İçeriğe geç

I.O.K.O.

Bölüm 5 · 13 dk okuma

I.O.K.O.

Bölüm 5

⭐Herşeyin bir hikayesi var ⭐

Gök gürledi, yağmur yağmaya başladı.kulaklığımda çalan müzik I've Never Been There bu müziğe şimdiden aşık oldum.

Ela gözlü Araf 'ın dedikleriyle şoktaydım zaten .Ben senden hoşlanıyorum demişti değil mi

hani iki insanın birbirinden hoşlanması gibi bir şey sonra ki adım da sevgili olmak mıydı

Ahh hayır ilk adım iki arkadaş tanışır , anlaşır konuşurlar sürekli aynı ve zıt hobileri özellikleri vs. olur

birbirini tanıdıktan sonra hoşlanmaya başlar o nasıl oluyorsa artık

hoşlandıktan sonra Aşık olur eh yani sonunda sevgililik denilen bir kavram vardı değil mi neyse biz konumuza dönelim.

Ela gözlü Araf ben senden hoşlanıyorum dedikten sonra tam cevap vercek'ken kapı açılıp içeri Savaş 'la Nehir geldi tam bir şey diyeceğim sürekli birşey oluyor,bölünüyor ya çok sinir oluyorum.Nehir tam kapıyı kapatacakken hemşire elinde hastane yemekleriyle geldi tatsız tuzsuz bir çorba yanında ekmek ve su var idi

Küçüklüğümden beri Hiç sevmedim hastane yemeklerini sürekli tatsız tuzsuz olur adı üstünde yani mesela şahsen ben burada hasta olsaydım ki Allah korusun önüme bu yemekleri koysalar yemeği yemez dışarıdan sipariş verirdim zaten hasta olan bir insana daha sağlıklı bir yemeklerle gelmeleri lazım

Ela gözlü Araf hemşire gittikten sonra ben bu yemeği yemeyeceğim Allah aşkına gidip dışarıdan yemek alın ya derken Nehir olmaz ama abi bunları yiyip iyileşmen lazım ne güzel işte sağlıklı yiyecekler Canımın içi bu yiyecekler mi sağlıklı bir çorba tatsız tuzsuz su ve ekmek cidden bu yemeklerle mi ben sağlıklı olacağım güzelim

neyse savaş sen bana yiyecek birşeyler getirir misin ama sağlıklı olsun bu yiyeceklerde çok sağlıklı ya Nehir Ela gözlü Arafın dediklerine hafifçe kıkırdarken Savaş kahkaha atıp Tamam ben sana sağlıklı yiyecekler almaya gideyim bunlar çok sağlıklı ya gülerek söyledi Nehir gözlerini devirip ciddi bir şekilde konuşmaya başladı

Eh ama yeter bu kadar dalga geçtiğiniz valla bak sana abi mabi demem biliyorsun sinirlenince nasıl oluyorum biliyorsun Savaş bak seni görmek bile istemezsin neler yaptığımı akıllı ol Ulan ben salak mıyım ki sen bana akıllı ol diyorsun hem napıcaksın ki dedi Savaş tam bende gülecek'ken gülüşümü tutup çok ciddi bir şekilde konuştum Keşke bu soruyu sormasaydın be savaş' çım Ben bile nehir' in yaptıklarına görmeye maruz kaldım.kim bilir sen nasıl olacaksın dedim ürkütücü ve Korkutucu bir tavırla

Nehir Savaş' ın dedikleri ile beraber tam öfkelenecek 'ken kahkaha atmaya başladı. Ah be Savaş Asel haklı şu aralar prenses gibi davrandığına bakma sen onun cadı tarafına rastlamamışsın yada daha göstermemiş neyse sen yiyecekler almaya git yoksa içindeki cadı çıkacak direk sen buradan kaç Ela gözlü Araf da Ciddi ve değişik ve soğuk tonda söylemişti gülüşünü zar zor tutuyordu ha gayret serbest bırakacaktı Kendini

