18 yıl önce...
"Cassandra sende söyledin onu peşimizden
getirirsek ölücek!
"
dedi mavi gözlü adam
karısına.
"Ama Carlos onu trk bırakırsakta
bizden nefret edicek!".
Adam karısına ve kucağındaki bebeğine
baktı " O emin ellerde olucak merak etme
Cassandra.".
Küçük bebeğine sarıldı ve fısıldadı
"Umarım bize kızmazsın yıldız ışığım.
İnan ki bunu zarar görme diye yapiyoruz.
Seni bulacağımız günü şimdiden iple
çekiyorum.".
Bebek sanki konuşulanları anlıyormuş gibi
adamın gözlerine bakıyordu. Bu kız özeldi
ve bu yüzdende tehlikenin içinde.
Babası ve annesi bunu anladıkları gibi
kızı en güvendikleri kişiye emanet etmeyi
tercih etmişlerdi.
Evin kapısının önüne geldiler. Adam
karısına baktı. Kadın ağlıyordu.
Çoğu cadının konuşurken korkup çekindiği
kadın içli içli ağlıyordu. Adam son kez
bebeğinin kokusunu içine çekip öptü.
Bebek olacaklardan habersizce
kıkırdıyordu.
Adam zili çaldı ve kapıyı en yakın dostları
Nathalie açtı.
Herkes suskundu sadece minik Meara'nın
kıkırdamaları ve Bayan Cassandra'nın
ağlayış sesleri vardı.
Adam geç kalacaklarını anlayarak kızı
Nathalie'ye verdi.
"O güvende olacak
merak etmeyin" dedi Nathalie.
Annesi son
kez fısıldadı minik kızına...
"Tekrar görüşeceğiz 𝙈𝙖𝙚𝙧𝙖" dedi.
Adam karısının kolundan tutup hızlıca
ordan ayrıldılar.
𝑮𝒖𝒏𝒖𝒎𝒖𝒛
Yine bir kabustan uyandım. Gariptir ki
2 aydır benzer kabusları görüyordum.
Yataktan kalktım ve Mia'ya akşam
kutlayacağım 18 yaş günüme geleceğinden
emin olmak için kısa bir mesaj attım.
Mutfaktan gelen seslerden Nathalie
teyzemin kahvaltı hazırlamaya çalıştığını
anladım.
Yanına gittim bana "Bakıyorum doğum
günü prensesimiz uyanmuş. Bana
kahvaltılıklar için yardım etmeye ne dersin
ma petite étoile"
"Elbette. Kahvaltidan sonra Darwin'e gideceğim uzun zamandır görüşemedik."
Darwin benim sevgilim ve aynı zamanda
çocukluk arkadaşımdı. Sevgili olalı
yaklaşık 5 yıl oluyor.
Kahvaltıdan sonra bol pantalonumu
ve mavi yıldızlı kazağımı giyip evden
Çıktm. Sonbahar olduğu için hava
yağmurluydu fakat şemsiye almamayı
seçmiştim.
Yağmurlu havalara resmen
aşığım kulaklığımuçı taktım ve All I Wanted
dinleyerek ilerledim. Hafif esen rüzgar,
yağmurun sesi ve kulaklığımdan gelen
şarkının mükemmelliğiyle eve vardım.
Anahtar çıkarıp kapıyı açtm. Daha önce
istediğim zaman gelebilmem için Darwin
bana anahtarlarından vermişti. İçeri
adımımı atmamla duraksadım. Yerde
kadın iç çamaşırları vardı. Hızlı adımlarla
seslerin geldiği yatak odasına ilerledim.
Kapıyı açmamla belkide hayatımın şokunu
yaşadm. Sevgilim ve en yakın arkadaşım
Mia aynı yatakta çıplak bir şekilde
öpüşüyorlardı. Tiksintiyle onlara baktım.
Mia beni farkettiği an geri çekilip üzerini
battaniyeyle gizlemeye çalıştı ve "Aman
Tanrım Meara!" dedi. Ağzımdan çıkabilen
tek cümle "Cehenneme kadar yolunuz var
adi pislikler!" oldu. Darwin pantalonunu
giyerken arkamı dönüp evin çıkışına
yoneldim.
Darwin'in arkamdan geldiğini
hissediyordum. Tam omzuma dokunup
"Açıklayabilirim-" diyeceği sırada elimde
bir güç topluluğu hissettim ve elimi ona
dönüp ileri uzattım. Hiç beklemediğim
birşey gerçekleşti.
Elimi Darwin'e sinirle uzattığım an sert
bir şekilde arkasındaki duvara yapıştı.
Fisıldadım "Lanet olsun bu nasıl oldu".
Mia bağırdı "Seni deli sürtük naptın ona!"
Titriyordum. Mia hemen Darwin'in yanına
koştu. Darwin başını kaldırd.
"Lanetlisin sen! Mia hemen polisi
ara!"dedi. Mia tam telefonu alacakken bi
güç telefonu ateşe verdi. Tam arkamdan
adım sesleri yükseldi.
Arkamı döndüm ve tahmini 185 boyunda,
koyu kızıl saçlara ve yeşil gözlere sahip,
siyah gömlek ve pantalon giyen yakışıklı
bir erkek figürü belirdi.
Ben yaşadıklarımın saçmalıği ve
garipliğiyle yere çöküp otururken oda
birkaç sözü söyledikten sonra Mia ve
Darwin bayıldı. Yanıma yaklaştı ve eğildi.
"İyi misin chica de ojos de mar?" diyip
yüzüme gelen saçlarımı kenara itti. Son
kisımda ne dediğini anlamasam da başımla
onayladım.
Ben yaşadıklarımın saçmalığı ve
garipliğiyle yere çöküp otururken oda
birkaç sözü söyledikten sonra Mia ve
Darwin bayıldı. Yanıma yaklaştı ve eğildi.
"iyi misin chica de ojos de mar?" diyip
yüzüme gelen saçlarımı kenara itti. Son
kisımda ne dediğini anlamasam da başımla
onayladım.
"Kimsin sen?" diye mırildandım.
"Ben Diago Martinez. Ha buarada merak
etme olanları hatırlamıyacaklar."
dedi. "Ama nasıl olur?"
"Merak etme dulce niña Nathalie Teyzenin
yanına gidince açıklıyacağım hatta
ordanda artik ait olduğun yere gideceğiz".
Elini uzattı " Hadi bakalım vakit geldide
geçiyor." diyip ayağa kalkmama yardım
etti.
Ait olduğum yer mi? Nathalie teyzemi nerden tanıyor?Ve az önceki şeyler nasıl oldu? İçimden bir ses
herşeyin değişeceğini söylüyor...
