Korkular...korkularımız.
Herkeste olan bazılarımızın bir günahmış gibi sakladığımız korkularımız...
Ben mi?
Evet evet benim de korkularım var.Benim korkum gelecek.
Komik gibi gerçekten. Belki bir köpekten,karanlıktan ya da dar alanlardan...hayır en büyük korku bence geleceğimiz.
Düşünsenize her an her şey olabilir diye yaşıyoruz...hiçbir şey bilmeden.
İşte en çokta beni bu korkutuyor.
Beni gelecek korkutuyor.
***
Sınıfta cam kenarındaki sıram da oturmuş paragraf çözüyordum.Hocamız da zaten yoktu.Benimle birlikte bir kaç kişi daha test çözüyordu.Malum son senemiz ve bazıların hayalleri vardı.
Bide arka taraftaki kızların sesi olmasa daha huzurlu ve hızlı çözebilirdim.
Ama mallık bende! Sen hangi akılla kulaklığını unuttun ki.
"Oha haberi gördünüz mü?"dedi sınıfın sözde neşe kaynağı olan ama bana göre çok boş konuşan kişisi olan doğa.
"Ay şu w. nin haberi mi?"dedi onun arkadaşı olan sevinç. Sevinçin söylemesiyle tamamen kulağım onlara odaklandı.
"Evet!Çok iyi değil mi?"dedi doğa bir heyecanla. Salak bu kız.
"Deli misin kızım sen?Unutma o bir katil!"diye karşılık verdi sevinç. Bu ona göre daha mantıklı biri.
"Ya bilmiyorum çok merak ediyorum.Hem ne demişler bana dokunmayan yılan bin yaşasın dimi."
İkisinin de sohbeti zil çalmasıyla bitti.Onlar çıkınca daha demin ders çalışan bir kaç kişi de sanırım dinlenmek için sınıftan çıkmıştı.
Gerçekten çok zor ve yoğun bir seneydi bizim için.
Bende testi kapatıp ayağı kalktım ve öğretmenler masasına oturdum. Yemin ederim 4 saattir test çözmekten totocum sıraya yapışmıştı.
Cebimdeki telefonu çıkarıp google girdim.Sevinç ve doğa daha demin bahsetmeleri yüzünden dayanamamış ve w. yeni cinayetini araştırmaya başladım.
Genellikle ders çalışmaktan zamanım olmadığı için çoğu gelişmelerden geri kalmıştım.
-w. yine bir canı aldı.
2 yıldır adından durmadan söz ettiren seri katil olan W. uzun bir aradan sonra yine ortaya çıktı. ****** sokağında ki evinde ölü bulunan Ömer Sungur neden W. nin kurbanı olduğu hala bilinmiyor. Ama eminiz ki önceki cinayetleri gibi bu kişi de masum değil.
1523:Acaba bu adam ne boklar yiyodu?
3432:W. yaptıysa bir sebebi vardır bence.
5654:Tamam anladık kötüleri öldürüyor falan ama bence polisin işini sabote ediyor.
9872:Abi çok iğrenç bide bazıları kahraman olarak görüyor bu adamı anlamıyorum.
2900:Kesin yine bir şey vardır. W. masumları öldürmez.
Bazıları onu kahraman olarak görüp savunurken bazıları onun bir cani olduğunu düşünüyor. W bana kalırsa keni adaletini yaratıp ona göre yaşayan biriydi. Saçma mıydı evet ama ilgimi çekiyordu.
Küçüklüğümden beri hep katillere karşı bir ilgim vardı. Onları insan öldürmelerini hiç bir zaman savun masamda hep akıllarının nasıl çalıştığını merak ederim.
Yani bana dünyanın en kötü adamını getirseniz ve öldürmemi isterseniz asla yapamam. Düşünmek hoşuma gidiyor olabilir.
Peki böyle bir şey yaşamak ister miyim? Tabi ki de hayır. Yani bir insanın ölümü elinizde olduğunu düşünmek...onun hayatına isteseniz son verebileceğinizin gerçeği.