Savaş Ela gözlü Araf 'la benim dediklerimle beraber ikimize bakarken Nehir'in kahkasıyla korku dolu bakıp Ela gözlü Arafa cevap verdi A Anladım ben gidip yiyecek alıp geleyim diyip kaçarak çıktı odadan kapı kapağında hepimiz gülüşlerimizi serbest bırakıp kahkaha tufanı atmaya başladık ya ama abi tamam ilk ben korkuttum sen niye korkuttun ki çocuğu kaçarak çıktı odadan kim bilir benim hakkımda neler düşünüyordur. Dedi Nehir

Oh iyi olmuş ona hem böyleliklede korkup senden kaçar sana yanaşma saydı bende korkutmazdım onu değil mi Asel dedi Ela gözlü Araf bana göz kırparak benden hoşlandığı meseleyi daha konuşmadık daha tabi o zaman böyle rahat paşam ben gösterirdim ama ona hayır ben katılmıyorum Ela gözlü yani ee Araf ama bir yandan da iyi olmuş nehire nasıl konuşup davranacağına bilir birde bu taraftan bakmak lazım

Sende mi Asel aşk olsun tamam konuşmuyorum ikinizle dedi nehir oturduğu koltuktan başını cama yapıştırıp cebinden kulaklığını çıkarıp kulağına koydu. Ne yapsam tam tersi oluyor du ben hangisiyle uğraşıp fikir önersem bambaşka bir şey yapsam hep beni yanlış anlıyorlar ama böyle de olmaz ki

🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼

Savaş elinde dürüm, lahmacun,pizza döner ,köfte ,pilav ,hamburger,kola , meyve suyu ve sütlaç getirip nehir 'in karşısında ki koltuğa oturdu sütlaç almıştı biliyor tabi hangi tatlıyı sevdiğimi canım kuzenim ya maşallah bir marketi soymadığın kaldı evladım alt tarafı sağlıklı yiyecekler al dedik biz sana sağlıksız demedik ki dedim

Nehir başındaki bizlerle seslerle uyanıp kalktı noluyor ya en son ben müzik dinliyordum nolmuş derken yerdeki yiyecekleri gördüğünde vay anası ama ben derim bir çorba bu gider önümüze market getirir cidden mi savaş sağlıklı derken yağlı ve hamur yemekleri getirmişsin inanamıyorum sana dedi Nehir esnerken uykusundan uyandırmıştık prensesim'izi oy oy kıyamam ben prensesim'e

Harbiden oğlum bunlar da ne bu yiyeceği kim yiyecek yada abur cubur olan yağlı hamur yemekleri sağlıklı derken yani Ispanak olur, brokoli,lahana ne bileyim daha çok sebzesel biraz etli yemek alsaydın neyse ben bu güzellikleri afiyetle yerim birde bunlardan eksik var keşke kebapta alsaydın ya dedi bizim ela gözlü Araf

Duyduklarımla mı şaşırayım yoksa bir de yemeklere güzellikler diyip sadece kebap 'ın eksik olması mı bilemedim gitti ben neye şaşırayım bilmiyorum lütfen siz benim yerime şaşırın Ela gö yani Araf sen iyi misin doktoru çağırayım mı ateşin mi var saçmalamaya başladığına göre dedim

Sadece abim hasta değil Asel Savaş 'ta hasta baksana aldıklarına bir ordu için abur cubur yemekleri almış dedi Nehir aaa ama bu yaptığınız çok ayıp nıç nıç abartmayın alt tarafı biraz sadece fazla yemek almışım o kadar hem bunlar abur cubur değil ki çok yemek olan yemekler yani dedi Savaş

