İçeriğe geç

-HOGWARTS SESSİZKEN-

Bölüm 1 · 3 dk okuma

-HOGWARTS SESSİZKEN-

Bölüm 1

1.BÖLÜM:-Draco'nun bakışı-

Hogwarts’ta bazı yıllar diğerlerinden farklı başlar.Bunu ilk bakışta anlamazsın. Mumlar yine havada süzülür, merdivenler yer değiştirir, Büyük Salon aynı ihtişamla seni karşılar. Her şey olması gerektiği gibidir.Ama bir şey… yerinde değildir.Bu yıl da öyle başladı.Adım Arelia Vane. On yedi yaşındayım ve Hogwarts’ta yedinci yılıma giriyorum. Gryffindor binasındayım. Cesareti yüksek sesle gösterenlerden değilim; ben daha çok kalmam gereken yerde kalırım. Gitmem denilen yere bakarım. Sorulmayan soruları fark ederim.Altın Üçlü’nün dördüncü üyesiyim.Harry, Ron ve Hermione’yle yıllardır yan yanayım. Sonradan eklenmiş biri değilim; başından beri vardım. Dördüncü koltuk, dördüncü ses, dördüncü bakış.Hogwarts Ekspresi’ne her zamanki gibi King’s Cross’tan bindik. Ron, bavulunun ağırlığından şikâyet ediyordu. Hermione çoktan ders programlarını incelemeye başlamıştı. Harry camdan dışarı bakıyor, düşüncelerinin içinde kaybolmuş gibiydi.Ben koltuğuma yaslanıp treni izledim.İçimde tuhaf bir his vardı. Ne kötü ne de iyi. Sanki bir şey değişmişti ama henüz adını koyamıyordum.Hogsmeade’e vardığımızda hava serindi. Taş yollar, meşaleler ve kalabalık… Her şey tanıdıktı. Hogwarts’a doğru yürürken içimdeki huzursuzluk biraz daha belirginleşti.Ve tam o anda—“Gryffindor’lar yine yolun ortasında.”Ses alaycıydı.Ve fazlasıyla tanıdıktı.Başımı kaldırdım.Draco Malfoy.Slytherin yeşili kravatı kusursuz, cübbesi üzerinde sanki özel dikilmiş gibiydi. Yüzünde o tanıdık ifade vardı; yarım bir gülümseme, tam bir meydan okuma. Yanında Crabbe ve Goyle duruyordu ama onları fark etmek zordu. Çünkü Draco’nun dikkati tek bir noktadaydı.Bana.Ron’un yüzü anında asıldı.“Yine başladı,” diye mırıldandı.Harry’nin omuzları gerildi. Hermione susmayı tercih etti.Ben durdum.“Yolun ortasında duran sensin,” dedim sakin bir sesle. “Biz geçiyoruz.”Draco kaşlarını hafifçe kaldırdı. Eğlenmiş gibiydi.“Vay canına,” dedi. “Konuşabiliyorsun.”“Şaşırmana gerek yok,” dedim. “Herkes seninle aynı fikirde olmak zorunda değil.”Crabbe güldü. Goyle birkaç saniye sonra eşlik etti.Draco bir adım yaklaştı. Çok değil. Ama yeterince.“Potter’ın yanındaki herkes bu kadar cesur mu oluyor?” dedi. “Yoksa bu sana mı özel?”“Cesaret bulaşıcı değil,” dedim. “Ama senin alaycılığın öyle olabilir.”Bir an durdu.Sonra güldü.Bu kahkaha sıcak değildi.Ama sinir bozucu derecede çekiciydi.“Hoşuma gitti,” dedi. “Ama yanlış yerde duruyorsun.”“Belki de sen yanlış yerdesindir,” dedim.Göz göze geldik.Bakışı oyunbazdı. Zorbaydı. Ama arkasında başka bir şey vardı; dikkat, merak, hesap.“Göreceğiz,” dedi.Ve yol verip yanımızdan geçti.Büyük Salon’a girdiğimizde her zamanki büyüleyici manzara karşıladı bizi. Mumlar, tavan, uğultu… Gryffindor masasına oturduğumuzda Ron hâlâ söyleniyordu.“Bir gün ağzının payını vereceğim.”Hermione başını salladı. “Ron, bu işe yaramaz.”Harry bana baktı.“İyi misin?”“İyiyim,” dedim.Gerçekten öyleydim.Ama Draco Malfoy’un bakışı aklımda kalmıştı.İksir dersi, günün en kötü tesadüfüyle başladı.“Bugün eşli çalışacaksınız,” dedi Profesör Slughorn neşeyle. “İsimleri ben seçeceğim.”İçimde garip bir his oluştu.“Arelia Vane…”Duraksadım.“…ve Draco Malfoy.”Ron yüksek sesle iç çekti. Hermione kaşlarını çattı. Harry bana istersen yer değiştiririz bakışı attı.Gerek yoktu.Draco karşıma oturdu. Sandalyeye yayılmıştı. Rahattı. Fazlasıyla.“Şanslı günüm,” dedi. “Potter’ın gölgesinden çıkmış oluyorsun.”“Hayal kırıklığına uğrayacaksın,” dedim. “Ben kimsenin gölgesi değilim.”Gülümsedi.“Bunu sevdim.”İksiri hazırlamaya başladık. Sessizlik kısa sürdü.“Bu yıl tuhaf,” dedi bir anda.“Ne açıdan?” diye sordum.“Bazı şeyler olması gerektiği gibi ilerlemiyor,” dedi. “Ve insanlar bunu fark etmiyor.”Ona baktım.“Beni korkutmaya mı çalışıyorsun?”“Hayır,” dedi. “Sadece seni uyarıyorum.”“Ne hakkında?”Parmaklarımız kazan başında kısa bir anlığına değdi.İkimiz de geri çekildik.Gözlerime baktı.“Henüz değil,” dedi. “Ama yakında anlayacaksın.”Ders bittiğinde kapıya yönelirken arkamdan seslendi.“Arelia.”Durup baktım.“Hogwarts’ta bir sorun var,” dedi.Alaycıydı ama bu kez ciddiyet gizlenemiyordu.“Ve sen sandığından daha yakındasın.”Arkasını dönüp gitti.O an şunu anladım:Bu sadece Draco Malfoy’la ilgili değildi.Bu yıl, Hogwarts’ta gerçekten bir sorun vardı.Ve kimse henüz bunu konuşmaya hazır değildi.

Devamı gelsinmiii

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.