Ben küçük bir su buharıyım, en yükseklerde
Merak ederdim hep, yeryüzü ne hâle geldi?
En son kuşlar cıvıldardı yemyeşil bahçelerde
Şimdi neler oldu, artık görmenin zamanı geldi.
~
Yağmur damlası oldum, inişe geçtim yavaş yavaş
Kan kokusu sarmış yeryüzünü, çiçek kokuları nerede?
Masum yavrucaklar bulamamışlar ne su ne aş
İnsanlar acıyla haykırıyor, rüzgârın sesi nerede?
~
Üç günlük bebekler yaşam savaşı veriyor
Yazık değil mi bu günahsız meleklere?
Şifa aranan hastanelere bombalar yağıyor
Haddini bildirecek yok mu bu canilere?
~
İnsanlar kendi türünü katlediyor, hayvanlara mı acıyacak?
Çöp kutusunda cam kırıkları var, mama kabında zehir
Sakın yemeyin köpekler kediler, canınız çok acıyacak.
Uyutulan köpekleri geri getirmek için yok mu hiç panzehir?
Sahipsiz sandınız ama dünya sahipsiz değil.
~
Caniler doğayı yok ediyor, dur diyecek yok mu?
Masumlar can çekişiyor, yaşam sona eriyor.
Çiçekler soluyor, tekrar yeşertmenin yolu yok mu?
Hayatımız buz oldu, umutlarımız eriyor.
Dünyamız katlediliyor, buna son verin artık!
~
Yağ yağmur, dindir şu pis katliam kokusunu.
Vur Güneş, kurut tüm canilerin ruhsuz bedenini.
Uçurt ey melek, özgürlüğü simgeleyen kuşunu.
Bombalar kaybolsun, kimse çözemesin nedenini.
Dünya umutla yeniden yeşersin, hatırlayıp yeminini