Biraz mı dedik üçümüz aynı anda Ela gözlü Araf bana bakarken gülümseyip Savaşa döndü bunlar keşke kebapta alsaydın canım çekti şimdi Hamile misin Araf aşerdiğine göre dedim savaş'la Nehir kahkaha atarken bende güldüm kızgın bakışlar atmaya çalışan Araf bu sefer ona Ela gözlü Araf dememiştim hahaha Ela gözlü Araf kaşlarını çatıp Ela demedim diye böyle yapıyor kesin eminim sizce de öyle değil mi öyle öyle hamile değilim güzelim sadece canım kebap çekti neyse gel yanıma beraber yiyelim Nehir sende şu yumurta kafayla yemeklerinizi yiyin dedi Ela gözlü Araf

Nehir Ela gözlü Arafın dediği yumurta kafaya gülüyordu yani Savaşa yumurta kafamı cidden bunu çok düşündün mü sensin yumurta kafa yakışıklı, karizmatik tek yakışıklı sensin diyebilirsin bunu da ben mi sana söyleyeyim Ela gözlü Araf dedi Savaş egosu gelmişti yine son dediği kelimeyle beni taklit ediyordu bir de sesini kız yapmasın mı Nehir kahkaha atarken ahaha evet yumurta kafadan yakışıklı karizmatik desin ahahaha Ela gözlü Araf kaşlarını çatıp savaş hasta olmasaydım neler yapacağımı tahmin ediyorsundur umarı dedi Savaş yutkunup bir dürüm alıp ayranını çalkalamaya başladı Nehir ise pizzası'dan bir dilimi yiyordu

Ela gözlü Araf da bana bakıp eliyle gel gel işareti yaptığında yanına gidip Ela gözlü Araf yatakta kayarken yatak başlığına yaslanıp aynısı bende yapıp yaslandım yatak başlığına elindeki sütlacı gördüğümde ellerimi sevinçle çırptım bir çocuk gibi hemen Ela gözlü Araf bana gülüp başını iki yana sallayıp elindeki sütlacı bana verdiğinde gülümseyip teşekkür ettikten sonra tam sütlacıma kaşığı koyacak Ken benimle dalga geçip iki yumurtalı kafayla kahkaha attın bunu sonra konuşacağız dedi Ela gözlü Araf kulağıma fısıldayarak ürperirken Ela gözlü Araf tebessüm ederek hamurger yemeye başladı hem gizli gizli kulağıma yaklaş hemde tebessüm et içinde ne yaşıyorsa artık bu çocuk anlamıyordum.

🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼

1 hafta sonra

Sabah saatlerinde şıp şıp yağmur yağıyordu . Rüzgar estikçe yağmur damlaları bir bir hızlanıyordu sanki dans ediyorlardı yağmur damlası ritmik bir şekilde aşağıya düşüyordu aynı müzik notaları gibi içini döküyordu yağmur damlası belki sevincini , üzüntüsünü, öfkesini bu yağan damlalara bırakıyordu kim bilir herşeyin bir hikayesi var peki bu yağmur' un hikayesi ne ?

Kime böyle şiddeti bir şekilde damlacıklarını gökyüzünden havaya havadan aşağıya atıyor.Ağaçların dalları sallanıyor bir dal nedense hep kendini geri itiyor dallar onu kurtarmaya çalıştıkça o hep kendini uçuruma atıyor neden bu kadar atlamak istiyor bu küçük dal her rüzgar çıktıkça kendini aşağıdan sağlanacak bir şekilde duruyor kardeş dallar onu kurtarıyor ama küçük dal onlardan hep bir iki mesafe bırakıyordu küçük dal neden kardeşlerinden ayrı duruyordu ? bu tebaüd' ü kime idi ?

