İçeriğe geç

İçimizde Kalanlar

Bölüm 1 · 7 dk okuma

İçimizde Kalanlar

Bölüm 1

1.Bölüm: İlk Adım

Uykumun en güzel yerinde mükemmel bir rüyanın ortasındaydım. Her şey çok iyiydi ta ki Eslem bir anda bağıra bağıra şarkı söyleme başladı. Daha güneş bile doğmamıştı resmen. Zorlukla yatakta doğruldum. Eslem duştan yeni çıkmıştı.

Elindeki tarağını mikrofonmuş gibi tutuyor bir andan şarkı söylüyor bir andan da okul için hazırlanıyordu.

Eslemle aynı okulda ve aynı yurtta kalıyorduk. Okuduğumuz okul ülkenin en iyi okulları arasında olduğundan okula girebilmek çok zordu. Bu okulda okumak için ya başarılı ya zengin ya da bir spor dalında çok iyi olmanız lazım.

Çünkü okulun tek amacı mükemmeliyetçiliğini korumak ve harika bir imaj çizmek. Eslem’in ailesi çok zengin olduğundan yaptıkları yüklü bağışlar sayesinde Eslem kolayca okuldan kabul almıştı. Bizim maddi durumumuz da kötü değildi ama bir okul için saçma sapan miktarlar ödeyecek kadarda varlıklı değildik. Bu yüzden bende okula girebilmek için her yıl yaptıkları çok aşamalı bir sınava girdim ve bursu kazanmayı başardım, bu sayede Eslemle aynı okulda okuyabildik.

Bizimle bu okula gelen bir diğer isimde Aras’tı. Aras benim çocukluk arkadaşımdı ve ailelerimiz bizden bile daha yakındılar. Biz Eslemle çok sık görüşmeye başladığımızda Aras'ı da ekmemek için onu da çağırıyordum bir süre sonra Aras ve Eslem birbirleriyle anlaşmaya başlamışlardı. İlk başlarda araları baya kötüydü ve birbirlerinden nefret ettiklerini düşünüyordum ama şu an araları gayet iyiydi.

Aras normalde bu okula gelmek istemiyordu fakat benim bu okulun bursunu kazanmam ve Eslem’in de bu okula gelmesinden dolayı Aras’ta bizimle birlikte okumak için bu okula yazılmıştı.

Aras çok başarılı değildi ve ailesinin okula bu kadar fazla para harcamalarını istemiyordu.

Kendisi zaten çok başarılı bir basketbol oyuncusu olduğu ve çok iyi bir alt yapıda oynadığı için kolayca okulun basketbol takımına girmeyi başarmıştı. Siyah dalgalı saçları ve mavi gözleriyle herkesin ilgisini çeken bir tipi vardı. Eslem uyandığımı fark edip şarkı söylemeyi bırakmadan yanıma geldi.

“Günaydın güzellik, her zamanki gibi mükemmel bir sabah dimii” diye bağırarak konuşmaya başladı. Uykulu gözlerimle Eslem’e bakıp kıkırdadım, neredeyse her sabah böyle uyanıyorduk. Çünkü Eslem Hanım okul yurdunda kalmamıza ve okulla yurdumuzun arasının 10 dk olmasına rağmen kahvaltıdan iki saat önce kalkıyor ve biz her seferinde buna rağmen geç kalıyorduk.

Yataktan kalktım ve banyoya gitmeden önce aynanın önünde durup fotoğraf çekmeye çalışan Eslem’in saçlarını karıştırıp koşarak banyoya kaçtım, beni erken uyandırdığı için bugün cezalıydı.

“Deniz sen bir çık o tuvaletten bak sana ne yapıyorum! Ben bu saçı yapmak için kaç saat harcadım haberin var mı? “Diye bağırmaya başladı. Onunla uğraşmayı seviyordum, Aras’la bir araya geldiklerinde uğraşılan sürekli ben oluyordum, o yüzden yalnız kaldığımızda bu fırsatları kaçıramazdım.

