İçeriğe geç

Hiraeth

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Hiraeth

Bölüm 2

1. Bölüm

18 yıl önce...

"Cassandra sende söyledin onu peşimizden

getirirsek ölücek!

"

dedi mavi gözlü adam

karısına.

"Ama Carlos onu trk bırakırsakta

bizden nefret edicek!".

Adam karısına ve kucağındaki bebeğine

baktı " O emin ellerde olucak merak etme

Cassandra.".

Küçük bebeğine sarıldı ve fısıldadı

"Umarım bize kızmazsın yıldız ışığım.

İnan ki bunu zarar görme diye yapiyoruz.

Seni bulacağımız günü şimdiden iple

çekiyorum.".

Bebek sanki konuşulanları anlıyormuş gibi

adamın gözlerine bakıyordu. Bu kız özeldi

ve bu yüzdende tehlikenin içinde.

Babası ve annesi bunu anladıkları gibi

kızı en güvendikleri kişiye emanet etmeyi

tercih etmişlerdi.

Evin kapısının önüne geldiler. Adam

karısına baktı. Kadın ağlıyordu.

Çoğu cadının konuşurken korkup çekindiği

kadın içli içli ağlıyordu. Adam son kez

bebeğinin kokusunu içine çekip öptü.

Bebek olacaklardan habersizce

kıkırdıyordu.

Adam zili çaldı ve kapıyı en yakın dostları

Nathalie açtı.

Herkes suskundu sadece minik Meara'nın

kıkırdamaları ve Bayan Cassandra'nın

ağlayış sesleri vardı.

Adam geç kalacaklarını anlayarak kızı

Nathalie'ye verdi.

"O güvende olacak

merak etmeyin" dedi Nathalie.

Annesi son

kez fısıldadı minik kızına...

"Tekrar görüşeceğiz 𝙈𝙖𝙚𝙧𝙖" dedi.

Adam karısının kolundan tutup hızlıca

ordan ayrıldılar.

𝑮𝒖𝒏𝒖𝒎𝒖𝒛

Yine bir kabustan uyandım. Gariptir ki

2 aydır benzer kabusları görüyordum.

Yataktan kalktım ve Mia'ya akşam

kutlayacağım 18 yaş günüme geleceğinden

emin olmak için kısa bir mesaj attım.

Mutfaktan gelen seslerden Nathalie

teyzemin kahvaltı hazırlamaya çalıştığını

anladım.

Yanına gittim bana "Bakıyorum doğum

günü prensesimiz uyanmuş. Bana

kahvaltılıklar için yardım etmeye ne dersin

ma petite étoile"

"Elbette. Kahvaltidan sonra Darwin'e gideceğim uzun zamandır görüşemedik."

Darwin benim sevgilim ve aynı zamanda

çocukluk arkadaşımdı. Sevgili olalı

yaklaşık 5 yıl oluyor.

Kahvaltıdan sonra bol pantalonumu

ve mavi yıldızlı kazağımı giyip evden

Çıktm. Sonbahar olduğu için hava

yağmurluydu fakat şemsiye almamayı

seçmiştim.

Yağmurlu havalara resmen

aşığım kulaklığımuçı taktım ve All I Wanted

dinleyerek ilerledim. Hafif esen rüzgar,

yağmurun sesi ve kulaklığımdan gelen

şarkının mükemmelliğiyle eve vardım.

Anahtar çıkarıp kapıyı açtm. Daha önce

istediğim zaman gelebilmem için Darwin

bana anahtarlarından vermişti. İçeri

adımımı atmamla duraksadım. Yerde

kadın iç çamaşırları vardı. Hızlı adımlarla

seslerin geldiği yatak odasına ilerledim.

Kapıyı açmamla belkide hayatımın şokunu

yaşadm. Sevgilim ve en yakın arkadaşım

Mia aynı yatakta çıplak bir şekilde

öpüşüyorlardı. Tiksintiyle onlara baktım.

Mia beni farkettiği an geri çekilip üzerini

battaniyeyle gizlemeye çalıştı ve "Aman

Tanrım Meara!" dedi. Ağzımdan çıkabilen

tek cümle "Cehenneme kadar yolunuz var

adi pislikler!" oldu. Darwin pantalonunu

giyerken arkamı dönüp evin çıkışına

yoneldim.

Darwin'in arkamdan geldiğini

hissediyordum. Tam omzuma dokunup

"Açıklayabilirim-" diyeceği sırada elimde

bir güç topluluğu hissettim ve elimi ona

dönüp ileri uzattım. Hiç beklemediğim

birşey gerçekleşti.

Elimi Darwin'e sinirle uzattığım an sert

bir şekilde arkasındaki duvara yapıştı.

Fisıldadım "Lanet olsun bu nasıl oldu".

Mia bağırdı "Seni deli sürtük naptın ona!"

Titriyordum. Mia hemen Darwin'in yanına

koştu. Darwin başını kaldırd.

"Lanetlisin sen! Mia hemen polisi

ara!"dedi. Mia tam telefonu alacakken bi

güç telefonu ateşe verdi. Tam arkamdan

adım sesleri yükseldi.

Arkamı döndüm ve tahmini 185 boyunda,

koyu kızıl saçlara ve yeşil gözlere sahip,

siyah gömlek ve pantalon giyen yakışıklı

bir erkek figürü belirdi.

Ben yaşadıklarımın saçmalıği ve

garipliğiyle yere çöküp otururken oda

birkaç sözü söyledikten sonra Mia ve

Darwin bayıldı. Yanıma yaklaştı ve eğildi.

"İyi misin chica de ojos de mar?" diyip

yüzüme gelen saçlarımı kenara itti. Son

kisımda ne dediğini anlamasam da başımla

onayladım.

Ben yaşadıklarımın saçmalığı ve

garipliğiyle yere çöküp otururken oda

birkaç sözü söyledikten sonra Mia ve

Darwin bayıldı. Yanıma yaklaştı ve eğildi.

"iyi misin chica de ojos de mar?" diyip

yüzüme gelen saçlarımı kenara itti. Son

kisımda ne dediğini anlamasam da başımla

onayladım.

"Kimsin sen?" diye mırildandım.

"Ben Diago Martinez. Ha buarada merak

etme olanları hatırlamıyacaklar."

dedi. "Ama nasıl olur?"

"Merak etme dulce niña Nathalie Teyzenin

yanına gidince açıklıyacağım hatta

ordanda artik ait olduğun yere gideceğiz".

Elini uzattı " Hadi bakalım vakit geldide

geçiyor." diyip ayağa kalkmama yardım

etti.

Ait olduğum yer mi? Nathalie teyzemi nerden tanıyor?Ve az önceki şeyler nasıl oldu? İçimden bir ses

herşeyin değişeceğini söylüyor...

Bölüm sonu

4 yorum