Okuyacağınız her kelime gerçek hayattan esinlenmişdir.
Sabahın erken saatleriydi Ayşe okula gitmek için hazırlanıyordu. Ayşe köyde yaşayan kürt ama laik bir zihniyetle büyütülmüş 17 yaşında genç bir kızdı. Asrımızın köleliği olan modernizimin kurbanlarından sadece biriydi.
Ayşe okula doğru yol aldı çok sessiz ve düşünceliydi.
Bir yaratıcı vardı ama yaratıcının isdediği yaşam bumuydu? Ölüm varmıydı? Ölüm varsa ondan sonra ne olucak?
Bu düşünceler çoğaldıkça çoğaldı ve bu düşüncelerle birlikte okula vardı Ayşe. Aklındaki düşüncelerden dolayı derslere girmeyi hiç istemiyordu. Ama hayelleri için, asker ola bilmek için derslerine iyi çalışması gerektiğinide biliyordu. Hemde sınavların başlamasınada az kalmıştı onun heyecanıda vardı üzerinde. İstemesede sınıfa geçti. Bu gün biraz erken gelmişti sınıfta çok az öğrenci vardı. Kendi sırasına oturdu ve istemsizce tekrar düşüncelere daldı...
Ayşe düşnceler denizinde derinlere dalmışken zaman çok hızlı geçmişti. Sınıf öğrencilerle dolmuş, en yakın arkadaşı Selinde gelmişti onun hemen ardından öğretmende sınıfa girmişti.
***
Selin dinlerle hiç ilgilenmeyen, yaratılış gayesini hiç sorgulamayan, kendi isteği gibi bir hayat süren 18 yaşında Ayşe gibi askerlik sevdası olan genç bir kızdı. Onun için hayat sadece yiyip içmekten, gezmekten, hunharca alış veriş yapmaktan ve istediği gibi giyinmekten ibaretti
Halbuki gerçek hayat böyle olamazdı, olmamalıydı Ayşe bunun farkındaydıve ondan gizlenmiş gerçeklerin peşindeydi.
***
Ayşenin çok dalğın olduğunu gören Selin onun yanına oturdu ve:
- Ayşe Ayşe!!!
- Hı noldu?
- Noldu neden bu kadar dalgınsın? Bir şey mi oldu?
- Bir şeyim yok öyle dalmışım sadece. Yorgunum bu gün
Selin Ayşe'nin bu durumuna anlam veremiyordu. Onu hiç bu şekilde görmemişti
Ders bitti okuldan çıktılar. Ayşe yorgundu, hem bedenen hemde ruhen. İçinde bi sıkıntı vardı. Anlam veremediği bir sıkıntıydı. Bu düşünceyi bir ses bozdu
- Ayşe Ayşe!!
Selin Ayşe'nin durması için arkasından bağırıyordu
- Ayşe nedir kızım bu halin? Neden bu şekilde davranıyorsun? Seni ilk kez böyle görüyorum.
- Selin sen hiç yaratılış gayemizi düşündünmü?
Selin anlam veremiyordu
- Nedemek isdiyorsun Ayşe?
- Selin günlerdir, haftalardır bunu düşünüyorum Neden yaratıldık?
Ayşe'nin kelimeleri selini de düşündürmüşdü




