Telefonumu elime alıp merak ve endişeyle açtım gözlerim ilk önce ister istemez saate kaydı
Saat 23:13'tü bu dahada endişelenmeme sebep oluyordu
Gelen mesajı açtım ilk bir kaç mesaj birde bir fotoğraf onun ardındanda bir ses kaydı vardı
'geç kaldın bakmak için' :bilinmeyen
'bekletilmeyi sevmem Adriel' :bilinmeyen
Hızlıca attığı fotoğraf'a baktım. Fotoğrafta gördüğüm oydu
Yatakta yatan boris'ti bu manyak örgütten birisimiydi bu kadar ileri gidip borisin yanına başka nasıl gelebilirdi ki ses kaydını açmak için kulaklıklarımı aldım hızlıca takıp sesi açtım
'nasıl en değerlin' diyip gülüyordu ses ardından yürüme ve kapı açma sesi geldi
'şimdi duydukların seni çok mutlu edecek' yine güldü
Ardından bir inleme sesi geldi acı dolu bir inleme...
O acı dolu ses boris'e aitti
Olduğum yerde delirmek üzeydim ancak yanımda barut olduğu için hiç birşey yapamıyordum
Sadece çenemi dişlerimi kırarcasına sıkıyordum
O acı dolu ses bir müddet devam etti ardından bir yumruk sesi gibi birşey duyuldu ve borisin inlemeleri arttı
Şerefsiz benim en yakın dostuma orda işkence ediyordu ancak bu siktiğmin örgütü bir bok yapmıyordu kimse mi fark etmiyordu
Yürüdü kapıyı kapattı ve güldü
'bu daha uyarı jones' diyip yüksek sesle kahkaha attı
Olduğum yerde sakinleşmeye çalıştım ama başaramıyordum barut'un gözleri ara sıra bana değiyor ama hiç birşey demiyordu
Benimde ona baktığımı görünce
"Noldu?" Diye sordu hiç dercersine omzumu silktim
Biraz daha inceleyip yola döndü fazla kalabalık olmayan otoyolda Maseratiyi hızlandırdı ve ormanın içindeki bir toprak yola girdi
Arabayı sesiz ağaçlık bir yerde durdup arabadan indi arkaya kapıya doğru gidip bir poşeti aldı tekrardan sürücü koltuğuna oturdu kapıyı kappatmadan elindeki poşetten aldığımız bir tane viski şişesini aldı kapağını açıp bir kaç yudum aldı viskiden
Ardından bana bakıp poşeti uzattı
"İçiyormusun?" Diye sordu
Kafamı sallayıp bende başka bir viski şişesini açıp içtim
O gözlerini bana kitleyip beni dikkatle inceliyordu
Telefonu eline alıp birşeyler yaptı ardından arabayı müzik sesi doldurdu
Müzik sesi uzamadan şarkı başladı viskimi yudumlayarak dinlemeye başladım
"Seni ilk gördüğümde, sevdim nedensizce"
Diye başladı bir adamın seslendirdiği şarkı oldukça güzel bir şarkıya benziyordu
Beklemediğim bir şekilde barut şarkıya eşlik etmeye başladı
"Gözlerin ay gibiydi parlardı gecelerde saçların rüzgâdı" diye ağır ağır eşik etti
"Edersin tenimde"
"Görsem yüzünü, tutsam elini, bırakmam ki daha"
Sesinde yoğun bir hüzün vardı barutun
Sesi konuşurken bile çok güzel olan barut'un sesi şarkı söylerken ayrı bir güzeldi
Eşlik etmeyi bıraktı ve viskisini derin düşünceler eşliğinde içti yüzbaşı
"Sesin güzelmiş barut" diye mırıldandım
Bakışlarını gözlerime çevirdi baktı ve hiç birşey demedi bitirdiği viskisini bırakıp
Arabayı biraz yatırıp gözleri kapalı bir şekilde camdan ormanı izledi
Bu hali oldukça garibime gidiyordu nolmuştu o asabi, alaylı komutana
Aramızda duran telefonu aldım şarkıyı değiştirdim bana bakmaya başladığı sırada demet akalının sesi arabayı doldurdu
Çok geçmeden şarkının sevdiğim kısmına gelince bende eşlik etmeye başladım
"Şimdi gelene geçene sor sen"
"Üzüle üzüle Aşkım nerde, nerde" diyip gülmeye başladım büyük bir ihtimalle viski birazcık çakır keyif olmama sebep olmuştu
Yüzbaşına doğru dönüp gülerek şarkıya biraz daha eşlik edip yüzbaşının üzerine doğru eğildim üzerine eğilmemde bana yeterli gelmeyince dudağımı büzüp kendi koltuğuma tutunup bir bacağımı yüzbaşına attım
Ardından yüzbaşının olduğu koltuğa geçtim ve artık onun omuzlarından tutunuyordum yüzbaşı şaşkın gözlerle daha napabileceğime bakıyordu öyle bir yakındık ki kendimi bıraksam barut'un kucağına düşcektim
Kucağına bakıp acaba nasıldır diye düşündüm ve alt dudağımı emip barut'un boynunu iki elimle nazikçe kavrayıp kendimi yavaş yavaş kucağına bıraktım
Barut anlam veremez şekilde beni incelıyordu incelemeyi kesip
"Napmaya çalışıyorsun" diye sordu sesi hırıltılı çıkmıştı büyük bir ihtimalle şuan üzerinde olmam onu zorluyor olmalıydı
"Kocamın üzerine oturuyorum" diyip kıpardandım
Boynunu geriye attı ve aynı ellerimi ensinde gezdidim
"Sikeyim Adriel napıyorsun" sesi dahada hırıltılı çıktı


