Günün birinde bir oyuncakçı varmış bu oyuncakçı 5 katlıymış oyuncaklar ile doluymuş
oyuncakçı: Ne bakmıştınız
müşteri: ben bir oyuncak alacaktım
oyuncakçı: Adı ne
müşteri çocuğu: shrek
oyuncakçı: 50 TL
müşteri: üstümüzde 45 TL var 5 telesini daha sonra getirsek olurmu zaten biz buranın üstünde oturuyoruz
oyuncakçı: Yok 5 TL için kendinizi yormaya gerek yok benden olsun 5 TL size kalsın Ekmek paranızdan kesilmesin paranıza yazık
Müşteri çocuğu sevinçten uçarak annesi yani müşteri ile oyuncakçıdan ayrıldı ezan okunuyordu adam yani oyuncakçı dükkanını kapattı ve cuma namazına gitti adam hep küçük müşteri çocuğunu düşünüyordu kendi boğazından kısıp onlara kâr yapsamıydım yapmasamıydım diye düşündü
oyuncakçı: Şimdi dükkan sahibine ne diyeceğim?
arkadan bir ses: müşteri fakirdi çocuk ağlıyordu acıdım verdim de beyinsizmisin sen
-doru düzgün konuş benimle. (Dedi oyuncakçı
arkadan ses: tamam pardon
ve oyuncakçı bakarki amcası imiş oyuncakçı bacağına vurur
-amca senin ne işin var burada bu arada sen nerelerdeydin
amcası: sana hesap mı vericem
~1~
~1~