İşte o gün bu gündü. Koskoca bir villanın "kısmen" sahibi olmanın ilk günüydü. Sienna için en güzel gün bu gündü; ta ki sabah annesi ile saatlerce "Dört tane yabancı ile aynı villada ne yapacağım ben!" diye kavga edene dek.
Annesinin zoruyla havalimanına postalanmış ve istemeye istemeye yola çıkmıştı. Saatler sonra, günümüzde ise; Sienna koskoca deniz kenarındaki bir evin önünde dikilmiş durumdaydı. İçinden, "Uzun zamandır kimseyle konuşmadım, nasıl bir diyalog kuracağım?", "Acaba beni yanlış anlarlar mı?" gibi sorular geçirmeden edemiyordu.
Ama bunları geride bırakmaya ve ufak bir özgüvenle evin içine girmeye karar verdi.
Sienna içeri girdiği an, dünyanın en ferah ve sakin ortamıyla karşılaşacağını umuyordu. Hatta bu saatte kimsenin eve varmadığını düşünürken, kapıyı açtığı gibi dört çift göz Sienna’ya kilitlenmişti. Ev, tabiri caizse bir mülteci kampına dönmüştü; evdeki tüm eşyalarını yağmalayıp bu yazlığa taşımış dört genç kız vardı.
Freya, Sienna’ya doğru koştu ve yol yorgunu olmasına rağmen içindeki tüm enerjiyi kullanarak ilk adımı attı: "Selam! Liderimiz! Biraz geç geldiniz ama sorun yok, biz çoktan hazırlandık. Bugün çok hoş görünüyordunuz, tanıştığımıza memnun oldum!"
Sienna bu enerjiye ayak uyduramamış olacak ki, neredeyse saatlerce bir cevap düşündü. Freya’nın gülen suratı yavaşça yorulmaya ve düşmeye başladı; en sonunda Sienna’nın aklına o dahiyane ve basitlikten uzak cevap geldi: "Ben de... memnun oldum."
Maya elindeki eskiz defterini bir kenara bıraktı,
Naomi kulaklığının sesini kıstı,
Hana ise elindeki, neredeyse 4 senedir beraber olduğu arkadaşı beyaz kamelya çiçeğini sularken aniden durdu.
Freya, Sienna’ya uzattığı elini yavaşça geri çekti.
Sienna herkesin ona odaklandığını fark ettiği gibi mahcup olup başını hafifçe sağa eğdi.
Freya, elini yavaşça saçlarına götürüp hafifçe arkaya doğru attı. Bakışlarını bir anlığına yere, sonra tekrar Sienna’nın gözlerine çevirdi; sesi az önceki neşesinden eser kalmayacak kadar kısık ve buruk çıktı: "Seni rahatsız ettiysem üzgünüm, biraz fazla davrandım sanırım..."
Sienna, Freya’nın sözünü duyduğu gibi yanlış anlaşıldığını fark edip dehşet içinde elini ağzına kapattı. "Tamamen yanlış anladın!"
Arkadan, neredeyse fısıltı halinde söylenen fakat Sienna’nın kulağında yankılanan bir ses duyuldu: "Züppe bir kaşardan ne beklerdin ki, Freya?"
Tüm ev ahalisi Naomi’ye dehşet içinde bakakaldı. Onları bulup bu eve getiren kişinin çocuğuna bunu demek kabul edilemezdi; tabii bu sadece Freya ile Hana’nın düşüncesiydi.
Sienna, üst üste gelen darbelerden sonra kendini toparlamaya çalıştı. İçten içe hepsine ağzına geleni söylemek istese de, ev arkadaşlarına "yetim gibi" davranmaması gerektiğini annesi özellikle tembihlediği için sakinliğini korumaya çalıştı.
Sienna iki iş gününde arkasını döndükten sonra konuşmaya başlayacaktı ki, Freya ellerini birbirine sertçe bastırıp gülümsemeye başladı. "Ehh, haha... Tanışma sırasında bunlar olabilir tabii. Haha... Naomi, ev sahibimize lütfen saygılı ol. Haha..."
Naomi kaşlarını çattı ve Sienna’nın görmeyeceği bir şekilde onu ve Freya’yı işaret edip uygunsuz bir hareket yaptı. Sienna anlık olarak arkasına döndüğünde hiçbir şey olmamış gibi davrandı.
Naomi içindeki ufak siniri gizlemeye çalışarak konuşmaya başladı:
"Özür dilerim Sienna, dediğim o son derece haklı olan şeyden dolayı üzgünüm."
Hana, Naomi’nin omzuna sertçe vurdu.
Sienna yumruğunu sıkarak arkasına tekrar döndü ve Naomi’ye biraz yaklaştı. Elini, Naomi’den karşılık bekleyene kadar pasif bir şekilde uzatılı tuttu.
"Sorun değil, herkes hata yapar," dedi.
Naomi uzun süre bekledikten sonra, bu anı sonlandırmak amacıyla aklına gelen ilk şey olarak Sienna’nın uzattığı eli siennain yuzune bakmadan hafifçe itti.
Naomi yüzüne bakakalan siennayi gördükten sonra kafasını hafifçe kizararak sağa çekti.
"Daha mi sert olmami istersin?" dedi tehtidkar bir sesle.
Maya bu dramadan sıkılmış olacak ki, oturduğu sandalyeden hızlıca ayağa kalkıp merdivene doğru yürüdü. 'Nezaketini' ve sakinliğini bozmadan konuşmaya başladı: "Kesin sesinizi de odalarımızı yerleştirmeye başlayalım. Sienna, sen de bize odalarımızı göster."
Sienna çaktırmadan iç çekti ve ufak gülümsemesini takınarak: "Ha... hay, hay..." dedi.