Ela gözlü Araf iyileşmişti daha konuşmamıştık bende hoşlanma meselesini o gün yemek yedikten sonra sohbet ederek birbirimizle uğraşarak tam bir haftayı bitirmiştik şimdi ise nerede miydik Işıltılı Ormani de idik Işıltılı Ormani' nin yardımcılarının konuşması bekliyorduk. Hoşgeldiniz gençler nasılsınız , nasıl gidiyor? Diye sordu kızıl saçlı esilya ben iyiyim siz nasılsınız dedim Teşekkür ederim Asel 'cim bende iyiyim dedi kızıl saçlı esilya aynı şekilde de Nehir , Savaş ve Ela gözlü Araf 'a sordu kızıl'lı Esilya

Geldiğinizden beri başınıza gelmeyen bir şey kalmadı dediklerimiz bir bir çıkıyor çocuklar Köreltili ormana sizi elinden tutmak için elinden geleni yine yapacaktır burada çok dikkat etmeniz gerekiyor asistanlarınız da var her birinize özel korumalar da verilecek şimdi yorgunsunuz dinlediğinizde önemli bir konudan bahsedeceğim çocuklar dedi kızıl saçlı esilya bu Sabah 'ın altı civarında erkenden buraya çağırılıp gelmiştik daha dinlenememiştik sadece kahvaltı ettikten sonra buraya gelip Işıltılı Ormani'nin yardımcıları gelmesini bekledik bile o derece yorgunluk üzerimizde hakimiyetini kurmuştu şimdiden.

Üstümde ki yorgunluğu uyuyup attım Yanımda nehir yatıyordu Burnuma yanık bir koku geldiğinde koku ' yu bulmak için yataktan kalkıp kokunun olduğu tarafa ilerledim odanın kapısını açmaya çalıştım ama açılmıyordu bir elimi kapıya koyup diğer elimi kapı kolunu sıkıca kavrayıp açmaya çalışırken kapının ardındaki yangını gördüm ışıltılı ormani yanıyordu kim yaptıysa burada kalmıştık yanıyorduk telaşa kapılıp yanlış bir şey yapmam an meselesiydi derin bir nefes alıp

Sakın ol Asel bir şey olmayacak tamam mı sakin ol kötüyü sakın düşüneyim deme diye kendime hızlı hızlı teselliler verdim dolaptan bir kıyafet alıp burnunu ve ağzımı kapattım buraya gelmişti bile yangın hemen yatakta uyuyan nehir' i uyandırdırmaya çalıştım Nehir kalk güzelim hadi uyan yangın var burada öleceğiz bak bir yandan korkuyla nehiri uyandırmaya çalışırken içeri yangın girmeye başlamıştı bile .

