İçeriğe geç

İçinden Ağla

Bölüm 1 · 6 dk okuma

İçinden Ağla

Bölüm 1

Hayatımı mahveden insanla tanışıyorum

20. Yaşım

Hayatımın çok kötü gittiğini düşünürdüm. Annem ile babamı daha görmeden bir trafik kazasında vefat etmişler. Kaldığım yurdun müdürü dedi bana akrabalarım hiçbiri istememiş beni bu yüzden bırakmışlar beni yetimhaneye.

Bu zamana kadar okul hayatımda çok kötü geçti ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu ta ki 4 Kasım günü kaldığım yurdun hemen yanındaki parka gidene kadar...

Bankta tek başıma oturuyordum yalnız olmayı seviyorum aslında bu yüzden yurttaki hiçbir kızla konuşmadım sadece melek ile aramız iyiydi.

Ben parkta yalnız başıma oturuyordum sonra bir anda yanıma biri yaklaşmaya başladı sanırım 1.75 boylarında yeşil gözlüydü ve simsiyah giyinmişti yüz hatları fazla belirgin değildi zaten hava bulutluydu yüzünü fazla göremedim

İlk başta pek aldırış etmedim ama sürekli bana bakıyordu sanki beni birine benzetmişti de öyle bir şekilde bana bakıyordu

sonra bir anda gelip yanıma oturdu ve bana ;

"Ben buralara biraz yabancıyım ve sanırım kayboldum telefonumun şarjı bitti aileme ulaşamıyorum tek bildiğim şey ise 21 Mart caddesinde oturdukları ve ben orayı pek bilmiyorum bana yeri tarif eder misiniz?"

Bir an onun yüzüne odaklanmıştım gözlerinin yeşili beni çok etkilemişti ve sonra bir anda sorduğu soruyu hatırladım

"aslında orayı bende pek bilmiyorum ama isterseniz beraber gideriz ve birilerine sora sora buluruz hem bende gezmiş olurum biraz ne dersiniz ?"

Bir an bile düşünmeden

"tamam gidelim o zaman " dedi ve benim kahve gözlerime öyle bir şekilde bakıyordu ki yanaklarımın kızardığını ayağa kalktığımız anda yüzüme çarpan o soğuk hava sayesinde anladım.

Yürümeye başladık ve sanırım yolu biliyordum ve yolu uzatmaya karar verdim çünkü onun yanında olmak iyi hissettirmişti bana ama ondan hoşlanmaya başladığımı fark ettim onun yeşil gözlerine bakarken karnımda kelebekler uçuşuyordu adeta ve yaklaşık 5 dakika boyunca öyle sessiz bir şekilde yürüdük ve bir anda ona şunu sordum "adınız neydi acaba ?" Adını söylediğini anda aklımdan bir daha asla çıkmayacak olduğunu biliyordum "Ben Murat sizin adınız neydi hanımefendi?" Bana hanımefendi deyişi baya hoşuma gitmişti gülümseyerek "Bende Melisa tanıştığımıza memnun oldum." Yine sessizlik oldu ve bu sefer konuşmayı başlatan Murat oldu "istersen benimle gelmeye bilirsin ben bir şekilde bulurdum ailen seni merak eder sonra" dedi ve boğazım bir anda düğümlendi benim bir ailem yoktu

" Ailem ben bebekken vefat etti " dedim ama bunu kabullenmiştim artık fazla zoruna gitmiyordu bir ailemin olmaması.

"Özür dilerim Melisa ben, ben bilmiyordum kusura bakma başın sağolsun"

"Önemli değil" dedim o yeşil gözlerine bakarak

"alıştım ben artık bir ailemin olmaması ne kadar zoruma gitse de insan bir zamandan sonra alışıyor ve ben alıştım artık özür dilemene gerek yoktu" dedim ve o yeşil gözlerine bakmayı bıraktım ve bir kafeye doğru geldiğimizi fark ettim " Murat bu konuyu kapatalım istersen hemen şurada bir kafe var oraya bir soralım ne dersin" dedim ama hâlâ benim gözlerimin içine özür dilermişcesine bakmaya devam ediyordu "olur gidip bir soralım hem hava baya soğuk bir kahve de içmiş oluruz ne dersin ben ısmarlayacam sana benim için bu soğukta evimi bulmaya yardım ediyorsun bir teşekkür borcum olarak sayarsın" yola bakmayı kestim ve durdum bir anda ve benden baya uzun olduğunu fark ettim ve o yeşil gozlerine bakıp gülümseyerek "tamam olur" dedim ve o da bana bakıp gülümsüyordu artık.

Biraz daha yürüdük ve kafenin kapısının önünde vardığımız anda bir anda önüme geçti ve benim için kapıyı açtı ve bende tebessüm ederek

"çok naziksin teşekkür ederim " dedim. Bir anda kafamın içinde yine o düşünceler geldi

Acaba babamda anneme böyle iyi davranır mıydı ?

onu güldürmek için elinden geleni yapar mıydı ?

acaba nasıl tanışmışlardı ?

Bu düşünceleri kafamdan uzaklaştırmaya çalıştım ve Muratla birlikte kafenin içine girdik.

İçerisi baya sıcaktı hemen kasiyerin yanına gittik ve Murat "iki tane kahve alabilir miyiz ben ve şu güzel hanımefendi için" gülümseyerek bana baktı ve " kahvenizi nasıl içersiniz hanımefendi" dedi bana fark etmişti hanımefendi kelimesinin beni mutlu ettiğini ve bilerek böyle yapıyordu.

