Yine evde bağırış çağırışlar yine benim hakkımda, yine ben. Bıkmıştım hiçbir dediklerine cevap vermiyordum. Ama sözler öyle sözlerdiki kalbime oturuyordu bin söz işitdim Annem ve Babamdan hiç birini duymadım bu güne kadar. Ama nedense bu gün kulaklarım açıldı Annem bana "keşke hiç doğurmasaydım seni" dedi sonra devam etdi "keşke doğduğun gün ölseydin" dedi içime oturdu gözümden hiçbir yaş akmıyor bomboş duvara bakıyorum sonra babam dedi "eğer hapse gireceğimi bilmesem seni öldürürüm" dedi... gözüm dolmaya başladı yeter artık ben onların çocuklarıydım çöpleri deyil bana neden böyle davranıyolardı neydim ben onlar için çöpmü? Anemin bir cümlesi daha kulaklarıma ulaştı "biliyormusun ne istiyorum? Keşke şuan burda ölsende benim çocuğum olmasan" dayanamadım tutamadım.Bu sefer susamazdım... " öldür o zaman " dedim yüzüne bütün nefretimle bakarken ayağa kalktım "hadi öldür ne bekliyorsun hapse girmektenmi korkuyorsun? Korkma intahar etdi dersin hadi " dedim gözüm dolmaya başladı ama asla yaş akmıyordu . ortam seszileşdi bir an sonra yine bağırmaya başladım "keşke hiç annem olmasaydın" dedim anneme büyük nefretle bakarak sonra döndüm babama bakarak " keşke hiç babam olmasaydın" dedim devam etdi " siz Anne ve Baba sözcüğünü hak etmiyorsunuz asıl siz yaşamayı hak etmiyorsunuz." Desim bağıra bağıra gözüm dopdoluydu . Ama izin veremezdim gözümden yaş akmamalıydı "ben sizin için neyim? Çöpmü ? Ben sizin çocuğunuzum be neden? Neden? Ya neden?" Devam etdim "Anlamıyorum bir insan evladına neden böyle davranırki? Bensizmi yaşamak istiyorsunuz buyrun yaşayın" dedim acı içinte elime telefonumu aldım mont bile giymeden kapıya doğruldum arkamı döndüm son bir söz söyledim "ben zaten ölüyüm benim ruhumu siz öldürdünüz malesefki kanunlarda bunun suç olduğu yazmıyor" dedim ve kapıyı açıp evden çıktım sertçe kapıyı kapatım artık yağmurun altında ağlaya ağlaya evsiz barksız yürüyordum bilmiyordum nereye gideceğimi sadece yürüyordum... kulağımda Mabel Matizin Fırtınadayım şarkısı yürüyorum yağmurun altında ağlıya ağlıya üstümde siyah sweet thishort yürüyorum öylece hem bağırıyorum neden? Neden? Diye hem ağlıyorum delirmiş gibi elimi her gelen yere vuruyorum taşlarımı ayağımla fırlatıyorum bilicsizce öylece düz yürüyorum zifiri karanlıkta . Sonra ana caddeyi gördüm arabalar geçiyordu öylesine sonra kendime fısıldadım keşke ölseydim diye sonra bir daha arabalara baktım ruhsuz şekilde yavaş yavaş yürüdüm yaklaştım .Saçlarım önüme düşmüş ruhsuz şekilde yürüyordum . ölüme yaklaşıyordum aslında biraz daha yaklaştım ve biraz daha ve biraz daha kulağımda şarkı çalıyodu şarkının bir cümlesi kulağıma ilişti şöyle diyordu şarkı "bu saaten sonra yansam ne olur?" Sonra bir kız arkamdan hanımefendi diye bağırdı daha sonra korna sesi ve bir adamın elimi tutub çekmesiyle yere düşmüş kafamı zedelemiştim. Herşey öyle anlamsızdıki anlatamam. gözlerim simsiyah gökyüzüne bakıyordu her taraf bulanıktı. Hayır araba çapmamıştı biri beni kurtarmışdı bu yüzden kafamı zedelemiştim. beni kurtaran kişi bana baktı iyi misin diye sorucaktı ama ben kendimden geçiyordum adam bunu görür görmez beni kucağına aldı ve artık bilincim tamamen kapandı o gün orda ölmek istemiştim arkadaşlarımın hayat dolu dostu olan ben yani Deniz. ölmek istemişdi.
