İçeriğe geç

𝐍𝐞𝐲 𝐦𝐚𝐟𝐲𝐚𝐦ı?

Bölüm 2 · 8 dk okuma

𝐍𝐞𝐲 𝐦𝐚𝐟𝐲𝐚𝐦ı?

Bölüm 2

2. Bölüm

Hafif gözümü araladım hava kararmak üzereydi. Acaba eşyalarım gelmismiydi sormam lazımdı inşallah ki miraç evredir.

Kapımı açıp aşağıya doğru ilerledim mutfaktan bazı sesler geliyordu belki orada olabilirdi yada hizmetli ablalardı. Tamda tahmin ettiğim üzere hizmetli ablalar ve miraç mutfakta. Sırtı bana dönük olduğu için beni görmedi masaya yaslanmıs bir yandan elma soyarak yiyorduk. Bir anda lap diye söze dalamayacağım için ilk başta yavaşca yanlarına gittim ve onunda görüş acısına girince durdum hizmetli ablalara bakıp "kolay gelsin" diyerek gülümsedim onlarda gülümseme karşılık verdiler. Sonrasında ise dönüp miraç'a baktım her halde bişey söyliceğimi anlamıstı ve konusmamı bekledi.

"Birşey sorucam eşyalarım geldımı?" evet anlamında kafasını salladı "peki nerde?" cevap vermedi elmayı soymaya devam etti bak en sinir olduğum şeylerden "konuşsana be adaam" bunu demem üzerine kaşları çatıldı "ney ney" aha şimdi işte s₺çmıstım "ya şey sen cevap vermeyince-" beni kolumdan tutup mutfaktan çıkarttı salonun oralarda biryerde sırtımı duvarla buluşturdu "bi daha söyle bakiyim aynısını"gözlerinde biraz sinir görüyordum. "b-ben özür dilerim cidden anlık şeyle oldu" bir adım daha yaklaştı "hm neyle" gözlerimi kaçırdım kızardığıma emindim.

"Anlık sinirle cidden bidaha yapmam" neyseki artık gözlerine baktığımda öyle fazla bir sinir görmüyordum "herkes anlık sinirle istediğini yapsaydı ohooo heleki ben. İşte bu senin için hiç iyi olmaz birdaha aynı şey tekrarlanmasın." bu ne sanıyordu kendini en sinir olduğum tiplerdi böyleleri. "Hıhı tamam peki bana eşyaları gösterir misin" dedim biraz duraksadı sonrasında konuştu "sen odana çık korumalar getirir birazdan"

Birşey demeden arkamı dönüp oradan uzaklaştım ve odama çıktım biraz yatağa uzanıp hayatı sorgulamaya başladım.

Bir süre sonra korumalar eşyalarımı getirmişti hemen eşyaların basına geçip kıyafetlerimi özenle dolaba yerleştirmeye başladım. Neyseki iç çamaşırlarım bir çantadaydı umarımki içini açıp bakmamıslardır. O çantayıda alıp dolabın çekmecesine koydum, elbiselerimi de askıya asmıştım.

Geriye bakım ve makyaj malzemeleri kalmıstı bakım malzemelerini banyoya koyacaktım makyaj malzemeleride aynı. Onlarıda banyodaki dolaba yerleştirdim. Artık güzel bir duş almanın vakti gelmişti şuan tek isteğim buydu.

Temiz kıyafetler ayarlayıp bornozumuda aldım ardından banyoya yöneldim. Üzerimdeki kirli kıyafetleri sıyırıp kendimi ılık suyun altına attım. Elime geçen ilk şampuanı alıp saçımı bir güzel köpürttüm şaşırdımkı saç bakım kremi falanda vardı (duş sırasında). Böyle saç kremi, duş jeli falan derken duş bitmişti. Şakasız belkide yarım saattir duştaydımki bu benim için artık normal bişeydi küçüklüğümden beridir böyleyim.