Bende ona doğru gülümsedim ve kasiyer kıza "kahvem şekerli olursa sevinirim" dedim Murat ise "aynısından bende istiyorum" dedi kasiyer kıza

" kahvenizi hemen hazırlıyorum isterseniz hemen yanınızdaki masaya geçebilirsiniz" dedi kasiyer kız

Bize denileni yaptık ve masaya oturduk hâlâ gülümsüyorduk birbirimize ben tam otururken hemen önüme geçti ve bu sefer sandelyemi çekti geriye doğru bende

"gerçekten çok nazik ve düşüncelisin teşekkür ederim "

Murat bana bakıp içten bir gülümseme ile "ne demek sizin gibi bir hanımefendiye böyle davranmak benimde hoşuma gidiyor "dedi

İkimizde masaya oturmuştuk artık ve garson bize kahvelerimizi getirdi.

Murat bir anda gülümsemeyi kesti ve gözlerimin içine bakmaya başladı neden böyle yaptığını merak ettim "neden öyle bakıyorsun bana belli ki sormak istediğin bir şey var "

"Gözlerimin içine bakarak ne sormak istediğimi anlamış olmalısın " dedi

Aslında ne sormak istediğini anlamıştım bana nerde kaldığımı soracaktı.

" ne sormak istediğini kendin söylersen daha iyi olur öyle değil mi ?"

"Evet haklısın. Bana bir ailem yok demiştin galiba bir yetimhane de kalıyorsun anladığım kadarıyla"

Bir an duraksadım konuyu kapatmasını söylemiştim ama belli ki inatçı biri bende tatmin olması için " evet benim bir ailem yok ve yetimhanede kalıyorum ve kaldığım yetimhanenin müdürü ise benim annem ile babam trafik kazasında vefat etmiş olduğunu bir tane bile akrabam beni yanında istememiş çocukluğum çok zor geçti psikolojim tamamen alt üst olmuştu okul hayatımda kötü geçti zaten " dedim

O tatlı yeşil gözleriyle bana öyle bir şefkatle baktı ki gözlerimin doldu bir anda eski günlerimi hatırlamaya başladım. Sonra yaklaşık iki dakika boyunca ikimiz de konuşmadık gözlerimi sildim ağlamak istemiyordum artık ve bir anda aramızdaki sessizliği bozarak bana "benim sana yardım etmemi ister misin nerdeyse aynı hayatlarımız var gibi

aslında bende senin gibiyim babam ben 9. Sınıfa giderken vefat etmişti aldığı yüksek doz uyuşturucudan dolayı ve bende annemle kalıyorum kendisi su an kalp hastası bir zaman kadar akrabalarımızın yanında kaldık ama onlarda bizi istemedi anneme bakmak istemiyorlardı artık bende bunu kabullenemedim başka şehire taşındık yani buraya geldik annemle ve bende buraları fazla bilmiyorum " dedi bana

"Baban için olanlardan üzgünüm " dedim ama lafımı kesti hemen

"o adam iyi ki ölmüş yoksa ben öldürecektim onu " dedi benimle olan göz temasını bozarak nefret dolu bakışlarıyla dışarıya baktı.

kahvelerimiz bitmek üzereydi hava kararmaya başlamıştı artık " istersen yolda konuşuruz bu konuları hava baya karardı ve karanlık çökmeden evini bulsak iyi olucak" Muratta havanın karardığını fark etmiş olacak ki hemen ayağı kalktı ve " hadi gidelim o zaman" dedi ve kahve parasını ödeyerek çıktık kafeden hava kararmıştı artık sokak lambaları açılmaya başlamıştı bile yolda yürümeye devam ettik Murat bir anda konudan bağımsız bir şekilde

"Bana numaranı verebilir misin " dedi bende şaşkın bir şekilde ona baktım ve bir anda afallayarak "üzgünüm senin anlattıkların baya üzdü beni ve ben sana yardım etmek istiyorum tabi istersen" bende zaten Muratla sürekli görüşmek istiyorum beni baya etkilemişti ve hâlâ karnımda kasılmalar oluyordu teklifini tabi ki de kabul edicektim

"olur tabi ki yanlış anlamadım ben seni merak etme"dedim gülümseyerek ve devam ettirdim "ikimiz de bir yandan aynı yollardan geçmişiz ikimiz de birbirimize iyi geleceğinden eminim" sonra o karanlıkta yolun ortasında durdum ve bana telefon numarasını söylemesini istedim tam numarayı kayıt edecektim ki bir anda bir korna sesi ile ve Murat'ın Melisa diye bağırış seslerinden kendimi metrelerce havada sürüklendiğimi hissettim ve kafamı yere çarptım Murat'ın koşarak yanıma geldiğini ve korkudan titrediğini fark ettim ve yanaklarıma dokunuyordu ve gözlerimi açmaya çalışıyordu.

" Aman tanrım Melisa iyi misin nolur nolur gözlerini kapatma nolur Melisa uyanık kalmaya çalış Melisa lütfen bana bak Melisa ! " Diye bağırdığını duydum ve sanırım bir araba çarpmıştı bana ve Muratta o şoföre hayatımda hiç duymadığım küfürleri savurmaya başladı ve gözlerim kapandı...

Birinci bölüm böyleydi ikinci bölümü birkaç güne paylaşmış olurum

Sevgilerimle...

Bölüm sonu

3 yorum