05 Nisan 2014
(Zeynep'in Anlatımı)
Yüzümdeki zoraki gülümsemeyle karşımdaki zile bastım. Tabi yüzümde sahteden uzak bir gülümseme vardı. Sonuçta sevdiğim kişinin yanıma gelmiştim.
"Zeynep." kocaman gülümsemesiyle kolumdan çekerek bana sarıldı. Senin bana sarılmadığın bir gün yaşayamam.
"Çok özledim seni Çınar." kokusunu içime çektim. Sanki bir daha onu göremeyecekmiş gibi. "Daha seni görmeyeli 24 saat olmamışken, bu kadar çok özlemem normal mi?" diyerek gözlerimi onun gözlerine sabitledim.
"Çok normal Zeynep. Ben sen yanımdan 1 dakikalığına bile ayrıldığında kokunu arıyorum." kafasını saçlarımın içine gömünce gözlerim kendiliğinden kapandı. Ve biliyor musun? Ben seni yanımdayken bile özlüyorum."
Omuzlarımdan tutup beni kendine uzaklaştırınca kendimi boşluğa düşüyormuş gibi hissettim. "Ah, yeter bu kadar duygusallık, sanki ayrılıyormuşuz gibi." Belki de...
Kendimi toparlayıp "Hadi üzerine ceketini al da çıkalım." diyerek onu içeriye ittirdim. Bana gülerek içeriye girip ceketini giyerek çıktı evden. Kapıyı kilitledikten sonra arabaya doğru ilerleyince onu durdurdum.
"Dur, bugün yürüyelim." dedim. Daha sonradan aklıma gelen fikirle "Ya da dur. Bisiklet sürelim!" diyerek yerimde heyecanla tepindim."
"İyi de Zeynep sen bisiklet sürmeyi bilmiyorsun ki.." diye mırıldandı. Yüz yüze geldiğim bu gerçekle yüzüm düştü. "Şey dört tekerlekl-" sözümü bölen şey Çınar'ın değişik bir şekilde kahkahalar atmasıydı.
"Ya neden gülüyorsun?!" hissettiğim utanç duygusuyla ağzımdan sadece bunlar çıkmıştı. "Tamam tamam, kızma. O zaman bugün sana bisiklet sürmeyi öğretiyoruz!" diyerek değişik sevinç hareketleri yapmaya başladı. Ben de daha fazla onun bu haline dayanamayarak güldüm.
"Sen burada bekliyorsun ben bisikleti getirip geliyorum." diyerek koşarak yanımdan uzaklaştı.
Arkama gülerek döndüğümde bir beden ile çarpıştım. Kafamı kaldırdığımda daha önce hiç görmediğim yüzle karşılaştım.
Hiç beklemediğim anda kolumdan çekiştirmeye başladı. "Ya! Bırak n'apıyorsun?! Kimsin sen bırak!" biraz ilerledikten sonra beni bir duvara ittirdi. "Onunla bir daha görüşmeyeceksin." sakince bunu söyledi.
"Sen ne diyorsun ya? Kimsin sen?! Annem mi yolladı seni?" aynı zamanda omuzlarına yumruklarımı geçiriyordum. Tabi bir etki gösterdiği söylenemez.
Neler oluyordu böyle?