Nehir 'i sarsarken öksürerek uyandı noluyor Asel dedi kısık fısıltıdan çıkan sesiyle dolaptan bir kıyafet daha çıkarıp hemen nehire verdim nehir yangın var bunu ağzına burnuna bağla etrafa bakıp yangını söndürücek bir şeyler arıyordum nehir yataktan kalkıp yanıma. Geldiğinde çok halsiz ve bitkindi Daha Ela gözlü Araf ve Savaşı da bulmamız lazım onlar da bir şey olmuş olabilir dedim ağzımdaki kıyafetle zar zor nehir başını sallayıp bende bakayım hızlı olmamız lazım yangın buraya gelmek üzere dediğinde kapı gürültülü bir şekilde de açıldı Işıltılı Ormani'nin yardımcıları ve Ela gözlü Araf ile Savaş ellerinde yangın söndürücü tüp ve su ile gelip yangını söndürdükten sonra yanımıza geldiler Ela gözlü Araf nehiri kontrol ederken Savas da beni kontrol ediyordu iyi misin güzelim dedi sarılırken iyiyim sadece çok korktum bir şey olucak diye dedim Ela gözlü Araf ve nehir de birbirine sarılırken ayrıldık Savaş Nehir'in yanına gidip iyi olup olmadığını sorarken sarıldı Ela gözlü Araf karşımda durup derin bir nefes aldı beni baştan aşağı kontrol edip bir yara varmı diye baktıktan sonra beni hızlıca kendine çekerken sımsıkı sarıldı anında sarılışına karşılık verirken kollarımı boynuna doladım çok korktum, çok korktum sana bir şey olucak diye iyi misin güzelim bir yerinde yara veya bir yerin acıyor mu dedi Ela gözlü Araf Hayır hayır bir yerimde ne yara ne de bir yerim acımıyor sen iyi misin bir yerin de yara veya bir yerin acıyor mu diye taklit ettim sen burada yaşıyorken bir yerimin yaralanması acıması imkânsız dedi alnımdan öperek bu sefer izin veremezdim sana bir şey olmasına çok şükür ki iyisin Allah'ım çok şükür ki buradasın ve iyisin dedi Ela gözlü Araf kolundan tutup ben buradayım ve İyiyim bir şey olmadı bana tamam mı sakin ol ben buradayım tamam mı yanında sarılı bir vaziyetteyim herkes iyi sen iyisin ben iyiyim kimseye bir şey olmadı tamam mı sakin ol . Çok korktum Asel Çok korktum bir şey olucak diye şuan kollarımda iyisin daha ne diyebilirim ki Samyam dedi Ela gözlü Araf dediği kelimeyle şaşırken Sen Samyam 'ıda nereden biliyorsun dedim seninle ilgili daha neler neler biliyorum ah bir bilsen Samyacık dedi Ela gözlü Araf kafamı göğsüne bastırıp yaslandırdı Nereden biliyorsun bunu Ela gözlü Araf sinirlenince bak çok kötü evet Asel evet Samyam sinirlenince çok kötü dövüyorsun biliyorum dedi Ela gözlü Araf kafamı göğsüneden kaldırıp tam göğsüne vuracakken bileğimden tuttu bu kadarı yeter ama artık gerçekten anlatacakmısın neler olduğunu dedim kızarak kafamı tekrar göğsüne bastırıp yaslandırdı Şşşt sakin ol sana her şeyi anlatacağım tamam mı güzelim bana sadece 1 gün ver sonra her şeyi zaten anlatacağım tamam mı Samyacık ya ama ya gerçekten ya dediğin bu mu ya dedim Ela gözlü Arafın koluna vurup tabi o gülmekle meşguldu beyefendi gerçekten Samyacık dediğim bu dedi keyifli tınıl' ı sesiyle Ela gözlü Araf yine Ortada anlamadığım bir şeyler dönüyordu bu sefer bunu bilen de Ela gözlü Araf gizliyordu bizden kim bilir daha ne olup başımıza gelicek gerçekten artık sıkılmaya başlamıştım herkes bir şeyler gizliyordu ve bize söylemiyordu bu iki merkez de dahil Işıltılı Ormani ve köreltili ormana da bir şeyler biliyor ama yakındı hissediyorum herşeyin ortaya çıkacaktı.

🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼🌼

Herkes kurtarılmıştı kimseye bir şey olmamıştı yangını çıkaran Işıltılı Ormani' yi merkezi yakmak isteyen düşman olan tabi ki de Köreltili ormana ' ydı ortaya çıktı Köreltili ormana yangını çıkarmıştı Esilya bize haber verip bir de not yazmışlardı Asel ,Araf ,Nehir ve Savaş bizi seçmeyip Işıltılı Ormani'yi seçtiğiniz için daha çok başınıza gelecekler var bu işin sonu aranızdan birinin ölümü gerçekleşmeden buraya gelseniz iyi olur sonra acı çekmeyin yapacaklarımdan ben sorumlu değilim Köreltili ormana yazmıştı bir de güya bizi tehdit edip aramızdan birini öldürmekle bizi yanına çağrıyordu bir de acı çekmeyin ben yapacaklarımdan sorumlu değilim ulan daha ne yapıcaksın ki kaçrıldık ,vurulduk ,üzerimize bomba atıldı, yangın çıktı daha ne yapıcaksın canımızı mı alacaksın sırada bu mu vardı şaşırmazdım bunu da yapardı başımızdan dert eksik olmuyor ki birde o kelebekçi Devim de vardı belaları biz mi çekiyorduk belalar mı bizi buluyordu anlamıyordum Kesin Belalar bizi buluyordu bir olayın altından bambaşka bir şeyler çıkıyordu bu nereye kadar böyle gidecek bilmiyorum Allah yardımcımız olsun artık gerçekten de kötüye gidiyordu bu olanlar her şey.

