LİLİ HEMEN İÇERİ DALDI.
-Berry! Selammm!
-Hoşgeldinn. Seni o kadar özledim ki anlatamam. Çabuk gel otur!
-Dur ellerimi yıkayayım. Sana anlatacaklarım var.
-Benimde sana.
LİLİ ELLERİNİ YIKAMAYA GİTTİ.
*3 DAKİKA SONRA*
-Berry, takside gelirken taksici çok garip davranıyordu. Sanırım turist olduğum için benden fazla para almaya çalıştı. Ama yapamadı! 2 Won iken taksi fiyatı 120 Won dedi.
-OHA!
-Kore'nin insanı bir garip.
-Haklısın Lili. Benim de sana anlatacaklarım var.
-Anlat anlat. (Gelde gönlüme bunu anlat.)
-SM şirketini Google'da ve YouTube'da aradım. Sulli'nin orada öldüğünü biliyor muydun?
-NE?! SULLİ SM'DEMİ ÖLMÜŞ? İntihar etmemiş miydi?
-Etmemişte olabilir.
-Off o değilde şu Kore'de bir yer varmış her yemek satılıyormuş. Hatta yemeği orada yiyorlarmış. Oraya mı gitsek?
-Ben çok kez gittim. Tekrar gidebilirim! Bavullarını odama koy gelince yerleştiririz.
-Tamamm.
MARKETE GİTMEK İÇİN YOLA KOYULDULAR. YOL BİRAZ UZUNDU. YOLDA GİDERKEN BİRİSİNİ GÖRÜRLER. TANIDIK BİRİSİNİ... MERYEM CAN DEĞİL, SM ŞİRKETİNİN PATRONUYDU BU! YÜZÜNDE KAN LEKELERİ VARDI...
-Lili! Bak benim patronum! Uzaklaşmalıyız. Bekle, o kanlar da neyin nesi?
-Bize doğru bakıyor...
-Cebindekini görüyor musun?
-Yeni çıkan bıçak telefon kılıfları mı?
-HAYIR! BIÇAK! GERÇEK BIÇAK! İMDAAAAAT!
-NEDEN BAĞIRDIN! BAĞIRMAMALIYDIN!
-BİZE DOĞRU YAKLAŞIYOR...
-Tenhadan uzaklaşalım. Şurada bir festivalimsi bir yer var. Orası çok kalabalık. Oraya gidelim! BERRY KOŞ! YAKLAŞIYOR.
-KOŞUYORUM.
S M ŞİRKETİNİN PATRONU (KISACA PATRON) ONLARIN TENHADAN UZAKLAŞTIĞINI ANLADI VE BİR SÜRE ORADA SAKLANIP BEKLEDİ...