Yemeğimizi yedikten sonra babam öndende ben arkada garaja doğru yürüdük, garajın kapağını açtığıni an o anın geldiğini anladım. Ben ve Yıldırımın hikâyesi böyle başlayacaktı.
" Baba cidden Yıldırım' mı süreceğim " dedim babam bana küçümser bir bakış atarak söze girdi. "Hayır tabiki" dedi tok bir sesle, şaka mı yapıyordu? Kendisi söylememişti miydi? Fikrini mi değiştirmiş ti?
'nasil yani ?" Dedim bir cevap bekler gibi.
" 4 silindirli 218 beygirlik, 1000cc lik bir motoru sana , yaşındaki bir çocuğa vermek demek ölüm demek. Debriyaja ve marşa bastığın an tepetaklak olursun, vücudun bunu kaldıracak ağırlıkta değil. Hadda bak boyun dahil yetmişmiyor " dedi babam bana bana bakarak e ne yapacaktım? Yalan mıydı herşey?
"Bak Melliy beni iyi dinle, bu motoru 19 yaşına bastığın an sürmeni istiyorum tamam mı kızım?" Babamin dediğinden sadece ölüm kelimesini anlamıştım. Birde neden 19 yaşıma kadar beklemek zorundaydım ki? Onaylar işaretiyle kafamı salladım. Aklıma takılan o soruyu sordum.
"Yani süremiyecekmiyim? "
Dedim meraklı ve kırgın bir ses tonuyla.
" Tabikii süreceksin" dedi babam bana bakarak ardından arkadan mark amcamın sesini duydum " yoksa şu arka bahçede ki o sürprizden mi kardeşim " dedi peki neydi bu supriz? Bana mıydı? Bu düşünceler ile boğuşurken
"Evet zamanı geldiği o supriz." Dedi babam ardından garajdan çıkıp arka bahçeye yürütmeye başladık. Heycanim dizlerime vurmuştu resmen, titriyordum. Bahçenin önünde beyaz örgüyle örtülmüş bir cisim gördüm babam cismin yanına gidip, bana ve Mark amcama bakarak örtüyü hızlıca kaldırdı. Gözlerimin önünde beyaz ve tam boyuma yetişen bir Spor Sport bir motor,
"bu benim mi? " Dedim
"Evet bu senin, 2015 Hyosung GT 125 R senin boyunda başlangıç motorun " dedi babam bana gülümseyerek, vakit kaybetmeden motora doğru koşmaya başladım. Dikkatlice motoru inceliyordum morotda asılı olan anahtarlığa bakıp üzerinde bir yazı olduğunu gördüm.
~Kalbim metalden ama ruhum senin ~
Yazısını gördüm. Babama baktım bana onay veren bir sürat ifadesi yaptı, ona gülümseyerek anahtarı çevirdim, büyük bir inilti koptu, tabiki Yıldırım gibi olmazdı ama idare ederdi. Herşey böyle başladı.
1yil boyunca babam bana boş yerlerde zaman buldukça öğretir ti 3. Aya kadar zorlandım çokça düştüm ama sonrası çorap söküğü gibi geldi.
9. Aya girdiğimiz de babam beni ilkkez büyük bir stadyuma getirdi ve burada olabileceğine hızlı rumememi ve 12 tur tamamı söyledi. Yazirimi aldım ve babamın yüksek ıslık sesiyle fırladım. Babam meraklı gözler ile hem elindeki sayaca hemde bana bakıyordu. 9 aydır hız sınırımızı koruyup bana virajlarda nasıl dönmemi ve nasıl hızlanıp yavaşlayacagimi öğretmişti. 5 tura yaklaşırken Mark amcamin babamın yanına geldiğini gördüm yine birşeylerin hakkında konuşuyorlardi ve bende hızlıca yanlarından geçip gidiyordum.