Acaba eli titrermiydi W nin ? Yada alıştığı için daha mı kolaydı? Belki adam öldürmek hoşuna giden bir psikopattı ve kötü adamlar sadece bahaneydi.
Bir çok katil belgeseli izlesemde hiç bir zaman anlamıy cam sanırım.Herbirinin ayrı hikayesi vardı. Bazılarını hayat katil olmaya itmişti. Acaba w demi katil olmaya itilmişti?
Birden telefonum elimden çekilirken sinirle telefonumu alan kişiye baktım. Oğuz telefonumun ekranını okuyup yüzünü buruşturdu.
"Umarım sende bu psikopata sempati duymuyorsundur."dedi yüz ifadesini koruyarak. Telefonumu elinden aldım ve ayağı kalkıp yine sırama geçtim oda peşimden gelip önümdeki boş sıraya oturdu.
"Niye cevap vermedin.Gerçekten mi yoksa"dedi. Test kitabımın kapağını açıp kalemimi alıp oğuza döndüm.
"Saçmalama istersen sadece merak ettim."deyip önümdeki soruyu okumaya başladım. Oğuzun içli nefes çektiğini duydum. Birden elimdeki kalemi alıp test kitabımı kapatınca sinirle ona döndüm.
"Yemin ederim senin değil ama benim psikolojim bozulacak bu testlerden .Yeter be kızım beynine yazık."dediğinde gözlerimi devirip kolarımı dolayıp ona baktım.
"Bazıların hayali var napıcan işte."dedim alayla.
Oğuz benim en yakınım olan kişilerden biriydi.Ne kadar akraba sevme semde bu kadar tatlı kuzenimi seviyordum. Benim tersime okulda çok popüler biriydi. Herkesle arkadaş olur sohbet ederdi. Hemde bazıları kuzen olduğumuza şaşırdığı bile oluyordu.
"Ay götüm sanki tıpa hazırlanıyor"dedi gülerek.
"Oğuz vallahi kafanı alıp şu duvara sürtüp ateş çıkaracam ha delirtme beni."dediğimde daha çok gülmeye başlamıştı.
"Ama yeter cidden vallahi senin kadar çalışsaydım yirmi kere tıp kazanırdım.Hem emin misin gerçekten 6 sene okuyacak mısın kızım." dediğinde yine gerildim.
Zaten bu yolculuğun tek kolay tarafı Üniversite sınavını kazanmaktı.Peki ya sonra...
Tıp okumayı küçüklüğümden beri çok isterdim o yüzden hep çok çalışırdım.Ama şimdiden okuldan sıkılmış biri olarak 6 sene daha üniversite okumak çok geriyordu beni şahsen.
En çok da korktuğum ne biliyor musunuz?Ya bu kadar çalışmamın karşılığını alamazsam. Düşünmek bile beni gererdi. Gelecek odaklı biri olarak gerçekler gerilmemi sağlıyordu bu durum.
Oğuz biraz daha yanımda oturduktan sonra sınıfına gitmişti. Şimdiki ders ise felsefeydi ama hoca ders çalışmamız için bizi salmıştı.
Okulumuz gerçekten bize en iyi eğitimi vermeye çalışıyor. Tabi özel olması da bunu gerektiriyor olabilir ama gerçekten ellerinden geleni yapmaları bizim için çok iyiydi.
Okul çıkışı geldiğindeyse rahat bir nefes aldım. SONUNDA HAFTA SONU.
Okuldan çıktıktan sonra eve doğru yürümeye başladım. Zaten oturduğumuz site okula en fazla 15 veya 20 dakikalık tı ve ben bunu yürüyüş yaparak değerlendiriyordum.Yol boyu genellikle kulaklıkla şarkı falan dinler sahil yolunda sakin bir şekilde eve giderdim ama kulaklığım olmadığı için bu biraz sıkıcı gelmişti.
Daha hızlı eve gitmek için ara sokağa doğru yürüdüm. Ne kadar tekinsiz gözükse de daha önceden de bu yoldan eve gittiğimde çok ta umursamadım.
Yürürken telefonuma gelen bildirimle mesajlara baktım.Annem yazmıştı.