Gülerek lavabonun önüne geldim, erken kalkmak hiç benlik değildi, Eslemle kalmasam okul başlamadan on dakika önce kalkar ve okula öyle giderdim. Çünkü ağır bir yeme bozukluğum vardı ve çoğu şeyi yiyemiyordum. Örneğin kahvaltıda çıkan yemeklerin hiçbirini yiyemiyordum. Kahvaltılık, yumurta, ya da onun gibi şeyleri midem asla almıyordu. Genelde kahvaltıda sürekli haşlanmış yumurta çıktığı içinde sadece Aras ve Eslem’in yanında olmak için kahvaltıya iniyordum. Elimi yüzümü yıkayıp, kişisel ihtiyaçlarımı giderdikten sonra lavabodan çıktım.

Eslem şarkı söylemeyi bırakmış hararetli bir şekilde biriyle mesajlaşıyordu, muhtemelen sevgilisi Arda ile konuşuyordu, ikisi lisenin başlarında sevgili olmuşlardı. Klasik bir liseli çiftlerdi ama birbirlerini gerçekten seviyorlardı. Birkaç gündür aralarında bir sorun olduğunu biliyordum. Eslem bana her şeyi anlatırdı ve aralarındaki sorunu da anlatmıştı, kıskançlıktan çıkan ufak bir problem gibi görmüştüm. İki yıldır sevgili oldukları için kavgalarının çok uzun sürmeyeceğini biliyordum, o yüzden rahattım.

“Yine mi kavga ediyorsunuz siz, bu yılki kavga kotanız çoktan dolmadı mı sizin ya?” dedim yanına giderek. İkisi neredeyse hiç kavga etmezlerdi, arada atışırlardı o kadar. Eslem başını kaldırdı ve sinirli olduğunu fark ettim.

“Merkür Retro'suna dikkat etmesini söylemiştim beni dinlemezse olacağı bu, sonra bana sinirli değilim diyor bide” dedi. Boş boş yüzüne bakmaya başladım. Eslem astrolojiye ciddi anlamda inanıyordu, bense onun kadar inanmasam da fal ve tarot baktırmayı seviyordum. Bu kadar astrolojiye inanan bir arkadaşım varken sevmemem çokta mümkün değildi zaten.

Kısa sürede okul formamı giydim ve makyajımı yaptım şimdi en önemli kısma geçiyorum yani saçlarıma. Benim için saçlarım çok önemliydi, en çok korktuğum şeylerden biri kel kalmaktı mesela… Neden bende bilmiyorum, kel kalmakla ya da kel insanlarla kişisel bir sorunum yoktu ama yine de bunun olmasından çok korkuyordum.

Belimin bir karış üstüne kadar uzanan kahverengi saçlarım vardı, bir altmış boylarında kavruk tenli bir kızdım. Çok fazla takıntım ve fobim vardı buna rağmen kolayca sosyalleşebilen ve konuşkan bir yapım vardı. Bir ortama kolayca adapte olabilirim.

Yine de olayları fazla kafama takan bir yapım olduğu için bu özelliğim bazen beni çok yoruyordu. Yanlışlıkla birine söylediğim bir söz için uyuyamadığım geceler çoktu.

Elimdeki kurutma makinesiyle saçlarımı hızlıca ama dikkatli bir şekilde kuruttum, çok ısı kullanmamaya dikkat ediyordum çünkü saçım çok fazla dökülüyordu. Hazırlıklarım bittikten sonra Eslemle yemekhaneye gitmek için aşağıya inmeye başladık. Yurt beş katlıydı ve biz şanımıza dördüncü katta kalıyorduk.

Zaten bir üst katımız kiler olarak kullanılıyordu ve öğrencilerin girmesi kesinlikle yasaktı. İki kat kızlar, iki kat erkekler için ayrılıştı. Erkeklerle aynı yurtta kalıyorduk fakat saat on birden sonra kesinlikle katlarda farklı cinsiyet dolaşması yasaktı. Yakalanma durumunda yakalanan kişiler için cezası çok büyüktü. Yurt görevlileri akşamları sabaha kadar nöbet tutuyor ve herhangi bir sorunda asla uzlaşmaya yanaşmıyorlardı. Bu nedenle kimsede kuralları aşmaya cesaret edemiyordu.

En sonunda yemekhanenin olduğu kata gelmeyi başarmıştık. Başarmıştık diyorum çünkü yemekhane bizim katımızdan beş kat aşağıdaydı ve asansör kullanmamız yasaktı. İn çık yaparak yediklerimizin iki kat fazlasını eritiyorduk bu yüzden Eslem de bende hiç kilo almıyorduk. Yemeklerimizi aldıktan sonra Aras’ın bizim için tuttuğu masaya doğru ilerledik.

