onlara gülüyorduk daha doğrusu ben ve beyza gülüyorduk aslında gülmeyip anırma evresine geçeli çok olmuştu
beyza onları işaret edip "ya çok tatlılar" dedi zarif sesiyle "dimi dimi" dedim bende hemen ardındamdan
üzerimizde bir bakış hissettim ve arkama baktım barut'un kahverengi gözleri "ciddi misin" diyordu
sesizce onu umursamadan sungur' a baktım oda bize aynı bakışı atıyordu niyeyese ciddileşme ihtiyaçı duydum ve gülmeyi kestim
beyza "noldu ya" dedi bana bakarak ardından arkaya bakınca anladı ve "özür dilerim komutanım" diyip benim yanıma sesizce çekildi
barut sert bakışlarını beyzayla benim üzerimden çekip karayla zehir'e çevirdi ve
"lan namusuz itler" diye seslendi
onlarsa barut"un sert bakışlarından hastanede tanıştığımız ilk günkü gibi benim arkama saklanarak kaçtılar aslında çok hoşuma gidiyordu bu tim bu kadar az bir zamanda hepsine ısınmıştım
barut karşıma geçip"sevdiler seni" dercersine baktı bense arkamı dönüp karayla zehir'e" yeter" diyerek vurdum
kara vuruşum ile ahlayıp geri çekildi zehir ise "korunmak için geldik pusu yedik ln" diyerek güldü
Pusu....
bu timin kurduğu pusu yüzünden boris komaya girmişti benim en yakın arkadaşım olan kişiyi bu hale getirenlerle ben nasıl bu kadar yakın olabilirdim kendime gelmem gerekiyordu onlar Türk askeriydi benim bizlerin en büyük düşmanlarıydı...
kendime gelip "eh devamlı gelirseniz yersiniz pusuyu" dedim umursamaz sesimle her ne kadar düşmanım olsalarda eğlenceli insanlardı bu konuda haklarını yiyemezdim.....
Bölümü nasıl buldunuz canlarım biliyorum kısa oldu ama bir önceki bölüm kendini tekrarladığı için kafam çok karıştı nerde ne vardı unuttum hemen 32. Bölümüde atıcam merak etmeyin