Saçımın suyunu sıkıp duşa kabinden çıktım üstüme bornozumu geçirdim ve birazcık bakım malzemelerim ile bakım yaptım ardından üzerimi giyinip saçımı tarayıp kuruttum sonrasında fazla bunalmamak için tepeden bir dağınık topuz yaptım ve banyodan çıktım.

Karnım gurulduyordu bayadır yemek yememistim biraz birşeyler atıştırmak için odamdan çıktım ve mutfağa ilerledim. Hizmetli ablalar vardı gülümsedim "merhaba kolay gelsin abla valla çok acıktımda ondan geldim" dedim. Gülümsedi "gel sana atıştırmalık bir şeyler hazırlıyim bunu duyunca bende ona gülümsedim kafamı olumlu anlamda salladım.

Beraber makarna yapmıstık içinde kaşar peynir de vardı ve cidden çok lezzetliydi. Kafamı kurcalayan bir soru vardı acaba sorsammı? Yok yok sormiyim ya ama dayanamıyorum "Melahat abla birşey sorucam" dedim bana baktı "buyur kızım" derin bir nefes aldım ve sordum "şey cidden meraktan soruyorum miraç iyi birimi yani bu güne kadar size hiç kötü davrandımı?" ilk bi duraksadı sonra yine toparlanıp güldü.

"Bak masal kızım,aslında miraç özünde iyi biridir yani nasıl desem bugüne kadar asla bize bir kötülüğünü görmedim o benim oğlum gibi birşey sayılır eğer karşısındaki insanı severse onu en değerlisi yapar her konuda ama sevmezse işte orasını bilemem" dedi şaşırmıstım çünkü yani açıkcası bakınca sert birine benziyorDU "hmm peki ailesini biliyormusunuz niye onunla yaşamıyor?" bunları sorup/dinlerken bir yandanda yemeğimi yiyordum.

"Yani benim bildiğim kadarıyla miraç babasını sevmez hatta nefret eder. Tek annesini seviyordu ama maalesef onu toprağa verdi babasını sevmeme nedenini de kimse bilmiyor tek sağ kolu olsan korumaları bilir herhâlde" kafamı salladım şaşırmıstım çünkü nerdeyse aynı kaderi yapıyorduk "aa ne kadar çok ortak yönümüz varmııs cidden ben onun böyle birisi olduğunu tahmin etmiyordum. Kusura bakma Melahat abla seninde başını şişirdim valla" Melahat abla gülümsedi "yok kızım olurmu öyle şey" bende gülümsedim. Yemeğim bitince sofrayı toplamasına yardım ettim ve biraz dinlenmek için odama çıktım telefon olmayınca mecbur uykuya sarıodum.

Odamda oturmuş düşünürken yavaş yavaş gözlerim kapanmaya başlıyordu sanırım beynimi biraz fazla yormusum ardından kendimi daha fazla tutamayıp uykunun kollarına bıraktım.

___________________

Miraç'ın anlatımı ile

Şirketteki işlerimi halledip çıkmıstım kafam çok allak bullak olmustu. Burdan çıkıp içmeye gitmeye karar verdim yer olarakta benim işletmemle çalısan bir bar'a gidecektim. Kafamı toplamamın tek yolu içmekti.

Gelince arabamı Bar'ın oraya bir yere park edip Bar'ın kapısına ilerledim. İçeri girdim içeri baya gürültülüydü herkes coşmustu.

Ben her zamanki yerim balkonun köşesindeki deniz manzaralı bir masaya oturdum kıyıya vuran deniz dalgalarının sesi birazda olsa kafa dinlememe yardım ediyordu. Garsonu çağırıp en ağırından bir içki getirmesini söyledim, içkinin gelmesini beklerken cebimden sigara paketimi çıkarttım ardından bir sigara yakıp dudaklarımın arasına yerleştirdim denizi izleyerek içmeye başladım.

