Aşağıdayız. Kenarda köşede boş bir yer bakıyorum. Bir tane görünce işaret ediyorum
“Candy! Bir tane buldum! Hadi gidelim!”
Ben bunu dedikten sonra Elizabeth yanımıza koşuyor. Elinde kantinden yeni alınmış bir şişe var gibi.Elizabeth yanımıza gelince Evan yine göz deviriyor.
“Yeni su almana gerek var mıydı? Kendi suyun yok muydu?”
“Evde unutmuşum işte yüzüme vurma! Hem bu kendime su almak içinde bahane oldu. Hem senin suyun yok muydu? Seninki ile oynasaydık!”
“Ben su içmiyorum ki? Yanımda neden su getireyim?”
Candy ile biraz daha susarsak kavga çıkacağının farkına vardık. Ben tam konuşacakken Candy atladı.
“Hey! Kavga etmeyin birşey yapmaya çalışıyoruz şurda!”
Evan öfleyip püfleyip yere oturuyor
“Hızlı bitirelim döndürüyorum”
Şişe dönüyor. Neden bu kadar gerginim? Neyimin öğrenilmesinden korkuyorum? Tek korktuğum şeyin Candynin gerçek hayatımı öğrenmesi.
Şişe Candy ile Evanın önünde duruyor. Candy soruyor Evan cevaplıyor. Candy ellerini ovuşturup soruyor.
“Doğruluk mu cesaret mi? Sana çok zor sorular düşündüm!”
“Cesaret seçecek kadar salak değilim. Doğruluk”
“Ama en fazla ard arda 2 kere doğruluk seçebileceğini unutma!”
“Off boş yapmada sorunu sor artık!”
Elizabeth kıkırdıyor. Bende ona uyup gülüyormuş gibi yapıyorum. Evan ile Elizabeth galiba cidden güldüğümü sandı. Ama Candy bana bakıp güldü. Ne garip bi gün bu böyle? Başıma daha neler gelebilir?