İçeriğe geç

İhanet askeri

Bölüm 45 · 2 dk okuma

İhanet askeri

Bölüm 45

Beni yanına çekmesi ile "napıyorsun yüzbaşı" dedim

yüzündeki gülümseme maskesinin altından bile görünüyordu "karımı kendime çekiyorum" ne! Ne dedi o karım mı dedi

"ne!" Diye bağırdım Sungur misali

bu sefer kahkaha atıp" dün kocamın üzerine çıkıyorum diyip arsızlaşan mavişe noldu bebeğim" dedi

ah birde o vardı değil mi normelde sarhoş olmayan ben nasıl oluyorsa bir viskiyle sarhoş olmuştum acaba viskinin sarhoşluğu değilde yüzbaşı barut'un mu sarhoşu olmuştum.

Cidden iyice arsızlaşıyordum birden barut ayakta duran bedenimi kucağına çekti ellerini belimde gezdirdi ancak o benim kadar narin değildi hatta tam tersi büyük bir baskıyla gezdiriyordu ellerini ellerini gezdirirken kucağındaki beni iyice kendine çekiyordu

"barut" diye inledim sadece

erkeksi gülüşü ile "noldu dün üzerimde çok eğleniyordun karıcığım" diyip bu sefer elini kalçamın yakınlarına götürmeye başladı

normelde olsa ona karşı koyabilirdim ama koymak istemiyordum temastan nefret eden ben onun bu denli yakın temasından hiç rahatsız olmamıştım

Görev için çıktığımız yolda yaptığımız oyunlara bak bu kadar dikkatsiz bir asker nasıl yüzbaşı olmuştu?

Görevi mana edip bu teması kesebilirdim

"Yüzbaşı göreve geç kalmıyormuyuz?" Diye sordum uyarı dolu sesimle

Biraz düşündü ardından "o zaman sonra hesaplaşırız rus kızı" diyip göz kırptı

rus kızıymış ben sana Türk askeri diyormuydum

"Yüzbaşı ben yarı Türküm bana devamlı rus kızı demeyi kesermisiniz?" Diye sordum ancak soru sormak veya rica etmek gibi bir niyetim yoktu sesimdeki uyarıyıda anlamış olucak ki başını salladı

Ardından bakışlarını tam gözlerimin içine kaldırıp. "yola çıkıyoruz" dedi...

Uzun bir yolculuğun ardından izmire varmıştık barut'tan kısaca bilgi istemiştim tek söylediği iş adamı kılığındaki teröristin yaptığı işleri ifşalamak gibi birşey olduğunu söylemişti

"Elindeki zarftaki şeyleri çantana yerleştir" diyen barut'u kafamla onaylayıp zarfın içindekileri kucağıma döktüm ve çantama yerleştirdim

mesarati çığlık atarak durdu barut'a kızgın bakışlarımı çevirip

"yavaş olsana" dedim

"Tam tersi başka konularda hızlı olabilirim" diyip arabadan indi

gördüğüm kadarıyla oldukça büyük ve lüks bir otel tam karşımızdaydı

demek ki görev için böyle yerlere bile giriyorlar vay be diye geçirdim içimden

ve hemen ardından bende indim ve beyaz çantamdaki lüks gözlüğümü taktım buraya en kolay ayak uydurmak kişi tabiki bendim.

Bütün tim hemen hemen buradaydı her birimiz farklı rollerle otele giriş yapıcaktık

Vale barut'tan arabanın anahtarını aldı ve bizde otelin içine girdik dışı gibi içimide bir o kadar büyük ve lükstü hatta bazı yerler altın rengi ile süslenmişti

Resapsiyon'a vardığımızda barut "alya Atay, baran Atay" demekki kod adı barandı...

Bölüm sonu

5 yorum