Annemle babam iş yüzünden fazla evde değillerdi.Genelikle seyahat ederlerdi. Aslında bu hoşuma giderdi çünkü ev bana kalırdı.
Annemde eve geldiklerini ve hızlı omamı yazmıştı.Ona tamam yazıp telefonumu cebime koyduğumda gelen çığlık sesiyle olduğum yerde durdum.
Birden gerilmem ve heyecanla birlikte kalbim hızlı atmaya başlamıştı. Kafamı çığlığın geldiği tarafa çevirdiğimde karanlık sokaktan geldiğini teyit ettim.
Ayaklarım beni yoluma devam etmek için zorlasa da aklım burada kalacağı için durdum.
Ne oluyordu?
Yoksa birisi birine zarar mı veriyordu?
Daha fazla dayanamadım ve telefon fenerimi açıp sokağa doğru tutuğumda çokta bir şey gözükmediği için sokakta biraz ilerlediğimde gördüğüm şeyle dondum.
Kanlar için de bir adam ağlayarak bana bakıyordu.
"Y-yardım et lütfen"dedi kısık bir şekilde.Adama yaklaşıp yüzüne dikkatlice baktım. Yüzünde morluklar vardı yani biri tarafından dövülmüştü ama tek şey bu değildi. Adamın boynundan kan sızıyordu ama fazla derin olmadığı belliydi.
"Tamam sakin olun yardım edicem size."Telefonu yere bırakıp çantamdan peçetemi çıkardım ve adamın boynuna tutum. Diğer elimle telefonu alıp polisi aradım.
Bir yerden adamın boynuna tampon yapıyordum. Tam polis konuşmaya başlayınca birisi saçımdan tutup çektiği için çığlık atıp yere düştüm. Daha ne olduğunu anlamadan maskeli bir adam telefonumu alıp kapattı. Ne olduğunu anlamadım ve geri geri gitmeye başladığımda adam bana doğru döndü ve yanıma gelip tek eliyle boynumdan tutup yakındaki duvara sırtımı vurdu.
Elini boynumdan çekip omuzlarıma koydu ve daha sert duvara yasladı. Ağlamaya başladığımda hangi akılla sokağa girdiğimi anlamadım. Mal kafa orada polisi arayabilirdin.
Maskeli adam yüzüme doğru yaklaşınca daha çok ağlamaya başladım.
"Özür dilerim lütfen bana dokunma lütfen " adama bildiğin yalvarıyordum.
Adam biraz bekledikten geri çekip telefonumu aldı ve zaten açık olduğu için alıp bir şeyler yapmaya başladı. Yakınımda olduğu için kaçamıyordum da.
Daha çok yakınıma geldiğinde bende duvara daha çok yaslandım. Telefonu elime tutuşturunca not kısmına yazdığı şeyi okudum.
-bu adam düşündüğün gibi masum değil. Yardım etmeye değmez.Buradan git ve kimseye bundan bahsetme yoksa sıradaki sen olursun.-
Notu okur okumaz kabul ettim. Bana kızmayın çünkü şu an tek istediğim buradan çıkmaktı.
"tamam sadece bırak beni"dedim hıçkırarak. Arkadaki yaralı adamın hala bağırışları duvarda yankı yapıyordu.
Adam benden uzaklaşıp yerdeki çantamı alıp bana uzatınca elinden almak için feneri eline çevirdiğimde hemen çantamı alıp koşmaya başladım. Neye bulaşmıştım öyle.
Koşarak eve giderken hep arkama bakıp durdum.
Sonunda eve geldiğimde annemleri görmeden direk odaya girdim. Bu halimi görmemelilerdi.Kapımı kitleyip oturup ağlamaya başladım.
O adama yardım edemediğim için çok pişmandım asla yardım çığlıklarını unutmayacaktım. Bildiğin al öldür dedim.
Ondan önce çantamı alırken dikkat ettiğim şey...kolundaki renksiz ölüm çiçeği dövmesi.
Gerçekten çok korkmuştum ve ne yapacağımı bilmiyorum. Polisi arayamazdım çünkü ölmek istemiyordum.
Ya yine de gelip beni öldürürse...Ne yapacaktım ben?