Merhaba arkadaşlar nasılsınız diyeceğim ama bu kötü olan olaylarla artık nasıl iyi olabilirsiniz gerçekten bilmiyorum yangın Işıltılı Ormani'ye zarar verdi görüyorsunuz zaten ekibimizin yardımcıların buraya ilgilenip her şeyi düzeltecek artık size her şeyi anlatmanın vakti geldi ilk olarak size göstermek istediğim Işıltılı Ormani'nin yükseğin de en tepemizde olan sizi HAYEK 'e götürmek istiyorum biliyorum artık çok sıkıldınız ama artık her şey bugün netliğe kavuşuyor geliyor musunuz benimle dedi Kızıl saçlı esilya gerçekten her şeyi öğrenmek için geliyorum oraya neler olduğunu öğrenmek için geliyorum bil dedim kızıl saçlı esilya 'ya öfkelenerek vakit gelmişti bu seferde neler olduğunu bizden kaçıramayıp ,gizleyemeceklerdi Nehir ve Savaş dediklerimin benzerini derken den Ela gözlü Araf da sakin sakin ileriyordu HAYEK olan yere tabi demiştim ben değil mi hissetmiştim bu işin içinde Ela gözlü Araf 'da vardı bugün bana herşeyi de anlatıcaktı o gün bugün dü saklamalarına izin vermeyecektim bugün her şey ortaya çıkacaktı her şeyiyle gidelim Bakalım HAYEK 'e bakalım orada neler ile karşılaşacaktık merkezin en yükseğinde en tepemizde olan yere adımlarımızı atıyorduk. Işıltılı Ormani merkezinin asansörüne Asistanlarımız ile bindik ayrı ayrı binmek zorundaydık HAYEK yerini bilmediğimiz için Asistanlarımızla bindik . Asistanım Açelya asansörün düğmesinin son tuş olan otuzuncu kata bastı bekliyorduk otuzuncu kata gelmeyi daha altıncı kattaydık.asistanım açelya telefonuna gelen mesajı okuyup cevap yazıyordu küçüklüğümden beri ne zaman ailemle asansöre binsem asansör hareket ettiğinde ilk başta başım döner korkarım ama sonrada heyecanlanıyorum tek binmeye çok korkarım hala da korkuyorum neyse ki yanımda asistanım açelya vardı Ailemi çok özledim acı içinde gülümsedim sağ gözümden bir yaş aktı hemen silerken asistanım açelya'ya yakalandım Asel kuzum iyi misin noldu asansör krolofobi varsa hemen çıkarım buradan cv 'den krolofobi yazmıyordu unutmuşlar heralde çıkaralım mı asansörden güzelim dedi asistanım Açelya telaşlanarak yok yok iyiyim aklıma bir anım geldi de duygulandım o yüzden gözümden yaş aktı asansör krolofobim yok zaten hem geldik bile dedim hızlı hızlı asistanım açelya inanmış gibi yapıp ne olduğunu biliyorum kuzum numara yapmana gerek yok dedi asistanım açelya içimi ,aklımdan neler geçirdiğimi görürcesine baktı bana anında bakışlamı kaçırıp cevap vermedim daha neler biliyorlardı benim hakkımda asansör' ün durmasını beklerken benim cv' min burada ne işi vardı? Her şeyi biliyorlar mıydı benim hakkımda asansör kapısı açıldı karşımda Kelebekçi Devim duruyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.