Daha fazla uzatmayıp oturup telefonuyla uğraşan barut'a göz devirip
"Sağol ya çok iyi sahip çıkıyorsun bana" dedim
Sabır dileyen gözlerle "koskaca kadınsın çocuk gibi davranalım istiyorsan ben yapmam ama sungur iyi baba olur sana" dalga geçer gibi bir sesle konuştu
Baba demesiyle içimi büyük bir hüzün sardı babamı bu yaşıma kadar hiç tanıyamamıştım bir fotoğrafı bile yoktu bakabileceğim annemi hayal hayal hatırlıyordum teyzem fotoğraflarını küçükken hep göstermişti
Bir daha sesimi çıkarmadan tekerlikli sandelyeden kalmayı denedim, aniden kalkışım yüzünden başım döndü ve yere düşüyordum bu sefer bedenimi tutan kişi barut'tu
Aklıma rüyam geldi ağaçtan düştüğüm o rüya barut'un beni tutan kolunu tuttum kendime gelmek için biraz kendime zaman verdikten sonra
"Tutmana gerek yoktu barut" dedim kafam aşağı eğikti
"Barut değil komutan ve gerek var doktor"
Sesi bu defa yumuşak çıkıyordu
"Gerek yok artık bırakabilirsin" dedim ama bırakmasını hiç istemiyordum
"Hayır iyi olduğundan emin olayım bana lazımsın sonuçta" lazım olmasam tutmıcaktı yani adi herif
Kendim hızlıca ondan çekilip yavaş adımlarla yürümeye başladım tam o sırada bu tarafa doğru gelen Sungur beni görüp yanıma koştu
"Bir rahat duramıyor ya çocuk gibisin" diye söylenip kolumu tutup barut'un olduğu yöne çevirdi hiç ısrar etmeye çalışmadım çünkü sungur'a laf anlatmak oldukça zordu
Sungur beni tekerlekli sandelye'ye otturdu ve hastaneye geri yöneldik hastaneye doğru giderken barut'un telefonu çaldı karşı tarafı dinledikten sonra
"Emredersiniz komutanım" diyip telefon kapanınca sungura dönüp
"Orhan kamutanım gelmiş" dedi
Sungur kafasını sallamakla yetindi ve ilermeye devam ettik
Asansöre binip mert Bey'in olduğu kata çıktık
Çok geçmeden asansör durunca inip başhekim mert Bey'in odasına doğru yürüyüp girdik
Koltukta saçlarının bazı yerlerine aklar düşmüş bir komutan oturuyordu sungur ve barut hemen asker duruşu ve selamı verip
" Kıdemli Teğmen sungur emredin komutanım" dedi sungur gür bir sesle karşımızdaki komutan kafa sallayıp gülümsedi
"Kıdemli piyade yüzbaşı barut emredin komutanım"
Dedi demek yüzbaşıydı
Karşımızdaki komutan ayağa gülümseyerek kalkıp rahat çocuklar dedi sungur ve barut aynı anda rahat komutuna geçtiler
Komutan bana yanaşıp
"adın ne kızım" dedi gülümseyerek
Aynı şekilde gülümseyip "Adriel Jones" dedim
Bunu dememle sanki ters birşey olmuş gibi bakmaya başladı ve gülümsemesi soldu....