Sigaram bitince garson da gelmişti bugün net 3 şişe bitirirdim. Hiç beklemeden içmeye başladım bazenleri tekliyor, bazenleri de etrafı izleyerek yudum yudum içiyordum. 2 buçuk şişeden sonrasını hatırlamıyorum. Karanlık.

________________________

Masal'ın ağızından

Hafif hafif gözlerimi araladığımda etraf kap karanlıktı sadece pencereme az buçuk yansıyan bir sokak lambasından ibaretti. Geri uykuya dalmak istesemde bir türlü uyuyamıyordum zorluyorum yok kardeş olmuyor. Benden günah gitti bu kaçmak için bir fırsat. Hemen ayağa kalkıp kapımın önünde durdum yavaş yavaş ses çıkmamasına dikkat ederek kapımı araladım ve parmak ucumda yürümeye basladım. Miraç'ın kapısı kapalıydı direk oyalanmadan önüme döndüm ve adımlarımı seçerek o karanlıkta merdivenden inmeye başladım.

Nihayet merdiven bitmişti kaçış planı yapmadan önce ilk bi su içmeliydim dilim damağım kurumuştu bu halde kaçarken asla koşamazdım.

Mutfağa girip parmak ucumda yükselerek dolaptan bir bardak aldım ve kendime su koydum. Tam içerken birden evin giriş kapısının açıldığını duydum. Bu saatte? Acaba hırsız falan mı gelmişti? Ama o kadar koruma vardı nasıl girecekti ki. İçeri girip bakmam gerekliydi belki kaçmama yardım edecek biri olabilir ama ya zarar vermeye kalkarsa? Onu önceden yazıldığım karete kursundan öğrendiklerimle mahvederdim. Ne cesaretki mutfaktan çıkıp sesin geldiği yere doğru ilerlemeye basladım o sırada kapı kapanmıstı. Biraz yürüdükten sonra işte oradaydı ama bu kimdi?

Karanlıkta yüzünü seçemiyordum far görmüş tavşan gibi durmuş öylece bakıyordum. İri yapılı bi adamdı git gide bana yaklaşmaya başladı kalbim güm güm atıyırdu o yaklaştıkca bende yüzünü görmeye çalısıyordum. Tam olarak 3-4 adım önümde durdu kafamı kaldırıp yüzüne baktım.

LANN lan bi dakika bu miraç!?

"Ne oldu güzelim beni gördüğüne sevinmedin gibi"

"Ha?güzelim mi"

Bunun kafasımı güzeldi içmişmiydi bu. Buda sorumu? Tabiki içmiş

"Evet güzelim dedim beğenemedinmi hm" diyerek bir adım daha yaklaştı. Bir adım geri çekildim

"B-ben şu içmeye kalkmıstım hem sen içtinmi?"

Diyerek konuyu değiştirdim aslında güzelim demesi neden bilmiyorum ama hoşuma gitmişti.

"Hıhım" diyerek karsılık verdi

"Anladım isterseniz odanıza gitmenize yardım ediyim ayakta duracak haliniz bile yok"

Elbetteki bu kaç planımın bir parçasıydı

"Yo iyiyim ben y-"

Yanımdan yürüyüp geçicekken sendeledi az kalsın düşüyordu bunu gülmeden edemedim ama sadece küçük bir gülmeydi.

"Gülme gel beni çıksrt"

Karanlıkta göremeyeceği için rahatca göz devirdim ve gidip yardım etmek için kolunun altına girdim sonrasında yürümeye başladık.