“Hiç gelmeseydiniz ya akşam oldu, size yemek kalmayacak diye çok korktum” dedi Aras zaten bizi beklemeden yemeğine başlamıştı, sadece beş dakika geç kalmıştık ayrıca.

“Eslem kahvaltı yerine konser vermeyi seçtiği için her zamanki halimiz maalesef Arascım” Eslem bugün biraz durgun gibiydi ama yine de kısa sürede toparlanıp hızlıca konuşmaya başladı.

“Ben mi suçlu odum şimdi?” bir anda sanki ona büyük bir sır söylemişiz gibi elini ağzına götürdü ve gözlerini kocaman açtı.

“İnanamıyorum sana Deniz, Aras öküzüyle takıla takıla sende bozuldun” dedi yalancı bir sinirle sonra devam etti konuşmaya:

“Benim güzel sesimi dinlemek için bilet bulamayanlar var hiç değerim bilinmiyor ki benim!” Eslem'in gerçekten çok güzel bir sesi vardı. İkinci sınıfta okul korosuna seçilmişti ve neredeyse her çalışmada yer alıyordu.

Konuşmaya devam ederken birden kantindeki sesler azaldı o sırada Aras kendi yemeğini bitirmiş benim onlar için aldığım kahvaltıyı yiyordu. Yemesem de her seferinde kahvaltımı alıyordum çünkü Aras Eslem'in de dediği gibi öküz olduğu için doymak bilmiyordu.

Kantine giren “popüler erkek grubu” yüzünden kızların ağızlarının suyu akmaya başlamıştı. Açıkça hiç şimdi yakışıklı değil falan demeyeceğim çünkü Kuzey gerçekten çok yakışıklıydı. Berkay ve Arda’da Kuzey’in en yakın arkadaşlarıydı, sürekli birlikte takılıyorlardı sanki powerpuff girls gibi takılıyorlardı. Normalde Kuzeyler bazen yanımıza gelir bizimle oturur ya da selam verip giderlerdi. Hem Aras’la aynı takımda olduklarından hem de Arda ile Eslem sevgili olduğundan bazen birlikte takılıyorduk.

Bu sefer sadece uzaktan selam vermişler ve yemeklerini alıp başka bir masaya oturmuşlardı. Sabahta kavga ettikleri için yavaşça Eslem’e doğru döndüm ve gözleri dolmuştu. Sanırım bu seferki tartışmaları öncekinden farklıydı ama kısa sürede barışacaklarından emindim, onlar uzun süre küs kalamazlardı. Normalde birlikte takıldığımız zamanlarda da Ardayla Eslem konuşur biz daha çok kendi aramızda takılırdık.

Bu sefer Aras’a doğru döndüm ne olduğu bilmiyordu ama Eslem'in halinden bir şey olduğunu anlamıştı. Aras modumuzun düştüğünü fark ettiği için telefonunu çıkardı ve konuyu değiştirdi.

” Bugün zorunlu etüt koymuşlar ya! nerde görülmüş benim etüte kaldığım, bu benim için bir hakarettir” dedi Aras bir yandan telefonundan programı kontrol ediyordu. “Belki artık kopya çekmek yerine kendin çözersin sınavını kim bilir” dedim Kuzey kopya çekmekte yetenekli olmasa kesinlikle sınıfta kalırdı. “Sanki sen çekmiyorsun Denizciğim dedi Aras.

“Hem inek gibi çalışıyorsun hem de kopya hazırlıyorsun. Bu nasıl bir kafa anlamıyorum ki… çekmiyorsun da o kopyaları o halde niye yazıyorsun bana versene” Bu haline kahkaha atmaya başlamıştım Eslem de bize katılmış ve sonunda morali yerine gelmeye başlamıştı. Tam Aras’a cevap verecektim ki gözüm arka masalara kaydı. Kuzey yüzünde bir gülümsemeyle bana bakıyordu. Ne Olduğunu anlayamadan Kuzeyler ’in masasında oturan kızlardan biri kalkarak bizim masaya doğru gelmeye doğru başladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.