İçeriğe geç

Hiçlik

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Hiçlik

Bölüm 1

20 Mart

Wattpad'de de eş zamanlı yayınladığım kitabım Hiçlik'e hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.😍

İlk kurgum olan bu kitaba sizlerin de desteği ve ilgisiyle gelişmiş bir anlatım diliyle (opsiyonel) düzenli bölüm atmaya ve merak duygunuzu körüklemeye devam edeceğimm.🤠

Umarım ilginizi çekebiliriz.🎀

İyi okumalar dilerim.

🃏

20 Mart 2023

Uyanmak bugün oldukça zor gelmişti bana. Yatağımdan doğrulup, alarmı kapatmak bir işkence gibiyken ağzımda varlığını sürdüren diş macunu tadı yüzümü buruşturmama neden olmuştu.

Tanışamadık değil mi? Tanışalım o halde. Bendeniz Lara. Lara Ağaoğlu.

9 Mayıs 2000 tarihinde İtalya/Sicilya'da bu dünyaya selam verdim. Liverpool üniversitesinde işletme okudum ve şimdi ise kuzenim Deniz ile birlikte babam ve amcamın bize devretmiş olduğu inşaat şirketimiz olan 'Ağaoğlu Holding'in CEO'luğunu yapıyorum.

Bugün ise CEO'luğunu yaptığım bu şirketin yeni bir çalışma gününe hazırlanmam gerekiyordu.

Saatler 09:30'u gösteriyorken bedenim tamamıyla benden bağımsız, odamın içerisinde ki banyoya ilerlemiş ve yüzümü yıkamam için emir vermişti.

Soğuk bir su yığınıyla kendime geldiğimde aynaya bakma ihtiyacı duydum. Yeşil gözlerimin içi kızarmış, damarlar kendini fazlasıyla belli etme ihtiyacı duymuştu. Gözümün altında ki mor halkalar ise yorgunluğumu bağırırcasına kendini ele veriyordu.

Dün uyumadan önce duş aldığım için bugün duş alma ihtiyacı hissetmiyordum. Koyu kumrala boyanmış saçlarımı büyük bir özenle tararken fazlasıyla sıkıldığımı hissedip evimin 'Hey Google' özelliğine başvurmaya karar verdim.

''Hey Alexa can you play West Coast from Lana Del Rey?'' diyerek Alexa'nın kulaklarımı şenlendirmesine izin vermiştim. Bu esnada taramayı bitirdiğim saçlarımı günlük kullanmam gereken saç yağlarıyla buluşturuyordum.

İşim bittiğinde ise dişlerimi fırçalamak için pembe diş fırçam ve diş macunumu aldım. Pembe diş fırçam kırmızı çizgim.

Dişlerimi fırçalarken Lana ablamızın muhteşem şarkılarına eşlik ediyor ve kendimi iyice içine kaptırıyordum. Diş fırçalama seremonim bittiğinde ise şarkıyı söylemeye devam ederek banyodan çıktım ve odamın içerisinde ki giyinme odama doğru mistik bale hareketlerimi yaparak ilerlemeye devam ettim.

Bugün içimden fazla özenmek gelmese de Lara Ağaoğlu çizgimi aşmamak için basic fakat şık bir kombin yapma amacıyla giyinme odamın sonunda ki cam dolabı açarak elbiselere minik bir göz gezdirdim.

Siyah ve kahverenginin beni alt etmesine izin vererek ayakkabı dolabından da ihtiyacım olan parçayı alarak üzerimi değiştirmeye başladım.

Türkiye ortalamasına göre uzun bir kadın olduğumu söyleyebilirim. 1,69 gayet ideal bir boy bence. Fiziğim ise düzenli olarak spor yapmamdan ve küçüklüğümden beri baleye gitmemden kaynaklı olacak ki oldukça iyiydi.

Takılarımı takıp, saçlarımı ellerimle hafifçe taradığımda kendimi oldukça hazır hissediyordum.

Şimdi ise giyinme odamın diğer ucuna ilerleyip göz altlarımı kapatmama izin verecek o makyajı yapmam ve biraz canlanmaya ihtiyacım vardı. Yeri geldiğinde doğallık yeri geldiğinde makyaj kadınıyımdır.

Ve şuan ise kesinlikle biraz kapatıcı ve Lara Ağaoğlu imzası olan o kırmızı ruja ihtiyacım vardı.

Hızlıca masaya oturup, yüzümü nemlendirdiğimde kapatıcı ve fondöten uygulamam gereken yerleri kafamda oturtmaya çalışıyordum ki sadece göz altlarıma kapatıcı uygulayıp yüzüme hafif bir kontör çektiğimde yüzüm dağıtılmaya hazır makyaj bazlarıyla orantılı duruyordu.

Süngerle hızlıca dağıtıp YSL kırmızı rujumu aldığımda gözlerime uğramış sevinç parıltıları bana hoş geldin diyordu.

Rujumu dudağıma uyguladıktan sonra çantama attım ve çalmakta olan ''Love me again''e eşlik ederek şarjda olan telefonumu, AirPodslar'ımı, cüzdanımı ve naneli sakızımı da komodinin üzerinden alarak aşağı kata adımlamaya başladım.

Evim iki katlı oldukça fazla pencereye sahip olan, İstanbul'un en güzel semti olan Florya'da bulunan müstakil villa tarzı bir evdi.

Bana kalsa 1+1 küçük bir evde yaşamayı tercih ederdim fakat babam Ateş Ağaoğlu buna kesinlikle izin vermemiş, 'Ben kızımı abuk-subuk yerlerde oturtmam' diyerek bu eve geçmemi tembihlemişti.