Neyseki merdivenleri rahat çıkmıstık en riskli yer orasıydı. Odasının kapısında durdum kapıyı açıp tekrar onu tuttum ve yatağına kadar yürüttüm ve yavaşca yatırdım sonrasında arkama dönüp çıkacakken birden bileğimden bir el tuttu dönüp arkama baktım "gitme" anlamsızca baktım "ama niye" nefes alıp verdı "yanımda kal kötüyüm." hayır hayır hayır yapma cidden ben saf bi kızım kaçmam lazım "ama" dedim "lütfen" neredeyse sesi ağlamaklı geliyordu ama nede olsa sarhoştu yarına herşeyi unutur. Lanet olsun ki yapamıyorum kimseye kıyamıyorum lanet olsun.

"Ama sabah hiç birşey hatırlamıyacaksınız ya bana kızarsanız? En iyisi gitmem" diyerek karsılık verdim "hayır benim kafam yerinde ben sarhoş olmam lütfen gel sabah hatırlamazsam bile hatırlatırsın" oooofff ne yapıcam ben ama benimde aklıma bir aralar babama bu şekilde yalvardığım geldi dayanamadım. "Peki" dedim yatağın bir kenarına oturdum "teşekkür ederim çok iyi bir kızsın" sebepsiz gülümsedim çünkü ben iltifat almayan bir kızdım tek annem iltifat ederdi bana hep okulda da dışlanırdım ve zorbalık bu yüzden dayananayıp onca hayalimden vazgeçerek okulu bırakmıstım.

"Rica ederim" diye karsılık verdim benimde yavaş yavaş uykum geliyordu ana uyuyamazdım. Bir anda miraç haraketlendi kollarını belimden sararak kafasını karnımın üzerine koydu ne oluyordu. Karnımın üstünde bir göz yaşı inde ise kelebek hissediyordum çünkü uzun zamandır kimse bana sarılmadı. Kafamı kaldırıp ona baktım "sen ağlıyormusun?" cidden erkeklerde ağlıyabiliyordu ben bu söze asla karsı değildim. Kafasını aşağı yukarı salladı sordum "peki neden niye böyle oldun anlat istersen" derin bir nefes aldı "bugün annemin mezarına gittim sadece onu hatırladım o yüzden" bunu duyunca benimde gözüm doldu çünkü bu anları bende yaşıyordum.

"Biliyormusun seni çok iyi anlıyorum çünkü benimde annem vefat etti" bir an duraksadı ama kafasını kaldırmadı "cidden mi" sesi git gide güçsüzleniyordu "hıhım" diyerek karsılık verdim "senin neden öldü" dedi bir an durdum sonra derin nefes alıp konuştum "babam" tek gücüm bunu söylemeye yetmişti bir anlık kafasını kaldırıp bana baktı kaşlarını çattı "cidden mi" kafamı aşağı yukarı salladım "benimde" dedi sonra yine konuştu "ama oda yaşamayacak" bir anlık duraksadım ama herhalde sarhoşluk la saçmalıyordur diyerek kafamı salladım sonrasında tekrardan kafasını koydu. "Annemede bu şekilde sarılarak uyuyordum biliyor musun" dedi sonrasında titrek bir nefes aldı "oda saçımı okşar öper ve benim uyumamı beklerdi o yüzden bir anlık böyle sarıldım rahatsız oldunmu" dedi bunu söylerken neden bilmiyorum ama çok masum gelmişti tam kalkacakken durdurdum "hayır sorun yok" gülümsedi evet gülümsedi nadir görüyordum onun güldüğünü sarhoşluk insana neler yaptırıordu.

Tekrar kafasını koyunca neden bilmiyorum ama az önce anlattığı için annesi gibi onun saçını okşamaya başladım bunun iyi geleceğini biliyordum. O ne kadar kötü olarak bilinse de onunda duyguları vardı sonuçta yanlışmıyım?

Bir süre sonra benimde yavaş yavaş uykum gelmeye başladı birinin bana sarılması cidden garip hismiş özelliklede sarılıp ağlaması ama bu bana çok iyi hissettirmişti ben bunları düşünürken nasıl oldu bilmiyorum ama uyuyakalmısım hemde miraç'ın kokusuyla.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.