O gün belkide benim için en önemli günlerden biriydi, 18'nci doğum günümdü! Nihayet benimde özel gücüm ortaya çıkacaktı. Bunun için her ne kadar mutlu olsamda bir yandan korkuyordum, aklımda bin bir türlü sorular vardı. "ya güçsüz biri olursam, ya sınavlarda ölürsem, ya köle olursam ah lanet olsun! Ölmeyi tercih ederim" diye aklımdaki düşünceler beynimin içinde adeta savaş geçiriyorlardı.
Zilin titiz sesiyle yataktan fırladım ve odadan çıkıp kapıya doğru gittim, kapıyı açtığımda karşımdaki en yakın arkadaşım Kendy'den başkası değildi. Elinde büyük bir hediye kutusuyla içeri girdi ve kutuyu masaya bırarak sevinçli bir şekilde üstüme atladı ve sıkıca sarıldı. Kendy benden sadece bir ay büyüktü bu yüzden sınava benimle birlikte katılmayı bekliyordu. Onun gücü çoktan ortaya çıksada kullanmıyor ayrıca kimseye bundan bahsetmiyordu. Bende fikrine saygı duyuyordum elbette.
Doğum günü partisi polislerin komşuların fazla sesten şikayet olma şikayetleri üzerine evi basmasıyla sonlanmıştı. Herkes evlerine dağılırken ben odama doğru gittim ve kapıyı kapatıp kilitledim. Muhtemelen gücüm uyandığımda kullanılır hale gelmiş olacaktı, yatağıma yattım ve bir süre gücümün ne olacağını düşündükten sonra uykunun tatlı kollarına kendimi bıraktım.
Sabah olduğunda adeta lazer tutulmuş gibi güneşin kör edici ışığı gözlerimi rahatsız ediyordu. İstemsiz bir şekilde gözlerimi araladım ve zar zor oturur pozisyona geldim, yanımdaki aynaya baktığımda yüzümde birkaç kırmızı benek olduğunu fark ettim. Yataktan kalktım ve aynanın karşısına geçip izleri inceledim,izlerden hiçbir şey anlamamıştım. Hızlıca gücümü öğrenmek için güç ustası eski soylu dedemin yanına gittim.
Dedem bana gücümün "Üstün refleks" olduğunu söylemişti. İçimden "bu ne saçma bir güç lan başka güç mü kalmadı anasını" diye geçirdim ve Kendy'i arayarak olanları anlattım. O bu olanlara benden çok sevinmişti belkide güzel bir güçtür diye düşündüm ama bir tarafım bu güç neyime yarıyacak? Diyordu.
Artık sınava girebilirdik Kendy'le buluştuk, ikimizde sınava girme zamanımız geldiğini biliyorduk. Sınav için seçme bölgesine gittik ve bir bölge seçmek için biraz göz gezdirdik. Dikkatimi bir tablo çekti tablonun yakınına gittim ve ne yazdığına baktım. Tabloda:
BİLGİLENDİRME
bölgeler A= kolay
C=orta
D=zor
S=ölümcül
olmak üzere dörde ayrılır, her bölge zorluğuna göre puan kazandırır.bölgede sağ kalan kişiye göre puan artabilir.
yazıyordur. Biraz düşündükten sonra başlangıç olarak C seviye bir bölge seçmeye karar verdik ve C seviye ormanlık bir alan seçertik. Sınav yarın öğle saatlerinde başlıyacaktır ve kişilerin sabah gelmesi gerekmektedir. Biraz gezmeye karar verdik ve sohbet ederken saat su gibi geçip gitmekteydi akşam olduğunda yarın görüşmek üzere vedalaştık ve ayrıldık.
Sabah olduğunda 20 cevapsız aramayla yerimden fırladım ve telefonuma baktım. Başlama vaktine az kaldığını gördüm ve " lanet olsun geç kalırsam biterim!" diye haykırarak yataktan çıkıp aynaya baktım uzun saçlarımın darma dağan olduğunu gördüm ve hemen saçlarımı düzeltip üstümü giydim. Dünden hazırladığıö çantayı omzuma takarak evden fırladım. Neyseki tam vaktinde yetişmiştim, etrafta Kendy'i aradım gözlerimle. Bulunca nefes nefese yanına gittim ve oturup soluklanmaya başladım.
- Nerdesin be kızım, kaç kez aradım seni? Telefonlarına cevap vermiyince bir şey oldu sandım. Biraz daha gelmeseydin ben yanına gelecektim.
- Görmemişim, yani uyuya kalmışımda diyebiliriz. Yetişmek için ciğerimi patlattım resmen, neyseki yetiştim.
dedim ve etrafı süzmeye başladım. Koşarak geldiğim için tam fark etmemiştim ama baya büyük bir yere gelmişlerdi, önlerinde bulutlara kadar yükselen bir duvar ve heybetli büs büyük zincirlerle kilitlenmiş bir kapı vardı. Anlaşılan sınav bölgesi buraydı. Buraya girmek için sabırsızlanırken sabırsızlanırken bir düdük sesiyle irkildik. Düdüğü çalan kişi siyah saçlı beyaz önlüklü bir adamdı. Adam herkesi birkaç saniye süzdükten sonra konuşmaya başladı.
- Şuandan itibaren sınavınız başlıyacaktır, bu sınavlar sizin gelecekteki hayatınızı belirliyecektir. Ya ölün ya da kazanın!
diye haykırdı ve heybetli kapı açıldı. Meraklı gözlerle içeriye baktım, yaklaşık onlarda dahil 15 kişilerdi ve hepsi içeri girince kapı kapanıp kilitlendi. Başı boş patika yolu takip ediyorduk, önümüzden biri bizi durdurdu ve öksürerek boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.
- Öncelikle ben Ajin tanıştığımıza memnun oldum. Burası C seviye bir bölge bu yüzden çok zorlanmıyacağızdır fakat hepimiz güçlerimzde daha yeniyiz. Bu yüzden dikkatli olup gece için bir bölge bulalım.
dedi, bu hepimiz için mantıklıydı bu yüzden onayladık ve tüm geceye kadar etrafı araştırmaya başladık. Saat 09.00 - 09.30 civarı hava kararmışken yıkık dökük ama bize yeticek bir ev bulmuştuk. Geceyi burda geçirmeye karar verdik ve içeriye girdik. Her odada 3 kişi kalıcaktı, bizim odamızda ben, Kendy ve Amon isimli gözlüklü, 1.85 boylarında, beyaz saçlı, konuşmaktan pek hoşlanmayam biri kalacaltık. Geceye kadar biraz sohbet ettik tabi Amon pek bize katılmadı. Gece oluncs yataklarımıza girdik ve uyuduk.
Sabah bir çığlık sesiyle uyandık ve hemen yataktan kalkıp ne olduğunu görmek için odadan çıktık, herkes karşı odaya girmişti bu yüzden pek bir şey göremiyorduk. Kalabalığı içine girdim ve ileriye doğru ilerledim. Yerde kanlar içinde ölmüş birisi vardı, şok içinde kalmıştım. "Daha ilk günden bir ölümü, olamaz!" diye düşünürken Kendy'e endişeli gözlerle baktım.
Devam edicek..