Evim denizi tam anlamıyla gördüğünden fazlasıyla hayran olmamı sağlamış beni de ikna edip kendine çekmeyi başarmıştı.

Evimden çıkarken ev anahtarlarını ve arabamın anahtarını vestiyerin yanında ki vazo masadan alarak hızlıca kendimi evden dışarı attım. Geç kalmış hissetmiyordum ve Melina'nın anlattığı kadarıyla da bugün toplantım veya geç kalabileceğim bir görüşmem yoktu.

Melina benim hem liseden çok yakın arkadaşım hem de şuan asistanımdı. Kendisi benim için bir kız kardeş, bir arkadaş ve en iyi iş ortağıydı.

Evin önünden hızlıca çıkıp beyin fırtınası yaparken beni görüp ayaklanan güvenlik çalışanlarını görünce yüzüme büyük gülümsememi takıp adımlamaya başladım.

Benim bahçemde genelde 3-4 insan olurdu. Cemil abi, Mert, Haluk abi ve bazen Efe. Herhangi bir eksikleri var mı diye de kontrol etmek için hem abim gibi olan hem de ailemizin güvenliğinden sorumlu koordinatör Ata gelirdi.

Cemil abi ve Haluk abiyle ayak üstü konuşup günaydınlaştıktan sonra ilk göz ağrım, bebeğim ve neredeyse babamı karşıma almama neden olan o mükemmel parçanın yanına geçtim.

Siyah Range Rover.

Babacığım kendi maaşımla almak yerine bana iş hediyesi olarak vermek istemişti bu arabayı fakat ben her zaman babamın iteklemeleriyle bir yere gelmemek istediğimi fark edince bunu oldukça nazik bir şekilde reddettim. Fakat babacığım Ateş Ağaoğlu sanki arabanın anahtarını nehire atmışımda kabul etmemişim gibi bir tavır sergileyip 'Ben bugüne kadar kimin için çalışıyorum Lara, saçmalıyorsun' diyerek 2 aya yakın bana trip atmıştı.

Yaptığım şey size şımarıklık olarak geliyor olabilir fakat artık bir yerden itibaren kendi emeklerimin karşılığını almak bana daha kıymetli geliyordu.

Biricik bebeğime bindikten sonra 'İce spice- Deli' açarak otomatik kapının önüne sürdüm ve Mert'e korna çalarak penceremi açtım.

''Ştt güzelim bu gece boş musun'' dediğimde gülerek kafasını olumsuz anlamda salladı ve 'Salak kız' bakışlarını göndererek otomatik kapıyı açtı.

Mert, babamın arkadaşı Asil amcanın oğluydu. 19 yaşında ve üniversite okumadan babasının işlerinin başına geçme merakına sahip olduğu için Asil amca sinirlenip babamın güvenli kollarına bırakmıştı onu.

Babam bazen sırf bıksın, bu sevdadan vazgeçsin diye Mert'i gereksiz işler için bile yoruyordu. Ben ise artık buna dayanamamış Mert'i yanıma almıştım.

''Hayırlı işler gülüm.'' diyip göz kırptığımda bana gülümsedi ve ''Hayırlı işler ablacığım.'' diyerek el salladı.

Camı kapatıp yola çıktığımda herkese hitap etmeyen fakat benim hastası olduğum drill culture playlistimi dinleyerek şirkete ilerlemeye başlamıştım.

🃏

Trafik ışıklarının yaklaşık 30 metre ötesinde uzamış olan kuyruğu görünce sıkıntılı bir nefes vererek ön iki pencereyi açtım ve kırmızı ışığın eşlik ettiği kuyruğa gelene kadar adeta can çekiştim.

İstanbul trafiği ayrı dert, sürmeyi bilmeyen insanlar ayrı dertti.

Sonunda adam gibi durabildiğimde yanımda bebeğimin beyaz hali olan Range Rover'ı izlemeye başladım.

Sürücüsü olan adamın esmer bir tene sahip olmasıyla beraber, elinde sigara tuttuğu ve camdan çıkardığı eli oldukça büyüktü. Sigarayı sabit tutmasına yarayan işaret ve orta parmaklarından itibaren tüm kolunda dövmeler olduğunu sıyırdığı beyaz gömleğin kollarından anlayabiliyordum.

Bu esnada telefonla ilgileniyor olduğu çatmış olduğu kaşlarından belli oluyordu.

Kirli sakal ve değişik bir saç kesimine sahip olan bu adam muhtemelen benimle yaşıt yada benden 2-3 yaş büyüktü. Şimdi Allah var epey de yakışıklıydı.

Güneş gözlüğü taktığı için yüzünü tam anlamıyla göremiyordum fakat belliydi hani.

Adamı o kadar süzmemiş gibi 'Aman banane' diyerek önüme döndüğümde Pop Smoke- Dior çalmaya başlamıştı. Eşlik etmeye başlayıp ilerlediğim sırada ise yeşil ışığın yanmasıyla erimeye başlayan uzun kuyruğa kapılıp ilerleyişimi sürdürmeye devam ettim.

🃏

Ay umarım bölümü beğenmişsinizdirr🎀

Çok uzun olduğunu düşündüğüm için bölümü yarıda kestim umarım çok saçma bir yerde kesmemişimdir ÜĞDŞWQ

Kendinize çok iyi bakın bir sonra ki bölümde görüşmek üzere. Hoşça kalınnn

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.